GeriSeyahat Kısa haberler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kısa haberler

Kısa haberler

Apollo’nun rampasına yakın bakış turları

Amerika’nın uzay programını yürüttüğü en büyük üssünde kamuya açık alanlar yeniden belirlendi. Florida’nın Merritt Adası’ndaki Kennedy Uzay Merkezi’nde artık ziyaretçiler Ay’a ulaşan altı Apollo roketinin ateşlendiği rampayı daha yakından görebilecek. Bu amaçla düzenlenen “Uçuş Rampasına Yakın Bakış Turu”na katılanlar yüksek güvenlik alanındaki 39-A rampasına 200 metreye kadar yaklaşabilecek. Uzay Mekiği’nin hangarlarını, ses yalıtımı sağlayan su sistemini, ateşleme sırasında uzay aracını koruyan donanımı görebilecek. Kennedy Uzay Merkezi Ziyaretçi Bölümü İdari Müdürü Bill Moore “Artık ziyaretçiler astronotların uçuş öncesi geçtiği yoldan geçebilecek, bu tecrübeye ortak olacak” dedi. 2012 sonuna kadar düzenlenecek 39 Numaralı Uçuş Rampası turlarının ücreti yetişkinler için 25, çocuklar için 19 dolar. Uzay merkezi ziyaretçileri 4 Ekim’de Delta 4, 6 Ekim’de Atlas 5 roketlerinin ateşlenmesini de izleyebilecek. 14 Eylül’e kadar Uzay Mekiği astronotlarından Tom Jones konuklara simülatörde uçuş deneyimi yaşatacak. (www.kennedyspacecenter.com)  

İnternette otostop

Amerika’da hizmete giren yeni internet sitesi Ridejoy, otostopçularla araç sahiplerini buluşturuyor. Gezginlerle, dünyanın farklı ülkelerindeki misafirperver ev sahiplerini tanıştıran CouchSurfing web sitesinden ilham alan yeni girişim ilk sekiz ayında 4 milyon kişinin 819 şehre ulaşmasına vesile oldu. Otostop yapacak kişiler Ridejoy’da aynı yönde yolculuk yapacak ve otomobilinde yer bulunan kişileri buluyor, bağlantı kuruyor. Eğer aynı yönde, tarihte yolculuk yapacak araç yoksa siteye çağrı bırakıyor. Aynı uygulama Iphone üzerinden de yapılabiliyor. Şoförler yolculuk için mesafeye göre ücret de talep edebiliyor. Talep edilen ücret kilometre başına 60 kuruşu geçemiyor. (www.ridejoy.com

Nesli tükenen dodo

Milyonlarca yıl önce adaya yerleşen bir tür güvercin dodo ve aslına bakarsanız adanın da gerçek yerlisi. Uçma yeteneği yokmuş dodonun. Ağaçlardan düşen meyvelerle beslenen hayvan insanlarla ilk kez 16. yüzyılda Portekizlilerin adaya gelmesiyle tanışmış. Bundan zararlı çıktığı kesin çünkü 20 – 25 kilogramlık ağırlıkları ile insanların severek tükettikleri et haline gelince o zamana kadar barış içinde ve mutlu yaşayan dodoların nüfusu yavaş yavaş azalmaya başlamış. En son 17. yüzyılın başlarında görülen bu kuş günümüzde nesli tükenen hayvanlar listesinde. Neye benzediğini merak ediyorsanız temsili resimleri ile yetinmek zorundasınız.

Yerel mutfak

Bu kadar farklı kültür bir araya gelince ilginç bir mutfağın ortaya çıkması da kaçınılmaz olmuş. Uzun yıllar yönetimde olan Fransızlar, köleliğin ortadan kalkması ile adaya çalışmaya gelen Hintliler, aynı amaçla 19. yüzyılda ülkeye ayak basan Çinliler kendi damak zevkleri, baharatları ve yeme alışkanlıklarını da getirmişler. Bir de sürpriz bekliyor sizi, bizim hiç de yabancı olmadığımız büryan pilavının değişik bir versiyonu. Müslüman halkın sayesinde adanın hemen her yerinde gözde yemekler listesine girmeyi başarmış. Değişik tatlar denemek isteyenler ve deniz ürünlerini sevenler için acılı ıstakoz olan “camaron” doğru bir seçim olabilir. Hint hamur işleri ve şekerlemeler de özgün tatlar arasında.

Dev kaplumbağalar

Ile aux Aigrettes adlı küçük ada doğa etkinliklerini tatil programlarına katmak isteyenlere göre. Bir zamanlar Dodo’ya ev sahipliği yapan ada hem bitki örtüsü hem de hayvan çeşitliliği bakımından fotoğraf meraklıları için de zengin bir kaynak. Mahebourg Körfezi’nden kısa bir deniz yolculuğu ile ulaşabilirsiniz buraya. Sürpriz bir şekilde dev bir kaplumbağa ile karşılaşınca elinde olmadan irkiliyor insan ama merak etmeyin kaplumbağalar dost canlısı. Adanın bir diğer sürprizi
ise yeryüzünün son abanoz ormanlarından birine
sahip olması. Fransız döneminden kalan kireç ocağı, Koralin Mağarası ve II. Dünya Savaşı’ndan bir top da
ilgi çekenler arasında. Rahat ayakkabı, şapka ve gözlüğün yanı sıra sivrisineklerden korunmak için kreminizi de getirmeyi unutmayın.

Oteller

Mauritius’ta, Four Seasons Hotel’de (www.fourseasons.com) kaldım ama bütün büyük otelleri gezdim. Four Seasons çok geniş bir alana yayılmış 90 villadan oluşuyor. İçinde golf sahası da var. Le Touessrok (www.letouessrokresort.com) yemyeşil bahçelerin içinde yer alan, güzel bir plaja sahip bir tesis. Otel eskimiş ve yorulmuş, elden geçmesi gerekiyor. The Oberoi Mauritius (www.oberoihotels.com) şık bir işletme. Yeşili bol, plajları, mimarisi, villaları çok güzel. Resepsiyondaki gölet ve ona dökülen şelale etkileyici. Four Seasons’dan sonraki ikinci favorim Oberoi.  Hilton Mauritius Resort & Spa (www.hilton.com) ile Sands Resort & Spa (www.sands.mu) diğer seçenekler arasında.

Restoranlar

Adaya gittiğinizde kaldığınız otellerin restoranlarına mahkumsunuz! Mesafeler çok yakın değil, otomobil kiralamanız lazım, zaten etrafta da çok güzel restoranlar yok. Dışarıda yemek için aşağıdaki restoranları deneyebilirsiniz.
- Barlen’s: Asya ve Avrupa mutfağı (Tel: 230 402 7400)
- Bayside Lodge Restaurant: Asya, Avrupa ve Mauritius mutfağı (Tel: 230 263 1192)
- Amigo Restaurant: Creole, Avrupa ve Mauritius mutfağı (Tel: 230 262 8418)

False