"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

“Kırmızı Hürriyet’in üstünde bir marka”

Kırmızı Reklam Ödülleri’nin mimarlarından Hürriyet Reklam Grup Başkanı Ayşe Sözeri Cemal bu yıl sekizincisi düzenlenen yarışmayla ilgili sorularımı yanıtladı.

Önceki gece Kırmızı Reklam Ödülleri dağıtıldı. Hürriyet sekiz yıldır neden bu yarışmanın arkasında duruyor?
Daha önce Kristal Elma bünyesinde basın yaratıcılığı ödüllendiriliyordu. Ancak biz Kristal Elma bünyesinde basının yeteri kadar vurgulandığına, yaratıcı gücünün yeteri kadar öne çıktığına inanmıyorduk. Bu nedenle “Basın yaratıcılığını ödüllendirdiğimiz bir yarışma daha yapalım” dedik. Çünkü biz basının gücüne inanıyoruz. Buna reklamveren de inanıyor. Okur da bu gücü veriyor.

Jüri yapınız da farklı, değil mi?
Dünyada basın yaratıcılığı dediğimizde bu tarz yarışmalardaki jüriyi sadece yaratıcılar temsil eder. Kırmızı’da ise reklamverenler, bir tane medya ajansı ve ajansın idari başkanı da temsil etsin dedik. Yani, bir reklam sırf yaratıcı diye ödülü almasın istedik. Çünkü o reklam çok da yaratıcı olsa pazardaki karşılığı tatmin edici olmayabilir, uçuk kaçabilir, belki sadece çok estetiktir. Bu şekilde seçim yapmak misyonumuza da bugünün gerçeğine de uymuyor. Jürinin bu yapısı hep yaratıcıları kolladı. Ancak öbür tarafta da bu jüride yaratıcılar hep “Bu gerçekten iş yapar mı? Ürüne hizmet eder mi?” sorularını enselerinde hissettiler. Bundan rahatsız olmadılar. “Böyle bir model düşünüyoruz” dediğimizde karşı çıkmadılar. Karşı çıkacağına ihtimal verdiğim kreatifler bile... Bu, yarışmanın sekizinci yılı. Eğer bu sürekliliği oluşturduysak, bunu biraz da yarışmanın hayatın içinden olmasına bağlıyorum.

Kristal Elma’yla Kırmızı’nın farkı nedir?
Kristal Elma’da televizyon filmleri ağırlıkta. Radyo da var, basın da var, internet de var ama bir buçuk saatlik ödül töreninde basın çok küçük bir pay alıyor. O formatta filmin gücü daha çok ortaya çıkıyor. Bu yüzden de basın hak ettiğinin biraz gerisinde kalıyor. Bu endişeyle Kırmızı’yı oluşturduk. Piyasadan da desteği bulduk.

Yarışmalar yılda bir kere karşımıza çıktığı için bir yarışmayı oturtmak, markalaştırmak çok zordur. Bir gece düzenlenir, yılın geri kalanında unutulur gider. Kırmızı’yı markalaştırmayı nasıl başardınız?
Kırmızı’yı bütün bir yıla yaydık. Dergimiz var, üç ayda bir yayınlıyoruz. Ve basın yaratıcılığıyla ilgili dünyada ve kendi içimizde tartışılanları farklı platformlarda gündeme getiriyoruz. Bunun adı bazen seminer oluyor, bazen sergi, bazen konferans, toplantı, gezi... Kısa süre önce iPad uygulamamız da başladı. Bütün bir yıla bu iletişimi yayıyoruz. Ortadan kaybolup sadece yarışma yaklaşırken kendimizi hatırlatmakla yetinmiyoruz. Ödül töreninden bir buçuk-iki ay önce de basın reklamlarıyla, e-mail’lerle duyurusunu yapıyor, herkesi ortama ısındırıyoruz. Yaratıcılar için ödül almak ve kendilerinden bahsedilmesi, gazetenin arkalarında olduğunu hissetmeleri çok önemli, çok motive edici.

Kırmızı’nın en belirgin özelliklerinden biri tarafsız duruşu. Doğan Medya Grubu dışındaki gazetelerin ve dergilerin ödül aldığını da görüyoruz. Örneğin bu yılki yarışmada Basında En İyi Dergi Reklam Kampanyası ödülü Art Grup’un Turkuaz Medya’daki Forbes dergisi için yaptığı çalışmaya gitti.
Kırmızı bu anlamda Hürriyet’in üstünde bir marka. Hürriyet’te çıkmamış bir ilan da yarışabilir. Ayrıca biz jüride yer almıyoruz. Jürinin seçtiği reklam jüriyi bağlar ve özgürdür. Bizim müdahalemiz olmaz. İki yıl önce Akşam gazetesi büyük ödülü aldığında jüri üyeleri “Biz bunu seçtik. Bu Hürriyet’in düzenlediği bir yarışma. Acaba ne olacak?” demiş. Biraz da tedirgin olmuşlar. Ödül verilince sektörle bir kez daha güven tazeledik.

Bu yıl büyük ödülü Google aldı. Bence bu çok ilginç.
İnternet için basın çok doğru bir mecra. Çünkü bugün Türkiye’de internete kıyasla basının erişimi çok daha yüksek. Dolayısıyla kendilerini duyurmak, fark ettirmek istiyorlarsa bunun için kendilerinden çok daha fazla erişimi olan bir mecrayı kullanmaları akıllıca. Profil birbirine çok benziyor. Google’ın reklamı da bence çok çarpıcı, çok zekiceydi. Basın okuru tarafından karşılığını bulacak diye düşünüyorum.
X