GeriKitap Sanat Abdülcanbaz’ın Osmanlı tokadı!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Abdülcanbaz’ın Osmanlı tokadı!

Abdülcanbaz’ın Osmanlı tokadı!

Osmanlı tokadı denince benim aklıma Turhan Selçuk’un ‘Abdülcanbaz’ı gelir. Abdülcanbaz meşhur etmişti Osmanlı tokadını. Turhan Selçuk iyi bir dostumdu. Ortak yanımız, ikimizin de yön duygusundan yoksun olmamızdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir konuşmasında ‘Osmanlı tokadı’ deyimini kullanınca, pek çok insan bunun ne olduğunu, nereden geldiğini merak etti.
Tabii benim aklıma hemen Turhan Selçuk’un ‘Abdülcanbaz’ı geldi. Bu konuda bilgi almak isteyenler, internetten yararlanabilirler.
Şunu belirtmek gerekir ki, ‘Osmanlı tokadı’ bence anlayana sert ama zarafeti aşmayan bir uyarıdır. Zaten silah kullanmayan tokat atar. Ama nerden geldiğini de karşıdaki bilmez, genellikle bu onu kendine getirir.
Turhan Selçuk’un çizgi karakteri Abdülcanbaz meşhur etmişti Osmanlı tokadını. Turhan Selçuk iyi bir dostumdu. Ortak bir yanımız, ikimizin de yön duygusundan yoksun olmamızdı. Ansiklopedi furyası döneminde Hürriyet olarak Britannica ansiklopedisi verme kararı almıştık. Sevgili dostum Nazar Büyüm’le ansiklopedi için defalarca buluştuk. Telif hakları ondaydı çünkü. Hürriyet adına bu işi ben yürütüyordum.
Bürosuna her gidişimde uzun görüşmelerimiz sırasında tuvaletin yerini sorduğumu fark etmiş. Bir gün zarf içinde bir kitap geldi. Nazar Büyüm göndermiş. Ünlü Macar matematikçi Paul Erdös’ün yaşamı. Kitabın adı da ‘The Man Who Loved Only Numbers’ (Bu kitap sonradan Sistem Yayıncılık tarafından ‘Yalnızca Sayıları Seven Adam’ adıyla yayımlandı)...
Kitapla kendim arasında bir bağ kuramadım önce. Biraz okuyunca anladım ki, büyük matematikçi problemleri çözüyor ama her seferinde kapının yönünü şaşırıyor. Bu tatlı göndermeyi okuduktan sonra onu aradım. “Sen de edebiyatın Erdös’üsün” gibi bir tevilde bulundu.
Çok fazla araba kullanmadım, çünkü bir türlü yönümü bulamazdım. İki kez Turhan Selçuk’un kullandığı arabaya bindim. Yeşilköy’deki Çınar Oteli’nde bir karikatür yarışmasının ödül törenine gidiyorduk. Sayısını hatırlayamadığım kadar Florya turu yaptık ama otele bir türlü varamadık. Sonunda aynı köprüden üç kez geçtiğimizi ama yanlış yere döndüğümüzü fark ettik. İkinci kez gene aynı hatayı yaptık. Köprüyü sevmiştik!
Ben hiçbir zaman yalnız başıma otomobil kullanmadım. Bir kere niyetlendim, Göztepe Sosyal Sigortalar Hastanesi Başhekimi arkadaşım Dr. Ali Hacıpaşaoğlu’nu ziyaret edecektim. Neredeyse 30 yıl önceydi. Cağaloğlu’ndan saat 13.00’te çıktım ancak akşam 18.00’de varabildim. Trafik tıkanıklığından değil uzaktan gördüğüm hastaneye bir türlü ulaşmayı başaramadığımdan...
Yazımızın amacını yineleyelim: Turhan Selçuk’un Abdülcanbaz albümlerini bulup okuyabilirsiniz. Böylece benim Osmanlı tokadımdan kurtulabilirsiniz!..


Yorumları Göster
Yorumları Gizle