GeriKitap Sanat Benim kitapçılarım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Benim kitapçılarım

Benim kitapçılarım
Çağaloğlu, 1960'lar...

Eski tarz yayınevi sahipleri kitap satılan yerlerde otururlardı. İçeri girdiğinizde onlarla karşılaşırdınız...

Öğrencilik yıllarımda ve gençliğimde yerli kitapları Bâbıâli’den, yabancı dildeki kitapları da Beyoğlu’ndan alırdım.
Okuldan çıkar, Sahaflar Çarşısı’ndan Kapalıçarşı’ya girer, oradan Nuruosmaniye’ye gelir, yokuş aşağı kitaplara baka baka Sirkeci’ye inerdim.
Nuruosmaniye Caddesi üzerinde Hüsamettin Bozok’un sahibi olduğu Yedipe Yayınları’na da uğrardık. Hem dergi hem kitap yayımlardı. İran Konsolosluğu’nun yanından aşağıya inen yokuşa girerdim. Sağ tarafta Maarif Kütüphanesi ilk dükkândı. Ünlü Saatli Maarif Takvimi’ni ve bazı antolojileri yayımlayan bir yayıneviydi. O sırada Varlık Yayınları’nın yönetim yeri ve satış bölümü vardı. İlk katta Yaşar Nabi Nayır otururdu. Sonraları Varlık Yıllığı’na deneme-eleştiri bölümünü yazmaya başladım.
Yokuştan aşağıya inip caddeye çıktığınızda Remzi Kitabevi’nin vitrinleri karşılardı sizi. Eski tarz yayınevi sahiplerinden söz etmeliyim. O zaman yayınevi sahipleri kitap satılan yerlerde otururlardı. İçeri girdiğinizde onlarla karşılaşırdınız.
Remzi Kitabevi’nin sahibi Remzi Bengi dükkânda bir tabure üstünde otururdu. Bitişiğindeki İnkılâp Kitabevi’ne de girdiğinizde sahibi Garbis Fikri’yi karşınızda bulurdunuz.
Aynı sırada Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınlarının satıldığı yer vardı, orada ayrıca Türk müziği notaları da bulunurdu.
Birçok kuşağın okuduğu, Faik Sabri Duran’ın hazırladığı ‘Atlas’ları Kanaat Yayınevi’nden alırdık. Sanırım o dönem işlerin başında İlyas Bayar bulunurdu. Yanında da İkbal Kitabevi’ni görürdünüz.
Caddenin karşı tarafına geçtiğimde, Vilâyet Han’da Memet Fuat’ın yönettiği Yeni Dergi ve ‘de yayınevi’nin yönetim yeri vardı.
Sağ tarafta Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yayınevi Hilmi Kitabevi’ne uğrardım.
Daha sonra Karaköy’e geçer, oradan Tünel’e çıkardım. Orada uğradığım iki kitapçı vardı:
Hachette ve Frenç Amerikan. Fransızca kitapları Hachette’te İgilizceleri de Frenç Amerikan’da bulurduk. Biraz ötede Necdet Sander’in, bir hanın girişinde, önemli yabancı dil kitaplarının satıldığı mekânına uğrardım. Sonradan Necdet Sander Galatasaray’da, daha sonra da Şişli’de kitapçı mağazalarını büyüttü, yayıncılık da yaptı. Şimdi yayıncılık dev bir sektör oldu, profesyonel yöneticiler, editörler devreye girdi, sahipler de köşelerine çekildi.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle