Gündem Haberleri

    Kirli sular hálá satılıyor

    Hürriyet Haber
    03.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İstanbul'da kirli içme suyu satan firmalar, açıklanmalarına rağmen su satışı sürdürüyor. Sağlık İl Müdürü Dr. Osman Karaaslan, ‘‘Vatandaş, suyun kirli olduğunu bile bile alırsa biz ne yapabiliriz’’ dedi.

    SAĞLIK İl Müdürlüğü'nün, kirli olduğu için ‘sakıncalı’ ilan ettiği 8 ayrı firmanın içme suyu dün de şehirde satıldı. Kirli suların dolum tesislerinden su istasyonlarına dağıtılmasına ve evlere servis edilmesine ‘dur’ diyen olmadı. Sağlık İl Müdürü Dr. Osman Karaaslan, ‘‘Kirli suları duyurduk. Hiç olmazsa diğerleri açıklanana kadar bunlar içilmesin. Vatandaşın bilinçlenmesi lazım’’ dedi.

    Ayrıca Sağlık Müdürlüğü, tahlil sonucu temiz olduğu anlaşılan 7 su firmasını, ‘haksız rekabete yol açacağı’ gerekçesiyle açıklamadı. İncelemesi süren 28 suyla ilgili tahlil sonuçlarının yarın alınabileceğini belirten Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, temiz çıkan firmaların hep birlikte açıklanabileceğini bildirdiler.

    Sağlık Müdürlüğü'nün geçtiğimiz cuma günü kirli suları açıklarken, pazartesi gününe kadar geçecek 3 günlük süre içinde temiz çıkan suları açıklamaması tepki çekti ve ‘saçmalık’ olarak nitelendi. Rekabet uzmanı Prof. Dr. Arif Esin, Sağlık Müdürlüğü'nün bu tutumunu, ‘‘Asıl onlar haksız rekabet yapıyorlar’’ diye eleştirdi.

    Sağlık Müdürlüğü, İstanbul'a içme suyu veren il içi ve dışı 56 kaynaktan alınan su örnekleri almış, tahlilleri sonuçlanan 15 firmadan 8'inin mikroplu olduğunu önceki gün (cuma) açıklamıştı. Kirli suların; Hünkar Su, Koru Su, Özlem Pınar, Sırmakeş, Canpınar, Yuvacık, Şadırvan ve Kırkpınar olduğu bildirilmişti.

    Sağlık Müdürü Dr. Karaaslan, ‘‘En azından kirli çıkanlar belli. Onları değil, diğerlerini içsinler. Kirli olduğunu bile bile alırlarsa biz ne yapabiliriz?’’ dedi.

    Kirli bulunan su kaynakları ve istasyonlarından yine örnek alınacağını söyleyen Dr. Karaaslan, ‘‘15 gün sonra sular yine kirli çıkarsa, süresiz kapama cezası veriliyor. Valiliğe bildiriyoruz ve savcılığa veriyoruz’’ dedi. Genellikle su kaynaklarının temiz olduğunu ancak suların dolum ve dağıtım sırasında kirlendiğini belirten Dr. Karaaslan, ‘‘Bu kirlenmeler polisiye önlemlerle önlenemez. Hologram yapıştırılması uygulamasına mutlaka geçmek gerekiyor. Hologramla, firmaların ne kadar su ürettiği izlenebilir. Kaçak dolumların önüne geçilebilir’’ dedi.

    Dr. Karaaslan, İstanbul'a içme suyu veren il dışı kaynakların, ilgili valiliklere yazıyla bildirildiğini söyledi.

    Gıda Kontrol ve Çevre Sağlığından Sorumlu Sağlık İl Müdür Yardımcısı Dr. Zafer Çağlar, suları temiz bulunan firmaların isimlerini, haksız rekabete yol açabileceği gerekçesiyle ‘henüz’ açıklayamacaklarını söyledi. Laboratuvarların kapasitesinin tüm firmaların analizini bir anda yapmaya olanak tanımadığını belirten Dr. Çağlar, diğer 28 firmanın sonuçlarının yarın açıklanacağını söyledi.

