GeriKitap Sanat A takımı sahnede
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

A takımı sahnede

A takımı sahnede

Son yıllarda yurtdışındaki başarılarıyla gurur kaynağımız olan genç müzikçilerden piyanist Can Çakmur, kemancı Hande Küden, çellist Dorukhan Doruk 20 Mart’ta Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’daki oda müziği akşamında bir araya gelecek. Viyolacı Öykü Koçoğlu ve Alman Senfoni Orkestrası’nın kemancılarından Elena Rindler’le piyanolu beşlileri seslendirecekler.

Hande Küden... Geçen ay Berlin Filarmoni Orkestrası’nın birinci keman grubu kadrosuna kabul edilen genç kemancımız. Öncesinde Alman Senfoni Orkestrası’nın başkemancıları arasındaydı. Bir yandan da Hanns Eisler Müzik Okulu’nda Tabea Zimmermann ile çalışmalarını sürdürüyor. Müzik serüveni Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda başlamıştı. 2014’te Berlin Filarmoni’nin Herbert von Karajan Akademisi’ne kabul edildiğinde “Hayalim bir gün bu orkestraya başkemancı olmak” demişti. Şimdi hayaline bir adım daha yakın...
Can Çakmur... Geçen yıl Japonya’daki Hamamatsu Piyano Yarışması’ndan birincilikle döndü. 2015’te konservatuvar öğrencisi ya da mezunu olmadığı halde İstanbul Müzik Festivali’nin açılış konserinin solistiydi. Bu vesileyle konuştuğumuzda “Eğitimime Weimar Müzik Yüksekokulu’nda devam etmeyi arzu ediyorum” demişti. Okula kabul edilmekle kalmadı, önemli yarışmalarda sesini duyurmaya başladı.
Dorukhan Doruk... MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’ndan sonra çello eğitimini Almanya ve Norveç’te sürdürdü. Son birkaç yılda Almanya, Belçika, İtalya, Avusturya’daki yarışmalarda beş birincilik ödülü kazandı. Berlin’de doktora öğrencisi.
Bu başarılı gençleri bir araya getiren ise Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın viyola grup şefliğini üç yıl öncesine kadar sürdüren Öykü Koçoğlu. “Fikir Hande Küden’e aitti. Almanya’dan yaptığımız telefon görüşmeleri sırasında ortaya çıktı” diyor Koçoğlu.

İYİMSERLİK ENERJİ VERİYOR
Küden fırsat buldukça, İstanbul’a gelip Koçoğlu’nun kurduğu yaylı çalgılar dörtlüsü Lepidus’la konser veriyor. İkili, arzu ettikleri repertuvarı seslendirmek amacıyla 2019’un başında kadroyu genişletip proje grubu oluşturdu. Dorukhan Doruk, Can Çakmur ve Küden’in Alman Filarmoni Orkestrası’nda birlikte çaldığı kemancı Elena Rindler katıldı aralarına. Çakmur ödül kazanıp Japonya’nın yolunu tutunca hayal ettikleri konser üç ay ertelenmek zorunda kaldı.

Türkiye’nin güncel müzik ortamına bakıldığında, virtüozite düzeyine ulaşmış genç sanatçıların yurtdışında alkışı bol, şöhreti büyük orkestra solistliğine odaklanmak yerine dinleyicisi kısıtlı bir alana yönelmelerini, bunun için ülkeler arası yolculukları göze almalarını anlamak ilk bakışta pek kolay değil. Anlaşılan Koçoğlu’nun iyimserliği hepsini etkilemiş.
“Ülkemizde ve dünyada oda müziği konserleri eskisine göre daha çok dinleniyor, daha çok ilgi görüyor, salonlar daha çok doluyor. Bu da bize daha sık oda müziği konseri yapmak için şevk veriyor.

Oda müziği yapmanın zevki, orkestrada çalmaktan veya solo konser vermekten çok farklı. Tabii ki oda müziği yapabilmek için iyi bir orkestracı ve aynı zamanda iyi bir solist olmalısınız. Ancak oda müziğinde birlikte nefes almak, göz teması kurmak, kişilerin beden hareketleriyle müziğe verdikleri yönü hissedebilmek, seslerin mükemmel bir titreşimde tınlaması ve dolayısıyla sanatçının aldığı ve haliyle izleyiciye aktardığı haz, bambaşka bir şey.”

İyimser beşli 20 Mart’ta Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Albert Long Hall’da verecekleri ‘Mozart’ın Coşkusu’ başlıklı konserde Cesar Frank ve Ulvi Cemal Erkin’in eserlerinin yanı sıra Mozart’ın ‘La majör 12. Piyano Konçertosu’nu uyarlanmış haliyle seslendirecek. Alkışlara karşılık vermek amacıyla bir de sürpriz eser yer alıyor repertuvarlarında. (klasikmuzik.boun.edu.tr)

Sarnıçta 12 Kapris, 3 kardeşten 3 konçerto
Kemancı Özcan Ulucan, Paganini’nin solo keman için “kapris”lerinden ilk 12’sini üç kentte seslendiriyor. Turnesine geçen çarşamba günü Eskişehir’de başlayan sanatçı perşembe günü Bursa’daki resitalinden sonra 16 Mart cumartesi günü İstanbul’daki Şerefiye Sarnıcı’nda sahneye çıkacak. Konser saat 18.00’de başlıyor.
22 Mart’ta ise Özcan Ulucan, kardeşleri piyanist Birsen Ulucan ve kemancı Ayşen Ulucan ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın solisti olacak. Ender Sakpınar’ın yöneteceği konserde Özcan Ulucan Beethoven’in iki romansını,  Ayşen Ulucan Prokofiyef’in 1. Keman Konçertosu’nu, Birsen Ulucan ise Çaykovski’nin 1. Piyano Konsertosu’nu yorumlayacak. Eskişehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’ndaki konser saat 20.00‘de başlayacak.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle