Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kırkbeşlikler dönmeye devam...

Eski kırkbeşlik meraklısı olup da, yakın bir geçmişe kadar çerçöp biriktiren, eski kafalı kişiler olarak görülen plak koleksiyoncuları bugün altın devrini yaşıyor.

Bu durumu plak fetişizmine götürme taraftarı değilim ama müziği analog dinlemeyi hálá çok seven; orijinal, çıtırtılı kayıt meraklısı, iflah olmaz bir adam olduğumdan; hem memlekette hem yurtdışında hatırı sayılır paralar yatırıyorum plaklara. O çok sevdiğim yetmişlerin Türkçe poplarını ise özellikle yine o yıllarda satın alınmış eski bir pikaptan dinliyorum ısrarla. "İyi, güzel söylüyorsun da bize ne bunlardan kardeşim" diyorsanız orda bir durun derim. Siz nasıl bakıyorsunuz bilmem ama bu sevgi böyle bir şey işte.

Defalarca da yazdım; yetmişlerde ne kadar iyi şarkılar yapıldığının anlaşılmasını istiyor; bugünün "ortaya karışık" ticari ürünlerinin o yıllardan alması gereken büyük dersler olduğunu düşünüyorum.

Bu nedenle de fırsat buldukça o yıllardan, o şarkılardan söz ederek çorbada tuzum olsun diye çabalıyorum. Her yazdığımda da altını çizerek bu işlere yıllarını vermiş Naim Dilmener, Hakan Eren, Mehmet Teoman gibi isimlere bir teşekkür borcumuz olduğunu hatırlatıyorum.

EZBERE BİLDİĞİMİZ ŞARKILAR

Peki bu eski kırkbeşlik meraklıları neden altın devrini yaşıyor sizce? İşte demin bazılarının isimlerini saydığım üç beş kişinin çabaları sonucu o yıllara, o şarkılara, o sound’a duyulan ilginin artması sonucunda...

Yazılan kitaplar, yazılar; verilen partiler, çıkan karma CD’ler derken gençler arasında da merak uyandırmaya başladı yetmişler. Kimse bitpazarına nur yağsın falan demiyor. Oralarda saplanmış, yeniliklere kapalı falan da değiliz çok şükür. Ama biz o şarkılara inanıyor, onları seviyoruz. Ve istiyoruz ki daha çok insan sevsin, mesele bundan ibaret.

Türlü bürokratik engeli aşıp, orijinal kayıtlara sadık kalarak kaydedilen "Bir Zamanlar" Serisi de o yılların en sevilen şarkılarını içeren karma bir albüm. Serinin ikinci albümü geçtiğimiz günlerde çıktı. Çalışma, ağırlıklı olarak yetmişlerin hitlerinden oluşuyor; kısmen de seksenlerin ilk yarısına uğruyor. Albümde yer alan 20 hit şarkının bazılarının ismini zikredelim isterseniz. Söz konusu yetmişler olunca ismini söylemek yetiyor nasıl olsa; beyniniz derhal şarkıyı söylemeye başlıyor: Nil Burak’tan Birisine Birisine, Salim Dündar’dan Boş Vere Vere, Asu Maralman’dan Bal Gibi Olur, Yeliz’den Yalan, Esin Engin’den Buruk Acı, Berkant’tan Samanyolu, Kamuran Akkor’dan Mavi Boncuk, Rezzan Yücel’den Bu Gece, Banu’dan Unutulur, Esmeray’dan Gel Tezkere Gel ve diğerleri...

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Babylon’da albümün tanıtım gecesi vardı. Albümde yer alan efsane isimlerin bir bölümü sahne alarak şarkılarını söylediler. O yıllar hakkında konuşuldu, dans edildi. Bunların hepsi bir yana mekan, üstelik günlerden pazartesi olmasına karşın hınca hınç doluydu. Kapıdan girmekte, paltomuzu asmakta bile zorlandık. Sahneyi görebilmek için yapmadığımız cambazlık kalmadı. Durumu sahnede bir konuşma yapan müzik yazarı Naim Dilmener şu şekilde özetledi: "Biz kırkbeşlikçiler bu kadar ilgiye alışık değiliz." Ama diğerleri için geçerli olduğu gibi onun da yüzünde bunca yıllık uğraşının karşılıksız kalmadığını görmekten kaynaklanan bir tebessüm vardı. Albüm hakkında daha detaylı bilgi isterseniz: <ı>www.birzamanlar.net
X