Eğitim Haberleri

    Kişiye özel eğitim geleceğe damga vuracak

    Gülseven ÖZKAN
    29.09.2014 - 09:19 | Son Güncelleme:

    Teknoloji mucidi ve popüler dil öğrenme uygulaması yaratıcısı 35 yaşındaki Doç. Dr. Luis von Ahn, başarısının sırrını çok çalışmak, yaptığı işe ilgi duymak ve sorunlara çözüm bulma olarak açıklıyor. Mobil uygulamalar sayesinde teknolojinin eğitime entegre edilmesiyle öğrenmenin kolaylaşacağını anlatan Luis von Ahn, kişiye özel eğitimin geleceğe damga vuracağını savunuyor.

    Carnegie Mellon Universitesi Bilgisayar Bilimleri Dalı Öğretim Üyesi ve teknoloji alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Doç. Dr. Luis von Ahn, “Geleceğin eğitimi, kişiselleştirmeyi baz alıyor. Yani her bireye özel bir eğitim modelini geliştirmeyi hedefliyor. Teknolojik uygulamalar her öğrenciye, her bireye göre içerik ve eğitim fırsatı sunuyor. Öğretmenin yapamadığını yapabiliyor” diyor.
    Özellikle mobil uygulamaların dünyada yaygın olarak kullanıldığını belirten Ahn, gençlerin de proje üretirken bireylerin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak çalışmasını öneriyor. Başarısının sırrını ise “Çok çalışmak, bilgisayarla olan iyi ilişki ve insanları ilgilendiren sorunlara çözüm bulmak, onların hayatlarına pozitif katkı yapma isteği” olarak açıklıyor.

    Küçük yaşta tablet yanlış değil

    Boğaziçi Üniversitesi’nde geçen hafta düzenlenen Boğaziçi Lectures kapsamında yapılan konferansta ‘Geleceğin Eğitiminde Teknolojinin Yeri’ konusunda sunum yapan Apple ve Google tarafından yılın uygulaması, TechCrunch tarafından ‘En İyi Eğitim Girişimi’ seçilen Duolingo’nun yaratıcısı Luis von Ahn, teknoloji ve eğitim ilişkisini anlattı:
    “Öğretmenler gereksizdir diyemiyorum ancak teknoloji geleceğin eğitiminn merkezinde olmalı. Geleceğin eğitimi kişiselleştirmeyi baz alıyor. Yani her bireye özel bir eğitim modelini geliştirmeyi hedefliyor. Dünyada küçük yaşlardan itibaren çocuklara tablet verilmesinin olumsuz bir yanı olduğunu düşünmüyorum. Ne kadar küçük yaşlarda teknoloji ile tanışırlarsa o kadar iyi olur. Avrupa’da özellikle İngiltere’de cep telefonu aplikasyonları oldukça yaygın kullanılıyor. Bunların içinde eğitim içerikleri de olabilir. Örneğin en çok kullanıldığını bildiğim ve duyduğum hafıza kartları gibi, herhangi bir şeyi, bir kelimeyi ezberlemek için kullanılan uygulamalar. Okullarda ve bireysel olarak insanlar kendilerini geliştirmek için bunlardan faydalanıyor. Geleceğin eğitim teknolojileri ve trendlerinin başında kişiselleştirilmiş uygulamalar geliyor. Sınıflarda öğretmenler ya en başarısıza ya da orta seviyeye göre eğitim vermeye çalışıyor. En başarılı, zeki olan çocuklara yönelik değil. Genel bir ders içeriği hazırlanıyor. Ona göre ders anlatıyorlar. En başarılılar istediği eğitimi alamıyor. Teknoloji bu sorunu ortadan kaldırarak her öğrenciye, her bireye göre içerik ve eğitim fırsatı sunuyor. Bu nedenle gelecek nesiller açısından ‘kişiselleştirilmiş içerikler’ önemli olacak.

    Aplikasyonlar özel eğitim fırsatı sunuyor

    Aplikasyonlar öğrencinin kendine özel eğitim almasına fırsat veriyor. Bu konuda çözüm oluyor. Eğitimciler de bu tür uygulamalardan yararlanıyor. Öğrencilere bilgileri aktardıktan sonra ev ödevleri veriyorlar. İnteraktif ve eğlenerek öğrenmelerine destek oluyorlar. Genel olarak teknolojik online aplikasyonlar Edmodo bunlardan biri. Öğretmen, öğrencinin ne hızla öğrendiğini defterde tuttuğu notla bilmeyebilir ama bu tür sistemleri kullanarak çocuğun ne kadar hızla öğrendiğini, geriye dönerek nerede hata yaptığını veya takıldığını görebiliyor. ABD’de özellikle cep telefonlarına indirilebilen bu uygulamalar resmi olarak yani merkezi bir sistemle bütün okullarda kullanılmıyor ancak bazı eğitim kurumlarında ilgi görüyor ve öneriliyor. Dünyada popüler olan, genellikle akıllı telefonlara indirilen içerikler arasında benim geliştirdiğim, yabancı dil öğrenilmesini destekleyen ‘Duolingo’ adında bir uygulama da var. Bunlarla insanlara bir şeyler öğretiyoruz. Burada her ünite için 3-4 ders yer alıyor. Dilin zorluğuna göre bu üniteler değişiyor. Ücretsiz bir uygulama olarak telefonlara yüklenebiliyor. Dualingo ve buna benzer programların her gün 20’şer dakika kullanılması onlardan daha verimli sonuç elde edilmesini sağlıyor. Geliştirdiğim uygulama en çok ABD daha sonra Brezilya ve Çin’de kullanılıyor. Toplam 42 milyon kullanıcımız var ama hedefimiz 100 milyona ulaşmak.

    Gençler kullanıcılara yönelik bproje üretsinler

    Özellikle üniversite öğrencileri, geliştirdikleri projeleri yükseköğretim kurumlarının ihtiyaçlarına göre değil, kullanıcılara yönelik hazırlamalı. Gençler teknoloji kullanıcılarının isteklerini göz önünde bulundurarak çalışma yaparlarsa başarı gelir. Öğrencilerin ve gençlerin bilgisayar bilimleri alanında kendilerini geliştirmeleri onların özellikle iş yaşamımda bir adım önde olmalarını sağlayabiliyor. Başarıyı getiren etkenlerin başında çok çalışmak, bilgisayarla aramın iyi olması ve insanları ilgilendiren sorunlara çözüm bulmak, onların hayatlarına pozitif katkı yapma isteğim geliyor.”

    Kişiye özel eğitim geleceğe damga vuracak
    Luis von Ahn kimdir?

    Carnegie Mellon Universitesi’nde Bilgisayar Bilimleri dalında crowdsourcing (kitle kaynak kullanımı) alanında öncü bir girişimci olarak biliniyor. CAPTCHA teknolojisinin yaratıcısı olan Von Ahn, reCAPTCHA şirketinin de kurucusu. MacArthur Genius ödülüne layık görüldü. Popular Science dergisince ‘En Parlak 10 Bilim Adamı’, Discover tarafından ‘Bilimde En Başarılı 50 Beyin’, MIT Technology Review tarafından ‘35 Yaş Altı En Genç Mucitler’, Fast Company dergisi tarafından da ‘İş Dünyasında En Inovatif 100 Kişi’ arasında gösterildi. Luis Von Ahn’ın girişimi olan Duolingo, 2013 yılında Apple tarafından “Yılın iPhone Uygulaması” ve Google tarafından “En İyi Android Uygulamalarının En İyi”si, TechCrunch tarafından “En İyi Eğitim Girişimi” olarak seçildi.

    Etiketler: öğrenci , egitim
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı