"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Kış ortası Barselona notları

Eğer yazın bu şehre gelmişliğiniz varsa, kış ortası sakin halini ilk başta yadırgıyorsunuz. Çünkü yaza göre turist sayısı hayli az. Meşhur La Rambla’da yürümek bu nedenle rahat ve kolay.

Bir otelde internet olmaması düşünebilir mi? Burada düşünülebilir. Hatta resepsiyondaki görevli kız, “Evet internet yok” diye sakin bir şekilde yanıt verebilir. Bilgisayarınızın gördüğü tek ağ olan Telefonica ise bağlanmanız için -kredi kartı ödemesini geçtim- ıspanya’da kullandığınız cep numarasını isteyebilir. Eğer böyle bir numaranız yoksa ağdan yararlanmanıza izin vermez!
Ve tüm bunlar beni delirtebilir, nitekim delirtti de...
Neyse ki son anda Vodafone’un mobil connect’ini yanıma aldığımı fark ettim. Hiç kullanmamıştım Türkiye’de. ıspanya’da siftah yapmış oldum. Zor şeymiş internetten uzak olmak, kesinlikle zor.
Hele bir de durmadan yazı göndermek zorundaysanız...

REFERANDUM BİLE YAPTILAR

Burası da kendi çapında kaynıyor... Çünkü ıspanya’nın 17 yarı özerk bölgesinden biri olan Katalonya’nın (en büyük kenti Barselona) talep ettiği haklar ülkeyi giderek daha çok karıştırıyor.
Bir kere çok milliyetçiler. Mesela en son yerel anayasaya “Katalanlar ulustur” ibaresi konmuş. Halen tartışılıyor. En büyük mesele ise ekonomik. Katalanlar merkez yönetime ödedikleri vergi oranının daha çok düşürülmesini istiyor.

Tüm bu talepler yetmemiş olacak ki, dün sembolik bir referandum da yapıldı kuzey bölgesinde. Katılımın serbest olduğu referandumda halka, “Bağımsız bir Katalan devleti isteyip istemediği” soruldu!
Aslında şaka gibi, bizde böyle şeyler olsa ortalığın ayağa kalkmasını bırakın, herhalde iç savaş çıkar. Ama burada hiçbir şey olmuyor.
Bu arada genel görüş, Katanlar’ın çoğunluğunun ıspanya’dan ayrılmak istemediği yönünde... Doğrusu bu işin sonu nereye varacak şahsen merak ediyorum.

BOĞA GÜREŞİ SEVMİYORLAR

Katalanlar, ıspanyollar’dan sadece dil açısından değil, yaşam tarzı olarak da ayrılıyor. Mesela Katalanlar boğa güreşinden hoşlanmıyorlar. Barselona’da iki büyük arena var. Birini turistler çok hoşlanıyor diye zaman zaman boğa güreşlerine açıyorlar. Diğerini ise alışveriş merkezi yapmak üzerelermiş.

Bir fark daha, Katalanlar kendilerini ıspanyollar’dan daha üstün görüyor. Kendilerini şehirli, ıspanyolları ise köylü buluyorlar.

NERESİ IN?

Şehrin şu anda en hip yeri W Otel. Ekim ayında açılan otel, Avrupa’nın ikinci W’su. Malum, ilki bizde Akaretler’de açılmış olanı. Barselona’nın liman bölgesinde açılan W ise hayli büyük, 26 katlı dev bir bina. Mimari olarak uzaktan bakınca Dubai’deki Burj al Arab’ı anımsatıyor.
şehrin en hoş tipleri geceyarısı buranın 26. katındaki Eclipse’e partilemeye geliyor. Barselona manzarası bu kattan bakınca cidden şahane görünüyor. Bir yanınız deniz, bir yanınız şehir ışıkları...

Şehrin şu anda en gözde mekanları ise Opium Mar, Razzmatazz, Sutton, Bikini, Elephant ve Otto Zutz. Gracia bölgesi de Asmalımescit havasında bir yer.

Barselona macerasının geri kalanı ekolay’da tabii. Malum “talihli”yle yaşananlar, tüm ayrıntısıyla...

Beren Saat eşittir sevişme sahnesi

Aşk-ı Memnu izleyicisi değilim, “Gecenin Kanatları” filmini de henüz izlemedim.
Ama her iki yapımda da Beren Saat oynuyor.
Ve Beren Saat bu dizi ve filmde sanki sürekli sevişiyormuş gibi geliyor bana.
Çünkü bir sevişme sahnesi geyiğidir gidiyor.
Önce yastıklı mı yastıksız mı diye başladı.
Sonra Behlül Bihter’i şöyle öptü, böyle kıskıvrak yakaladı olarak devam etti. şimdi de “Gecenin Kanatları”nda aynı şey...
Beren Saat adı artık sevişme sahnesiyle anılıyor.
Hayır, bana kalırsa bu kötü bir şey değil. Ben sadece bıktım, o kadar.
Ama anladığım kadarıyla Beren Saat durumdan rahatsız. Hoşnut değil.
Demek ki bulunduğu konumu iyi yönetemiyor.
Kontrolü başkalarının eline bırakıyor, sonra da pişman oluyor ve kendini dış dünyaya kapatıyor. Acilen rota değiştirmesi lazım...

Kelepçeli seks partisi niye şaşırtıyor ki

Futbol dünyasını sarsan bir skandal varmış. Skandal neymiş?
Bazı kulüplerin futbolcuları “kelepçeli seks partileri”ne katılıyorlarmış.
En çok şüphelenilen oyuncu da Beşiktaşlı futbolcu Matteo Ferrari’ymiş.
Şimdi burada kelepçeli seks partisinden kasıt tam olarak ne, onu anlamadım. Ayrıntıya inmek gerek. Futbolcular kendini mi kelepçeletiyor yoksa karşısındakini mi?
Eminim kulüpleri asıl endişelendiren, futbolcunun kelepçelenmiş halidir. Çünkü kelepçeleyen artık o noktada futbolcuya istediğini yapabilir demektir bu.
Bir yandan da bu tarz şeylere şaşırılması tuhaf.
Çünkü bu adamlar hem büyük stres altındalar hem de ellerinde yığınla para ve sürekli bir ilgi var. Sekste tek kişiyle yetinmemeleri doğal. Elbette grup partileri düzenleyecek, ipin ucunu kaçıracaklar. Birileri kelepçelenecek, birileri kırbaçlanacak, en derindeki fanteziler ortaya çıkacak, filan.
Asıl haber, kulüp yöneticileri de dahil oluyorsa mesela bu partilere, o zaman skandal olur.
X