GeriKitap Sanat Artık bütün denizlerin sesi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Artık bütün denizlerin sesi

Artık bütün denizlerin sesi
28 yaşındaki Özbek şef Aziz Shokhakimov.

25’inci yılını kutlayan Tekfen Filarmoni Orkestrası, son beş yılda çarpıcı bir dönüşüm geçirdi. ‘3 Denizin Sesi’ olarak anılan orkestra, bir bölge orkestrası olmaktan çıkıp bir ‘dünya orkestrası’ kimliğine büründü, şefliğe parlak kariyere sahip 28 yaşındaki Özbek şef Aziz Shokhakimov getirildi. Kadrosunu da yenileyen Tekfen Filarmoni, yarın minik seyircilere özel bir konser verecek.

“Türkiye’de özel sektörün son 20 yılda kültür-sanat dünyamıza yaptığı yatırımlar içinde en istikrarlılarından biri de Tekfen Holding patronu Nihat Gökyiğit’in 1992 yılında kurduğu Tekfen Filarmoni Orkestrası’dır. 20’nci kuruluş yıldönümünü kutlayan topluluk başlangıçta bir oda orkestrası olarak kurulmuştu. Karadeniz Ekonomik İşbirliği örgütünü hatırlayanınız var mı? İşte bu örgüt sayesinde kültür-sanat dünyamız Tekfen Filarmoni gibi özgün nitelikte bir orkestra kazandı. Topluluk 20 yılda gelişerek oda orkestrasından filarmoni orkestrasına dönüştü. Karadeniz ve Hazar Denizi’ne Akdeniz de eklenince baştaki ‘2 Denizin Sesi’ sloganı oldu ‘3 Denizin Sesi’.”
Tekfen Filarmoni’yi 2012 yılında Radikal’de yayımlanan, orkestranın 20’nci yıldönümünden hareketle yazdığım yazıda işte bu satırlarla anlatmıştım. Orkestranın 25’inci kuruluş yıldönümü şerefine geçen 25 Ekim’de verdiği konserin hemen ardından yazdığım bu yazıda ise ülkemizdeki orkestracılığa son yıllarda önemli bir katkı sağlayan Tekfen Filarmoni’nin son beş yılda geçirdiği çarpıcı dönüşümden bahsetmek istiyorum.

Her şeyden önce geçen beş yıl içinde, takımın kurucu kaptanı yerini kendisinden yaşça çok daha küçük olan günümüzün parlak bir şefine devretti. Saim Akçıl’ın bagetini devralan isim, 28 yaşındaki Özbek şef Aziz Shokhakimov. Bir önemli dönüşüm de var ki o da, orkestranın ruhunda ve felsefesinde meydana geldi kanımca. Tekfen Filarmoni Orkestrası bu geçen beş yıl içinde ‘3 Denizin Sesi’ olmaktan, yani başka deyişle, bir bölge orkestrası olmaktan çıkıp, bir ‘dünya orkestrası’ kimliğine bürünmeye başladı. Geçen yaz açılan sınavla orkestranın kadrolarının üçte biri yenilendi. Gerçi Tekfen Filarmoni müzisyenleri hâlâ Karadeniz, Akdeniz ve Hazar Denizi’ne kıyısı olan ülkelerden geliyor ama yeni gelenler gençlikleri, dinamizmleri ve yetenekleriyle orkestrayı hem gençleştirdi hem de daha virtüoz bir topluluk haline getirdi (Topluluğun çalgısında son derece usta sanatçılarından biri olan flütist Aslıhan And’ın orkestranın 25’inci yıl yemeğinde piyanist Ayça Aytuğ eşliğinde verdiği mini resitalde sergilediği üstün performans Tekfen’in günümüzde ulaştığı düzeyin timsali gibiydi). Aziz Shokhakimov gibi, ünlü Mahler Şeflik Yarışması’nda ikinci olmuş, Salzburg Festivali’nce ödüllendirilmiş gencecik bir yeteneğin orkestranın başına getirilmesi ise gayet cesur bir adımdı ama öyle anlaşılıyor ki, isabetli de bir karardı.
Tekfen Holding Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü’nü 15 yıldır sürdüren Dori Kiss Kalafat (d.1968), bu dönüşüm hareketinin başındaki kişidir. Macar asıllı, Budapeşte doğumlu Dori Hanım yıllardır yaşadığı Türkiye’de artık bizden biri olup çıkmıştır. Orkestracılığa zaman içinde ısınan Dori Hanım, Tekfen Filarmoni’nin Saim Akçıl döneminden Aziz Shokhakimov dönemine geçiş sürecini de bizzat yönetmiş kişidir. ‘Dünya orkestrası’ olma hevesi ve iddiasına sahip Tekfen Filarmoni, bu yöndeki amacına ulaşmak için repertuvarını da dönüştürmeliydi.

Nitekim öyle de oldu ve orkestra yönetimi, toplulukla özdeşleşen Orta Asya ve Anadolu merkezli ‘otantik’ repertuvardan son 1-2 yılda gitgide uzaklaşıp daha Avrupa merkezli bir konser repertuvarını benimsedi. Çok doğru bir hamleydi, aksi halde korkarım orkestranın kapısına kilit vurulacağı günler uzak sayılmayacaktı; zira bir senfoni orkestrasının döne dolaşa aynı repertuvarı çalması, benzer çalgıları solist olarak çıkarması, bir süre sonra dinleyici kitlesinde bıkkınlığa yol açar. Tekfen Filarmoni’nin önündeki en büyük tehlike de buydu.
Tekfen’in son yıllarda yaptığı güzel işlerden biri de, artık her sezon Tekfen Filar-mini adıyla özel bir konser düzenlemesi. Çocukların hatırına ismini her sezon bu konsere mahsus olarak değiştiren Tekfen Filarmoniyarın Zorlu PSM sahnesinde minik dinleyicileri ve ebeveynleriyle bir kez daha buluşmaya hazırlanıyor. Özen Yula’nın yönetmenliği, sevilen dizi oyuncusu Hasibe Eren’in anlatıcılığı ve Banu Demir’in koreografisiyle hazırlanan Tekfen Filar-mini konseri, çocukları yine sihirli bir orkestra müziği yolculuğuna çıkaracak. Konserde Rossini, Debussy, Mozart, Wagner, Liszt ve Çaykovski gibi büyük bestecilerin iyi bilinen eserleri anlatım, dans ve ışık oyunları eşliğinde dinlenip izlenecek. Beşiktaş Belediyesi Çocuk Korosu da Tekfen Filar-mini’nin davetlisi olarak konserde sürpriz parçalar söyleyecek.
Tekfen Filar-mini’nin sadece çocuğunuza hitap edecek bir orkestra konseri olacağını düşünmeyin, siz de salonu dolduran o ufaklıklarla birlikte keyif aldığınızı ve eğlendiğinizi hissedeceksiniz. Çocuklarıyla birlikte bir önceki Tekfen Filar-mini konserine gitmiş bir baba sıfatıyla yapıyorum bu yorumu. Benden söylemesi!
Tekfen Filar-mini konseri yarın saat 16.00’da Zorlu PSM’de.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle