Kışa hazırlık için güzellik reçeteleri

YAZ geldi geliyor derken, baksanıza, neredeyse bitmek üzere. Bu yaz hızlı geçiyor. Tabii bunda benim yüksek tempomun da payı büyük.

Oradan oraya koşturmak, arada ufak tefek tatil kaçamakları yapmak ama bir yandan da işlerimi yoluna koymak derken, Temmuz ayını da geride bıraktık. Yarın Ağustos’un ilk günü. Kaba bir hesap yaparsak, yazın çoğu gitti azı kaldı!
Neydi o öyle yaz başında, hepimizi bir telaş aldı. Bikini sezonu açılıyor diye bir panik hali herkeste... Yok efendim zayıflayalım, bronzlaşalım, aman bir güzelleşelim, tazelenelim! Zaman da sağ olsun hiç durmak bilmiyor, akıp gidiyor günler, haftalar!
E yaz geldi geçiyor, önümüz kış. Yavaş yavaş bronz tenler açılacak, kolsuz elbiselerin yerini uzun kollu merserizeler almaya başlayacak, kazara üç beş kilo verdiysek onlar da koşa koşa bize geri dönecek. Yine bir rehavet, yine bir vazgeçmişlik çökecek üzerimize... diye sakın endişelenmeyin. Çünkü bendeniz, gerekli ‘güzellik’ reçetelerinin peşine düşmeye başladım.

Her yaşın tekniği

“Her yaşın bir güzelliği var” sözüne inanmakla beraber, “Her yaşın bir güzelleşme tekniği var” sözünü daha çok destekliyorum. Hem çevremden hem de okuduklarımdan öğrendiğim kadarı ile bu estetik olayı iyice ilerlemiş durumda. Bıçak altına yatmalar, şiş suratlarla eve kapanmalar devri kapanmış. Takdir edersiniz ki, ben bu genel müdahelelere ‘bakım’ adını vermek istiyorum. Kadın erkek fark etmez, herkes kendine bakmalı. Bakım biliyorsunuz fondoten ve rimelle yüzümüzü boyamak, kırmızı oje sürerek kadın olmak değil...
Erkekler için de tıraş olup, jöle sürmekten çok daha öte bir kavram. Artık herkes için bir sürü yöntem var.
Son yıllarda en çok bilineni botoks. Botoks aslında bir zehir. Evet evet, bildiğiniz zehir zerk ediyorlar size. Cildinizde kaş çatma ve gülme gibi mimikleri yapmanıza sebep olan kasları tembelleştirmek için. Bence hiçbir sakıncası yok. Her yerimiz hayatı yakalamak için çalışıyor, yüzümüzdeki iki üç kas da tembel oluversin!

Teknoloji fayda sağlasın

Nicole Kidman, Brad Pitt ve Angelina Jolie de botoks konusunda benimle hem fikirler sanırım, çünkü onlar da altı ayda bir bu zehri alanlardan! Doktorunuza söyleyin, versin zehri, güzelleştirsin sizi! Ama tabii abartmamak da fayda var. Çok belirgin çizgiler dışında, rutin bir şekilde bu işlemden geçmek, bir süre sonra insanları birbiri ile aynı yapıyor. Bir bakıyorsunuz etrafınızda bir sürü Mr. Spock! Kaşlar kalkık sürekli bir şaşkın ifade! Her şey dozunda güzel.
Güzelleşmek uğruna bir diğer yöntem de ‘mezolift’ bir diğer adı ile yüz mezoterapisi. Efendim, bu yöntemi bizzat deneyen biri olarak, oldukça faydasını gördüm diyebilirim. Önden biraz uyuşturuyorlar ve ardından miniminnacık iğnelerle ihtiyacınız olan tüm vitaminleri, mineralleri cildinize veriyorlar. Valla ben pek acı da hissetmedim. Çok samimi söylüyorum. Teknoloji bu kadar ilerlemişken biraz da onu kendimize fayda sağlasın diye kullanmalıyız.
Zaten ilerleyen teknoloji yüzünden yeme içme alışkanlıklarımız değişti. Kimse annelerimiz babalarımız dönemindeki gibi ‘doğal’ yaşamıyor. E hal böyleyken biraz da bizi güzelleştirsin diye teknolojinin nimetlerinden yararlanmakta fayda var. Tabii dediğim gibi abartmadan ve zamanında müdahale ile!

Doğallık bu yöntemlerde

70 yaşınıza geldiğinizde ne botoks ne mezolift çare ama 45’lerinden sonra alınan bir minik önlem sizi 10 yaş gençleştirebilir. Torun torbaya karışırken bile üniversite yıllığınızdaki resminiz gibi bir vesikalığınız olabilir. Herkes “Aman doğallık gibisi var mı?” diyor ama aslında doğallık bu yöntemlerle sağlanıyor.
Şimdi biraz düşünün, hak vereceksiniz. Hülya Koçyiğit mesela. Yaşını aşağı yukarı tahmin edebilirsiniz ama ne kadar doğal ve sağlıklı göündüğünü de göz ardı edemezsiniz. Hülya Hanım’ın da benzer yöntemlere başvurduğunu biliyorum. Geçen gün İstanbul’da bir alışveriş merkezinde rastladım. Televizyonda gördüğünüzden çok daha güzel, çok daha doğal. Başarılı ve dozunda müdaheleler insanı sadece gençleştirmekle kalmıyor, pozitif bir duruş da kazandırıyor.

Adını duyan geriliyor!

BİR de Titan var. Adını Güneş Tanrısı’ndan alıyor.
Valla bugüne kadar duyduğum en yaratıcı estetik operayon ismi.
Yaptırmasanız bile adını duyduğunuzda geriliyorsunuz zaten! Lazer ışınları ile yüzünüzdeki zayıf kolajen lifleri sıkılaşıyor ve cildin yüzeyini etkilemeden kolajen üretimi artırıyor. Son moda bu yüz gerdirme yöntemi ile yılların sarkıttığı yanaklar hop diye kaldırılıyor, her daim yüzünüzde allık varmış gibi ışıl ışıl geziyorsunuz.
En ideal sonuçlar 40-50 yaş arasında alınıyormuş. Tam yedi yıl gençleştiriyormuş. Ama şimdi yedi yıl önceki halinizi düşünün, değmez mi? 50. yaş gününüzü kutlamak üzereyken 44’ten gün alıyorsunuz!
Şimdi diyeceksiniz ki, kadın öve öve bitiremedi bu gençleşme mevzusunu! E ne yapayım, yaş geçti 40’ı...
Hemşehrim rahmetli Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi...
Dante gibi ortasındayım ömrün... / Benim mi Allahım bu çizgili yüz? / Ya gözler altındaki mor halkalar? / Neden böyle düşman görünüyorsunuz, / Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? / Zamanla nasıl değişiyor insan! / Hangi resmime baksam ben değilim...
Havalardan mıdır nedir, bende de bir duygusallık bu aralar, sormayın gitsin. İyisi mi, siz kendinize iyi bakın, haftaya görüşünceye kadar güzel, sağlıklı, bakımlı kalın!
Yazarın Tüm Yazıları