"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Kışkırıyorlarmış

BANA diyorlar ki:<br><br>“Hepimiz Ermeni’yiz diyerek milletin damarına basıyorsun, provokasyon yapıyorsun, Ogün’leri kışkırtıyorsun, Yasin’lerin kafasını bozuyorsun. Yapma bunu yapma.”

* * *
Eğer Ermeni kimliği nedeniyle katledilmiş bir aydına sahip çıkmak için “Hepimiz Ermeni’yiz” diyorsak...
Ve biz bunu dediğimiz için...
-  Birileri damarlarına basıldığını düşünüyorsa...
-  Birileri kışkırıyorsa...
-  Birileri gaza geliyorsa...
-  Birilerinin içlerindeki katil açığa çıkıyorsa...
-  Birilerinin kafası bozuluyorsa...
O birileri...
Diledikleri kadar kışkırabilir, diledikleri kadar tahrik olabilir, diledikleri kadar bunalıma girebilirler.
Ne yani?
Birkaç “cahil tosun”, karanlık kahvelerin izbe köşelerinde derin devletteki abileri tarafından ortalığı kana bulamak üzere görevlendirilecek diye hak bildiğimiz yoldan dönecek miyiz?
* * *
Bir de “Hepimiz insanız diyelim, ne gerek var hepimiz Ermeni’yiz demeye” şeklinde güya daha insani açıdan itiraz edenler var.
Onlara da şunu demek isterim: “Ermeni” sözcüğünün hakaret gibi kullanıldığı bir toplumda “Hepimiz insanız” diyerek bir sonuca varılamaz.
“Ermeni” sözcüğünü hakaret gibi kullananlara karşı ancak “Ermeni’yim, var mı diyeceğin?” diyerek bir şok tedavisi uygulanabilir
* * *
Bu ülkede...
Cumhurbaşkanı kendisine “Ermeni” diyeni mahkemeye verdi.
Bu ülkede...
Ana muhalefet lideri, hakkında ortaya atılan “Ermeni” iddialarına şecere açıklayarak yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı ve ana muhalefet liderinin, “Ermeni sıfatı üzerime yapışacak” diye ödünün koptuğu bir toplumda... İnsanlık namına bize düşen “Hepimiz Ermeni’yiz” diye haykırmaktır.
Yoksa “etlerimiz kokar, gökyüzünü kokutur”.

Taksim’den Agos’a yürüyüşten notlar

-  Hrant’ın arkadaşları 10 bin kişi bekliyordu. Soğuğa ve mesai gününe rağmen on binler toplandı.
-  Faşizmin panzehiri gibiydi yürüyüş. Binlerce kişi “Hepimiz Hrant’ız / Hepimiz Ermeni’yiz” diye haykırdı.
-  Tıpkı cenaze töreninde olduğu gibi yine farklılıklar bir araya geldi. Mazlum-Der de oradaydı, solun değişik fraksiyonları da... Bir araya gelemez denilen kesimler bir araya gelmişti.
-  “Bu dava böyle bitmez.” En sık atılan slogan buydu.
-  Agos’un önünde işitilen ağıtlar herkesi ağlattı.
-  Bundan önceki anma törenlerinde hükümete yönelik ağır eleştiriler dile getirilmiyordu. İlk kez bu törende hükümet de hedef alındı.
-  Anma toplantısı bittikten sonra 25/30 kişilik bir grubun çıkardığı olayları saymazsak büyük kalabalık en küçük bir taşkınlığa bile neden olmadı.
-  Yazar Vedat Türkali’nin tekerlekli sandalyeyle yürüyüşe katılması dikkat çekti.
-  Yürüyüş güzergahı boyunca pencerelerden yürüyüşçülere destek alkışları geldi.
-  “Faşizme inat / Kardeşimsin Hrant” sloganı yeri göğü inletti.

Hrant’ı Ergenekon öldürdü demek neden yetmiyor?

