Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kıraç ve Gökhan Kırdar

Geçen gün kumanda elimde, o kanaldan öbürüne gezerken bir magazin programında durdum. Muhabir arkadaş güzel bir damar yakaladığını fark etmiş, röportaj yaptığı Kıraç’ı gaza getirmeye çalışıyordu o sırada. Bir süre sonra mevzunun diziler ve müzikleri olduğunu anladım.

Kıraç, yaptığı müziklerin dizilerin reytingi ve başarısı üzerinde çok etkili olduğunu söylüyordu. Acar muhabir arkadaş, ‘Peki bir yüzde verebilir misiniz; yüzde kaç etkilidir müzikler’ cinsinden veciz bir soru sordu. Hadi onlar soruyor da müzisyen arkadaşlar nasıl bu kumpasa geliyor, anlamakta güçlük çekiyorum. Bizim Kıraç bir süre düşündükten sonra ‘Yüzde kırktır’ dedi. Hani sanırsınız ki, bu konuyla ilgili elinde önemli araştırmalar var. Öyle kendinden emin bir ifade var yüzünde... Bir süre sonra daha da gaza gelerek ‘Hatta bu etki duruma göre yüzde seksenlere kadar çıkabilir...’ diye devam ediyor konuşmasına. Bıraksak, ‘Ben müziklerini yapmasam Bir İstanbul Masalı, Zerda, Aliye ve Yağmur Zamanı reyting alamazdı’ noktasına gelmesi an meselesi.

Tabii magazinciler durur mu, hemen söz konusu dizilerin oyuncularına, yönetmenlerine mikrofon uzatıp olayı ‘gündem’ haline getirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Peki, Kıraç kardeşimiz bu söylediklerine gerçekten inanıyor mu? Ben kendisini yıllar öncesinden iyi niyetli ve mütevazı bir adam olarak tanıyorum. Yaptığı işte ne kadar başarılı olduğunu da herkes biliyor. Yani öyle magazincilerin gazına gelip de, sanki ‘Bu işte Kıraç’ın hiç payı yok, bizi kandırmasın’ falan diyormuşuz gibi karşı taarruza geçmesinin ne alemi var? Hele hele magazin malzemesi olmaktan bucak bucak kaçan bir adamken...

Senaristi, oyuncusu, yönetmeni, müzisyeni; bırakın onları ışıkçısı, dekorcusu, şoförüyle ortada iyi bir ekip olmadan başarı kazanılmayacağını; dizi izleniyor olmasa o şarkıların hiçbir anlamı olmayacağını Kıraç bilmiyor olamaz. Ben kendisine mütevazılığı elden bırakmamasını öneririm. Çünkü dizginleri bir an önce ele almazsa, iş megalomaniye varacak gibi görünüyor. Artık yüzdeler falan verecek hale gelmiş, baksanıza...

Öte yandan bir de Gökhan Kırdar var biliyorsunuz. Kurtlar Vadisi, Haziran Gecesi, Yabancı Damat, Aynalar, Dönme Dolap gibi dizilerin müziklerini yapan adam. Haziran Gecesi’nin şarkılarını içeren Yağmur albümü geçtiğimiz aylarda piyasaya çıktı. Çok da başarılı bir iş çıkarmış.

Kırdar’ın işleri popüler zeminde tüketilmesi çok daha zor bir sound içeriyor aslında. Öte yandan, özellikle Kurtlar Vadisi gibi hedef kitlesi ağırlıklı olarak erkek olan bir dizinin başarısında önemli payı var Gökhan Kırdar’ın. Ancak o da Kıraç’ın aksine tevazudan kırılmak üzere. Yok denecek kadar az konuşuyor; yüzünü biraz fazla gizliyor. ‘Ben işime bakarım, gerisi beni ilgilendirmez’ diyor olabilir. Ancak bu tip işlerin de prim yaptığının mesajını verebilmek ve yeni Gökhan Kırdar’ların cesaretlenmesini sağlamak için biraz olsun öne çıkmakta fayda var diye düşünüyorum.

Biz dizilerimizin müziklerinden ziyadesiyle memnunuz. Başarı yüzdeleri ile falan da ilgilenmiyoruz. Doğru projelerin içinde yer alıp işini iyi yapan müzisyenleri de gönülden destekliyoruz. Gerisi ise bir miktar magazin geyiği oluyor...
X