Kırmızı et sorunu panele konu oldu

Hürriyet Haber
26.05.2010 - 12:22 | Son Güncelleme:

Kırmızı et fiyatlarındaki artışın temel nedeninin Türkiye'de koyun, keçi ve sığır sayısını hızla azalmasına bağlı üretim düşüklüğü olduğu, hayvan varlığındaki erozyon durdurulmadıkça sorunun büyüyerek devam edeceği kaydedildi.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı tarafından düzenlenen “Kırmızı Et Bunalımı” konulu panelde, Türkiye'de hayvansal üretim, hayvan sayıları, kırmızı et fiyatlarındaki artış ve ithalat konuları ele alındı.

Panelde, Türkiye'de kırmızı et fiyatlarının yükselmesinin sorumlusunun sığır yetiştiricileri ya da besiciler olmadığı ifade edildi. Fiyat artışının temel nedeninin Türkiye'de koyun, keçi ve sığır sayısının hızla azalmasına bağlı üretim düşüklüğü olduğu vurgulanan panelde, hayvan varlığındaki erozyon durdurulmadıkça, sorunun büyüyerek devam edeceği belirtildi.

Sığır sayısını artırmayı öngören bir politika izlenirken süt fiyatlarının düşmesinin de önlenmesi gerektiğine işaret edildi.

“İTHALAT YOLUNUN AÇILMASI KIRMIZI ET VE SÜTTE ÜRETİMSİZLİĞE İTER”

Et ve Balık Kurumu (EBK) aracılığıyla yapılacak ithalat konusuna değinilen panelde, ithalatta bu denli hızlı ve kararlı olunmasının ilgili çevrelerin çoğunda önce kasaplık sığır ardından da et ithalatını sürekli kılacak bir girişim olarak değerlendirildiği kaydedildi. Bu yolun açılmasının Türkiye'yi sadece kırmızı ette değil, sütte de üretimsizliğe iteceği, böylece kırsal alanda zaten yükselmekte olan işsizlik ve açlığın iyice artacağı, et ve süt fiyatlarının da kısa sürede bugünkü değerlerinin üstüne çıkacağı görüşü dile getirildi.

Panelde, sığır sayısının 15 milyon başa, yani bugün olduğu söylenen sayısının 1,5 katına çıkarılması ve karkas ağırlığının yüzde 20 artırılması durumunda Türkiye'nin sığır eti üretiminin bugünkünün yaklaşık iki katına ulaşacağı, her iki durumunun da gerçekleştirilebilir olduğu anlatıldı. Panelde, “Koyun ve keçi sayısını iki katına çıkarmak ve sığır sayısını yüzde 50, karkas ağırlığını yüzde 20 oranında artırmak başka unsurlar değişmese de ülke kırmızı et üretimini 900 bin tondan 1,7 milyon tona taşıyacaktır” denildi.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Numan Akman da Türkiye'nin hayvan varlığı ve hayvansal üretim konusunda bilgi verdi. Akman, TÜİK rakamlarına da değindiği konuşmasında, TÜİK'in rakamlarla oynayarak bazı verileri yüksek gösterdiğini savundu.İthalat konusunda ise Akman, bunun yanlış olduğunu belirterek, hayvansal ürün ithalatının sıradan bir şey haline getirildiğini söyledi.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın da Türkiye'de kırmızı et fiyatının artmasının spekülasyon olarak değerlendirildiğini hatırlatarak, “Üretici 15 liraya keserken, markette fiyat 30 liraysa ve bir spekülatör aranıyorsa bu herhalde zincirin üretici tarafında değil. Bu konuda üretici cezalandırılmamalı” dedi.
Şili'den, Letonya'dan et getirilmesinin üreticiyi cezalandırmak olduğunu belirten Günaydın, “Bu kasti politikalardan mı yoksa piyasanın iyi okunamamasından mı kaynaklanıyor?” diye konuştu.Günaydın, Türkiye'de et fiyatının kilogramda 14 liranın altına düşürülmesi halinde et üretiminin sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

“İTHALAT DURDURULMALI”

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Üst Birliği Başkanı Mustafa Demir de 2003-2009 yılları arasında, süt fiyatları stabil gittiği için damızlık kesimlerin başladığını, bir taraftan damızlıklara teşvik verilirken bir taraftan da bunların kesime gittiğini söyledi. Maliyetlerin altındaki süt üretiminin yeterince besi materyali üretemediğini, damızlıkların kendisinin besi materyali haline geldiğini belirten Demir, besi materyalinin artırılmasına ilişkin önerilerde bulundu.
Türkiye'de üreticinin ürettiği etin, “serbest piyasadaki toptancı kasaplar, perakendeci kasaplar, EBK” aracılığıyla pazarlandığını aktaran Demir, “Bunların içinde üretici birliklerinin olmadığı görülüyor” dedi.

Hükümetin hayvan üreticilerine et fiyatları ile ilgili bir taban fiyatı oluşturması gerektiğini kaydeden Demir, EBK'nın da bu taban fiyattan hayvanlar fazla olduğu zaman satın almasını, sürdürülebilir fiyatın istikrarlı hale getirilmesini istedi. Demir, Türkiye besicileri olarak bazı isteklerini şöyle sıraladı:

“İthal et durdurulmalı. EBK acilen kesime başlamalı. Sektör paydaşları tarafından maliyet kar olacak şekilde bir taban fiyat oluşturulmalı. Önerimiz 14 lira. Yeterince sağlıklı besi materyali sağlanmalı. Ulusal Yem Konseyi kurulmalı.”
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı