« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Kırılacak kol kalmadı

"Kulüpteki anti demokratik sistemin değişmesi şart. Bugüne kadar bize birçok konuda yanlış yapıldı. Her defasında ’kol kırılır yen içinde kalır’ dedik, sustuk. Ama artık ortada kol bile kalmadı. Canaydın hepimizi küstürdü."

Bayram AYDIN
SON GÜNCELLEME

TURGAY Kıran, Galatasaray Kulübü’nün 20 Mart 2004’te yaptığı olağan kongresinde adını duyurdu. Sürekli gülen yüzü ve etrafına verdiği pozitif enerji ile başta genel kurul üyeleri olmak üzere herkesin sevgisini kazanmıştı. Büyük bir cesaretle Galatasaray Kulübü Başkanlığı’na aday olan Kıran’ın rakipleri Özhan Canaydın ve Mehmet Cansun idi. Canaydın ile Cansun arasında geçecek yarışta Kıran’a gidecek oylar başkanı belirleyecekti. Son ana kadar başkan adaylığından çekilmeyen Turgay Kıran, genel kurul üyelerinden gelen baskılar üzerine rakip adaylardan birini seçmek durumunda kaldı ve Canaydın’ı tercih etti. Kıran, listesine girmeden önce Canaydın’la yaptığı görüşmede bütün projelerini kabul ettirmiş ve ikinci başkanlık sözü de almıştı.

Birçok kişiye yüklendi

Başlangıçta her şey çok iyi gidiyordu. Fakat sonra işler değişti. Sportif başarısızlık ve mali sorunların da etkisiyle Turgay Kıran ile Özhan Canaydın’ın arası açıldı. Öyle ki, Kıran son aylarda yönetim kurulu toplantılarına bile katılmadı.Önümüzdeki mart ayında yapılacak kongrede tekrar başkanlığa aday olmayı düşünen Turgay Kıran’la, yönetim kurulundan kopma nedenlerini konuştuk. Galatasaray camiasında önemli bir yeri olan Kıran, yaklaşık 2 saat süren sohbetimizde başta Özhan Canaydın olmak üzere birçok kişiye yüklendi. Kulüpte gördüğü yanlışları açık bir dille anlattı...

Mantalite değişmeli

"Olay sistemde kilitlendi. Bu mantalitenin değişmesi gerekir. Sportif A.Ş.’ye bakıyorsunuz, diğer bütün kurullara bakıyorsunuz, hep aynı kişiler var.
Biz yola çıkmadan önce Canaydın’la bu sistemin değişmesi için pazarlık yaptık ve ortak bir noktada buluştuk. Galatasaray’ın aleyhine olan bu sistemin değişmesi gerektiğini o da kabul etti. Basın sözcülüğü görevini de bana veren Özhan Canaydın, beni medyaya şöyle lanse etmişti:

"Cemiyet beni asık suratlı olarak biliyor. Turgay bizim gülen yüzümüz olacak."

Fakat, yola çıkınca işler umduğumuz gibi gitmedi. Verilen sözler tutulmadı. İkinci başkanlık sözü verildi ama güme gitti. Yönetim kurullarının başarılı olabilmesi için ekip çalışması şarttır. Başkan ve yanındakiler ne kadar uyumluysa, başarılı olma şansınız o kadar yükselir. Bizde maalesef böyle bir uyumdan söz etmek mümkün değildi. Özhan Canaydın ilk zamanlar ekip ruhu ile çalıştı. Ancak daha sonra tek adamlığa döndü. Tamam, hepimiz kendisini seviyoruz sayıyoruz ama egoları var. Mesela Riva Projesi ile ilgili olağanüstü genel kurul kararını bize sormadan tek başına aldı. Bize sorma gereği bile duymadı. Yönetim kurulunda herkesin bir görevi vardı. Sorun bakalım kaç kişi görevlerini layıkıyla yapabildi.

Canaydın tek adamdır

Ben başkana kızmıyorum. Sayın başkanımızı etrafındaki birkaç kişi yönlendiriyor. Onların sözünden çıkmıyor. Canaydın kararları hep tek başına alır ve uygular. Yönetimde kimsenin söz hakkı yoktur. Biz ciddi bir ekiple yönetelim dedik. Çok yönlü çalışan ve kararları ortak alan bir yönetim kurulu olsun istedik ama dinlemedi. Bizi küstürdü. Daha doğrusu herkesi küstürdü. Ama şunu da söyleyeyim, yönetimdeki diğer arkadaşların Sayın Canaydın’a söz söyleme hakkı yok. Çünkü hepsi onun tarzını ve yönetim anlayışını bilerek geldiler. Ben yönetime öyle girmedim. İstediğim şeylerin pazarlığını yaptım, kabul ettirdim ve öyle girdim.

Ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarımın rahatsızlığı epeydir var. Yani, yönetimdeki parçalanmışlık yeni değil. Bugüne kadar bize birçok konuda yanlış yapıldı. Her defasında ’kol kırılır yen içinde kalır’ dedik, sustuk. Ama artık ortada kol bile kalmadı.

Akıllı olursak bütün sorunlar çözülür

GALATASARAY’ın maddi sorunları çözülmeyecek boyutta değil. Yeter ki, kulübün kaynakları akıllıca kullanılsın, işin uzmanlarına hazırlatılmış projeler uygulansın. Bizim 100’üncü yıl için geliştirdiğimiz bir piyango projemiz vardı. 60 trilyon lira ciro bekliyorduk. Bunun en az 35-40 trilyon lirası kulübe kalacaktı. Yönetim kurulu üyeleri onayladı ama birisi onaylamadı! Avrupa Taraftar Kartı Projesi konusunda da bazı çalışmalarımız oldu. Fakat bazı sorunlar çıktı ve projemiz uygulanamadı. Avrupa Taraftar Kartı Projesi, sağlam temellere oturmadığı için başarılı olamadı. Reklamı için 1 milyon 100 bin Euro harcadık ama sadece 4 bin tane satabildik. Büyük zarar edildi. Hala devam ediyor ama çok sönük.

Spor Sorumlu Müdürümüz Esat Yılmaer ve arkadaşımız Bayram Aydın’ın sorularını yanıtlayan Turgay Kıran, "Canaydın, verdiği sözleri tutmadı" dedi.

100’üncü  yılımıza  yazık ettik

100
’üncü yıl kutlamaları çok sönük geçti. Güzel projeler ürettik ama kabul ettiremedik. İlginçtir, proje hazırlayıp başkana sunuyoruz. Üstelik yönetimden de geçiyor, ama biri geliyor, "Başkan bunu istemiyor" diyor ve proje rafa kalkıyor. Ezeli rakibimiz F.Bahçe’nin yöneticileri bile 2007’deki 100’üncü yıl kutlamalarında neler yapabileceklerini bize sordu. Ama biz fikirlerimizi kendi kulübümüze kabul ettiremedik. 100’üncü yılımıza yazık ettik.

Bu anlayış başarısızlığa mahkumdur

ÖZHAN Canaydın
’ın benimsediği yönetim anlayışıyla bir yere varmak mümkün değil. Bu anlayış başarısızlığa mahkumdur. Bir diğer yanlış da liseli-lisesiz ayrımı konusunda. Böyle bir ayrım olamaz. Hepimiz Galatasaraylıyız.

HEYECAN VE SEVGİ YOK

14
sene şampiyon olamadığımız dönemde bile değerlerimiz hiç bu kadar düşmedi. Heyecan ve sevgi yok. Yönetim dışında değil yönetimde de durum böyle. Alışılmış Galatasaray gelenekleri yok maalesef.


Bunları da Beğenebilirsiniz