EVET, Hrant’ı Ergenekon öldürmüştür.
Hiç kuşkum yok buna... Danıştay baskını, misyoner katliamı, rahip cinayeti...
Ergenekon imzalı bu eylemlerin bir parçasıdır Hrant Dink cinayeti... Ergenekon vurmuş, devlet yetkilileri de yardımcı olmuştur.
* * *
Fakat durum böyledir diye... Şu anda Ergenekon’dan içeride bulunan herkese “Hrant’ın katili” muamelesi mi yapacağız?
Ergenekon çok uzun zamandan beri...
Kemal Kerinçsiz’le, sahte patrikhanenin gülü Sevgi Erenerol’la, Veli Küçük’le, cinayetlerle, bombalarla, silahlarla anılmıyor ki!
Ergenekon çok uzun zamandan beri...
Kitaplarla, haberlerle, gazetecilerle, milletvekili seçildikleri halde içeride tutulanlarla, telefon konuşmalarıyla, “seni de attırırız içeri” türü tehditlerle anılıyor.
* * *
Bu durumda “Hrant’ın katili Erge-nekon’dur” demek yeterince açıklayıcı olmuyor. Eğer “Hrant’ın katili Ergenekon’dur” dersek... Hrant’ın kardeşi Orhan Dink’in... “Nedim ve Ahmet’in çıkmasını bekliyorum, abimin hasretini bu kardeşlerime sarılarak gidereceğim” şeklindeki açıklamasını nereye koyacağız?

Güzel şeyler

-  BİR: Adalet Bakanı Sadullah Ergin, önüne geleni tutuklayan yargı zihniyetine karşı ilk somut adımı attı. Gerisi gelir inşallah!
-  İKİ: Mazlum-der, Aksa Vakfı, İHH, Özgür-Der gibi sivil toplum kuruluşları, Uludere’de incelemelerde bulunduktan sonra “resmi özür” talebinde bulundular.

Hiçbir şey olmadı

-  SAMSUN’da Emniyet Müdürlüğü’nün çay ocağında katille fotoğraf çektiren, “aferin tosuncuk” deyip katilin sırtını sıvazlayan güvenlik görevlilerine hiçbir şey olmadı.
-  Türklüğe hakaret etmediği halde “Türklüğe hakaret etti” diye karar verenlere hiçbir şey olmadı.
-  Sabiha Gökçen’in yetim Ermeni kızı olduğu haberini yaptığı için Hrant’a karşı bildiri yayınlayan Genelkurmay yetkililerine hiçbir şey olmadı.
-  Agos’un önünde Hrant aleyhinde gösteri düzenleyip alenen tehdit edenlere hiçbir şey olmadı.
-  Katile cinayet anında yardımcı olanlara hiçbir şey olmadı.
-  Katilin cinayetten önce girdiği internet kafedeki yazışmalarının peşine düşmeyen güvenlik görevlilerine hiçbir şey olmadı.
-  Hrant Dink’i İstanbul Valiliği’ne çağırıp “ayağını denk al” diyerek tehdit eden iki MİT görevlisine hiçbir şey olmadı.

Terörle Mücadele’den başörtüsü açıklaması

GEÇENLERDE yazdığım “Polis zorla başörtüsü açtı” başlıklı yazı üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün aradı.
Gözaltına alındığı için başı zorla açtırılan Nurcan Y. adlı şahsın, aslında başörtüsü kullanmadığını, gözaltına alındığında da başörtülü olmadığını söyledi.
“Bunun bir kanıtı var mı?” diye sordum.
Yaptıkları teknik takipte Nurcan Y.’nin başı açık fotoğrafları olduğunu, istersem gönderebileceğini söyledi.
Bu konuşmayı yaptıktan hemen sonra da fotoğrafları gönderdi.
Fotoğraflarda Nurcan Y.’nin başı açık olduğu görülüyor.
Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün’ün yaptığı bu açıklamayı sorumlu yayıncılık adına duyuruyorum.

X