    Kirli bulunan sularda, farklı oranlarda ‘e.koli’ denilen mikroorganizmalara rastladıklarını belirten Dr. Çağlar, ‘‘Elde edilen organizmalar hastalığa yol açan organizmalar değil. Ancak suların ‘temiz' olduğunu söyleyebilmek için hiç mikroorganizma bulunmaması gerekiyor. E.koli suyun kirlenebilir olduğunu yani bu sularda başka hastalık yapıcı mikroorganizmaların da üreyebileceğini gösteriyor. Bu yüzden de önlem almak gerekiyor’’ dedi.

    Kaynaklara ruhsat verilirken aranan parametrelere uyulduğunu söyleyen Dr. Çağlar, ‘‘Ancak dolum, taşıma veya satış sırasında yanlışlıklar olabiliyor. Hatta sahte kapak bulup, korsan dolum yapılabiliyor’’ dedi.

    Fabrikayı kapatsınlar

    ‘Yasaklı' sulardan Hünkar Su satan bayilerden, Yakup Hacıkerimoğlu, Sapanca'daki firmanın sabah 34 bidon su bıraktığını belirterek, ‘‘Vatandaş telefon üstüne telefon ediyor. Biryandan kirli deniliyor, diğer yandan yeni su getiriliyor. Dükkanı kapatan yok. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kirliyse fabrika neden kapatılmıyor’’ dedi.

    İSTANBUL Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, rekabet uzmanı Prof. Dr. Arif Esin, incelemeleri tamamlanan su örneklerinden temiz çıkanların açıklanmamasını, ‘incelemesi süren 28 şirketten, kirli bulunacaklar lehine' haksız rekabet olduğunu söyledi. Prof. Dr. Esin, ‘‘İl Sağlık Müdürlüğü, kirli çıkan şirketler gibi temiz çıkan şirketleri de derhal açıklamalı. İncelemesi süren şirketlerin de listesini vermeli. Haksız rekabet ancak böyle önlenir ve adil davranılır’’ dedi. Konunun Rekabet Kanunu'nu değil halk sağlığını ilgilendirdiğini de vurgulayan Prof. Dr. Esin, ‘‘Asıl onlar haksız rekabet yapıyorlar. Neden açıklamadıkları düşündürücü. Ne için Rekabet Kanunu'nun arkasına sığınıyorlar. İl Sağlık Müdürü, nereden öğrendiyse bu kanunu öğrenmiş, kanunun arkasına sığınarak, birilerini mi koruyor?’’ diye konuştu.

    Doldururken kirletiyorlar

    Halk sağlığı uzmanı Dr. Murat Fırat, suda mikroorganizmaların varlığının istenmeyen ve riskli bir durum olduğunu söyledi. Bazı mikroorganizmaların yararlı olduğunu belirten Dr. Fırat, ‘‘Ama suyun içinde hiçbir mikroorganizma istenmez. Su mikroorganizmaların üremesi için ideal bir ortam. Hızla çoğalırlar. Mikroorganizmalar, özellikle ishalli hastalıkların oluşmasında önemli etkenler’’ dedi.

    Suyun daha çok su doldurulurken, taşınırken kirlendiğini belirten Dr. Fırat, ‘‘Dolum ortamının temiz olması şart. Açık ortamda doldurulması halinde havadaki mikroorganizmalar suya bulaşabilir. Su kaplarının yeterince temizlenmemesi de mikroorganizmaların bulaşmasına yol açar. Şişelerin iyi kapanması da ihmal edilmemeli’’ dedi.

    Suyun içinde e.koli bulunmasının suyun insan ve hayvan dışkısıyla bulaştığını gösterdiğini belirten Dr. Fırat, ‘‘E.koli daha çok idrar yollarıyla atılan mikroorganizmalar. Çok ciddi hastalık yapmaz. Ama biz e.koliden kolera, tifo, dizanteri gibi daha ciddi ve bulaşıcı hastalıklar yapan mikroorganizmalardan korkuyoruz. E.koliyle kirlenen sulara bunların da bulaşması riski daha yüksek’’ dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı