GeriKitap Sanat Bir çocuk heyecanla anlatıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir çocuk heyecanla anlatıyor

Bir çocuk heyecanla anlatıyor

Çağdaş edebiyatımızın kendine özgü seslerinden Ahmet Büke’nin çocuklar ve gençler için kaleme aldığı ‘Kırlangıç Zamanı’, anlatıcısı çocuklar olan 10 kısa öyküden oluşuyor. Öykülerin gücü de burada ortaya çıkıyor; kısa ama duygu yüklü, tabiri caizse kocaman kalpli öyküler.

Çağdaş edebiyatımızın kendine özgü seslerinden Ahmet Büke’nin çocuklar ve gençler için kaleme aldığı ‘Kırlangıç Zamanı’, anlatıcısı çocuklar olan 10 kısa öyküden oluşuyor. Öykülerin gücü de burada ortaya çıkıyor; kısa ama duygu yüklü, tabiri caizse kocaman kalpli öyküler.
Çocukların kimi madenden kimi savaştan dönecek babasını bekliyor umutla, kiminin başı arkadaşının köpeğiyle dertte, kimininki çarşının delisiyle. Kâh ağız dolusu güldüren kâh hüzünlendiren öykülerin hepsinde, karşımızda bir çocuk coşkun bir heyecanla başından geçenleri anlatıyor da dinliyormuşuz gibi bir his uyanıyor içimizde.
Neşesi, sevinci, hüznü ama illaki umuduyla birbirinden farklı yaşamları tüm sahiciliğiyle gösteren Büke, daha çok hayata karışan, güçlükleri göğüslemek zorunda kalan mücadeleci çocuklara yer veriyor. ‘İki Mektup’ta ailesiyle birlikte mevsimlik işçi olarak yollara düşen Sidem’in öğretmenine yazdığı mektubun satır aralarında geziniyor, ‘Zeytin Çiçeklerine İnanın’ ile mülteci bir çocuğun martıların kanadında aradığı umuda tanıklık ediyoruz.
‘Kırlangıçlar Durmadan Uçuyor’da madenci babasını bekleyen Mine’yle kuşluk vakti şeftali ağacına tırmanırken, ‘Bir Gün Kimse Kuyuda Kalmayacak’la çöp toplayan iki arkadaşın, el arabalarının gölgesinde oynadıkları oyuna dalarak her şeye rağmen çocuk olduklarının ayırdına varıyor, dayanışmalarına ortak oluyoruz: “Çöp toplamak zordur, ama kâğıt, hurda toplamak daha da zordur. Çünkü kâğıt kilo tutmaz kolay kolay. Durmadan toplamak gerekir. Üstelik yağmurda çamurda hemen heba olur. Sabır ister. Bir de iyi arkadaş.” Her satırında çocuksu bir dil ustalığının ve masumiyetinin hâkim olduğu öykülerde mizah da kendini aratmıyor. Şerif Alilerin köpeğinden korkan Raşit’in omzunda hamur tahtasıyla dörtnala bir koşuşu, bir serzenişi var ki öykünün ismini söylemek yeter de artar bile anlatmaya; ‘Döverim Aslında Şerif Ali’yi’.
Komşuluk ilişkilerinden dede-torun atışmalarına, çarşı esnafının günlük yaşamından karı-koca restleşmelerine yaşamın en doğal hallerine dokunan, atmosferiyle sarıp sarmalayan öykülerden geriye çocukların gözünden, kalbinden süzülmüş insan hikâyeleri, hayattan çarpıcı anlar ve en çok da duygular kalıyor.
“Çıkıp kızlardan bozukluk topladım. Yarım köfte ekmek söyledim. Yeni çıraklara bölüştürdüm. Aç çırak mal taşıyamaz. Kızlar yine şarkı söylemeye başladı. Dünya yıkılsa onlar susmaz zaten...”
Sait Faik Hikâye Armağanı ve Oğuz Atay Öykü Ödülü de dahil pek çok ödüle değer görülen Ahmet Büke’ye çizimleriyle Mert Tugen eşlik ediyor.

Bir çocuk heyecanla anlatıyor
KIRLANGIÇ ZAMANI
Ahmet Büke
Resimleyen: Mert Tugen
Can Çocuk, 2019
68 sayfa, 12 TL.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle