"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Kıskançlıktan deliye dönmüş bir erkek

Yalnız kadınlar mı ihanet karşısında boyun eğerler sanıyorsunuz.

Aldatıldığını bile bile çekip gitmeye, o ilişkiye nokta koymaya cesaret edemezler, diye düşünüyorsunuz. Hatta böyle kadınları küçük görmeye, ‘Nasıl da katlanabiliyor bile bile‘ demeye hazırsınız. Ya aynı durumdaki bir erkeğe ne dersiniz? Hem de evli bir erkek. Aşkı uğruna, sevgilisinin bir başkasıyla gözünün önünde fıkırdaşmasına katlanmak zorunda kalan, ses çıkaramayan. ‘Artık yeter, ne olursa olsun, bitiriyorum!’ diyemeyen, sevdası gözünü kör etmiş, onun uğruna ölümü düşünecek hale gelmiş genç bir erkeği sunuyorum size. Okuyun H. A.’nın itiraflarını. Bu kadar yalın yazabilir mi bir insan?

Sevgili Güzin Abla, eğer senden de yardım bulamazsam bu can yok olacak, artık dayanacak gücüm kalmadı.

Ben yurtdışında yaşayan bir erkeğim. 26 yaşındayım. Yaklaşık 2 senedir bir genç kızla beraberim, onu çok sevdim, ona taptım, o benim her şeyimdi. İlk zamanlar ben evliydim, o bekardı, anlayacağınız gizli aşk yaşıyorduk. Gün geçtikçe birbirimizden kopamayacağımızı anladık ve ben evli olduğum için ayrılmamız gerektiğini düşündük. 2 ay geçti geçmedi ki, kendine yeni bir sevgili buldu. Üstelik bu yeni sevgilisi benim iş arkadaşımdı.

Her gün sabahlara kadar sarhoş geziyordum. Bu arada evimde de mutsuzdum ama, bir oğlum vardı. Eşim Türkiye’den buraya gelin olarak geldiği için oğlumuzu da alıp, memleketteki ailesinin yanına döndü.

Bir kere daha yıkılmıştım. Sabahtan akşama kadar işyerinde, o deliler kadar sevdiğim eski sevgilimin arkadaşımla yaşadığı aşkı adım adım izliyordum. Bizim daha önce yaşadığımız ilişkiyi kimse bilmediği için sevgilisi gelip bana rahat rahat her şeyi anlatıyordu. Onunla nasıl yattığını, onu nasıl arzuladığını söylerdi.

Akşam yatağıma yatarken dua ediyordum, Allah’ım ne olur bu gece uykuda canımı al diye. Derken tam ölümü düşünmeye başlamışken, kaldığım bölgede bir kızla tanıştım. Karşı karşıyaydı evimiz. Benim ayakta duramayacak kadar içtiğimi, ağladığımı, her şeyimi biliyor, bana destek oluyordu. Ona hep eski sevgilimi anlatırdım. Meğer onun da bende gözü varmış. Bana aşkını ilan etmeye başladı, aksamları eve geldiğimde bakıyordum yemek pişmiş, ortalık toplanmış, beni bekliyor. Ama ben onu sadece arkadaş olarak gördüm ve her zaman da bunu söyledim kendisine. Derken eski sevgilim bu kızla benim aramızda olanları öğrendi, bana laf atmaya başladı. ‘Allah mesut etsin’, ‘Bakıyorum da hayatından memnunsun’ gibi sözler...

Bu kıskançlık nedeniyle anladım ki beni hálá seviyor. Gerçekten de sonunda bana geri döndü. Çok mutluydum. Artık evliliği konuşmaya başlamıştık, evimizin, düğünümüzün, çocuklarımızın hayallerini kuruyorduk. Böylece bir yıl daha geçti.

Ama bu bir sene içinde hep eski sevgilisiyle karşılıklı chat yaparken yakaladım onu. Kaç kez ona sarılıp ağlayarak yalvardım, ‘Ne olur ondan uzak dur, ben buna hazır değilim, dayanamıyorum’ dedim. Bana defalarca söz verdi, yemin etti, ondan uzak duracağına. Ama sürekli yakalıyordum ikisini. En son defa da birbirlerinin gözlerinin içine baka baka gülüşüp eğlendiklerini yakaladım ve sanki çıldırdım. Ona bir sürü ağır söz söyledim. Onları yakaladığımda ‘Ne var bunda, yatıyor muyum?’ gibi sözlerle kendini savundu. Eski sevgilisi uğruna beni 1 kere değil, 3 kere değil 10 kere değil, sayısız kere kırmıştı. Şu an hayattan bıkmış durumdayım, bir daha onu başka bir erkekle görmeye dayanamam. Ölmeyi düşünüyorum artık. Senin tecrübelerin var ne olur bana yardımcı ol.

Rumuz: H.A.


n Sevgili oğlum, seni yargılamak hiç kimsenin hakkı değil, ama ‘şu can yok olacak,’ dediğin düzeye geldinse, benden de medet umuyorsan, sana bu kadar zayıf davranmanın yakışmadığını söylemeliyim. Eşini sevmeyebilirsin, yeni bir evlilik yapmak isteyebilirsin; kimse sana sonsuza kadar mutsuz olman için baskı yapamaz. Ancak nedense siz erkekler böyle bilmiş, fıkırdak kadınlar karşısında çocuk kadar çaresiz oluveriyorsunuz. Sade, kendi halinde, namuslu, edepli karılarınızın karşısında aslanlar gibi kükrerken, işte bu kadınlar sizi kuyruğu kısılmış kediye döndürüveriyor. Sana ‘oh olsun’ diyecek birçok okurumu görür gibiyim.

Ama ben senin için gerçekten üzüldüğümü söylemek isterim. Üzüldüm, çünkü işte sen de acı çekiyorsun. Bana kalırsa bu çaresizliğin, karşındaki kadının çevirdiği türlü numaralar sonunda aklının başından gitmiş olmasından kaynaklanıyor. Sağlıklı düşünemiyor, kendini toparlayamıyorsun. O kadının çevresinden bir an önce uzaklaş. Yeni bir aile kurabileceğin bir kadın seç. Belki o karşıdaki komşu bile olabilir bu. Oğlunu sık sık görmeye gidersin, onu zaman zaman yanına alırsın, yeni bir hayatın, yeni çocukların olur.

Bu kadar zayıf olma; bu kadının evlendiğinde sana sadık kalacağından emin misin? Bak türlü numaralar sergilemiş, seni aşağılamak için elinden geleni yapmış. Bütün bunlara katlanmak zorunda mısın? Lütfen oğlum, kendine gel. Kendin için değilse de o küçücük, sana her zaman muhtaç olacak oğlunu düşünerek kendine gel.
X