GeriKitap Sanat Ayna ayna, söyle bu küçük kıza...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ayna ayna, söyle bu küçük kıza...

Ayna ayna, söyle bu küçük kıza...

‘Malena’nın Aynası’ bir çocuğun kendiyle barışmasının hikâyesi. Elena Ferrandiz’in hikâyesi pek çok çocuğun yaşadığı özgüven sorununu sağaltmaya aday bir kitap...

Çocuklar, gerek düşünce yapılarıyla gerekse hayal güçleriyle anne-babalarına her gün özel varlıklar olduklarını kanıtlar. Bu özel varlıklarla baş edebilmek ise tıpkı kendileri gibi özel beceriler gerektirir. Onlara bazı şeyleri anlatmak, tabiri caizse deveye hendek atlatmaktan daha zordur. Ama an gelir ki hiç anlamadığınız bir yaklaşımınızdan, sözünüzden ötürü binbir dil dökerek anlatamadığınız meseleyi çocuğunuz kavrayıvermiş. Konu bu noktada çocuğun anlayacağı, hayal gücünün kavrayabileceği -bir anlamda- temas noktasını bulabilmek. Fakat çocuğunuzla kuracağınız ilişkide bu temas noktasını bulana kadar bazen iş işten geçebiliyor ve çocuk, büyüme çağında hayata dair çözemediği soru(n)ların içinde kendini buluveriyor.
Çocuğun sorularıyla başa çıkamadığı noktalarda psikologlar devreye giriyor... Psikologların, çocukların kendi sorularıyla yüzleşebilmesini, bunları çözebilmesini sağlamak için farklı teknikleri var. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi ise ‘edebiyat’. Psikologlar, çocuğa tanıdık bir metotla yaklaşarak hem onun algı dünyasına tanıdık imajlarla yaklaşabilmeyi hem de bildiği bir dünyanın farklı yönlerini açabilmeyi hedefliyor. Tam da bu nedenle çocuğun baş etmeye çalıştığı sorun ya da sorunlara dair yazılan, onun yaralarına dokunan hikâyelerle meseleyi çözme yoluna gidiliyor. Sağaltma sürecinin merkezine oturan bu yönteme, bu hikâyelere terapötik hikâyeler deniyor. Özellikle son dönemlerde de yayınevleri bu türden terapötik hikâyeleri çocuk okurlarına sunarak onların etrafındaki, içindeki sorunlarla baş edebilmesinde yardımcı oluyor. Boşanmış bir ailenin çocuğu olabiliyor bu hikâyelerin kahramanları örnekse... Ya da kayıp yaşamış bir başka çocuk... Sınavlardan bunalmış bir çocuk da olabilir bu...

Ayna ayna, söyle bu küçük kıza...


Önemli olan, çocuğun kendi sorunuyla hikâyenin kahramanı arasında bağdaşım kurarak sağaltım sürecine hayal gücü kanalıyla etki edebilmek ki söz konusu hayal gücü ise bu noktada edebiyattan daha etkili bir başka silah bulmak mümkün değil. Terapötik hikâyeler de bu bilinç ve refleksle yazılıyor zaten.
Geçen günlerde kitapçı raflarında kendine yer açan ‘Malena’nın Aynası’ da yukarıdaki cümlelerde anlatılan türden bir terapötik hikâye. Gerek çizimleri gerek bir çocuğun kavrayabileceği türden kısa, vurucu cümleleriyle okurunun ya da okunan bu hikâyelere kulak verenlerin dünyasına sızabilecek nitelikte. Bir çocuğun kendiyle barışmasının hikâyesi ‘Malena’nın Aynası’. Pek çok çocukluğun yarasıdır kendini beğenmeme, özgüven sorunu ve benliğiyle barışık olmama... Bu sorunlar ileriye yönelik sıkıntılar yaratabileceği gibi çocukların gününü de mahveder; aynı şekilde ebeveynlerin de. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Elena Ferrandiz imzalı ‘Malena’nın Aynası’ da bu sorunu sağaltmaya yönelik yazılmış bir kitap. Aynalarla barışık olmayan bir küçük kızın kendi iç dünyasına doğru yolculuğa çıkıp içindeki güzellikleri keşfederek özgüvenini bulması anlatılıyor. Evet, hikâye çok tanıdık geliyor çünkü pek çok evin içinden çıkmış bir hikâye bu. Kapsayıcılığıyla dikkat çekiyor ve doğru düşünme yöntemleri sunarak küçük okurun ya da dinleyenin kendi hikâyesini kendisine anlatıyor. Sonuçta ne mi oluyor? Malena’nın yolculuğu, tüm çocukların yolculuğu haline geliyor.

Ayna ayna, söyle bu küçük kıza...

MALENA’NIN AYNASI
Elena Ferrandiz
Çeviren: Saliha Nilüfer
Yapı Kredi Yayınları, 2017
40 sayfa, 19 TL.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle