Kimyasalı atan YARGILANMALI

Hürriyet Haber
19.09.2013 - 00:09 | Son Güncelleme:

Almanya Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Hürriyet ekibiyle memleketi Köln’de Urfalı İsmail’e ait Damla pastanesinde buluştu. Westerwelle, Fatih Çekirge, Celal Özcan ve Tuncay Yıldırım’ın sorularını yanıtladı.

SURİYE’de kriz her geçen gün daha da büyüyor. Suriye’de kimyasal silah kullanıldığı kesinleşti. Askeri müdahale olacak mı?
Ben askeri müdahale konusunda çok kuşkuluyum. Suriye’de kalıcı bir barışın siyasi bir çözümle sağlanacağına inanıyorum. Biz Türkiye’ye patriot hava savunma sistemini göndererek, büyük dayanışma sergiledik.

Her gün masanıza bir çok dosyalar geliyor. En üstteki dosya hangisi?
Maalasef bir süreden beri Suriye. Rusya’nın uzun süre koruyucu elini Şam rejimi üzerinde tutması beni çok endişelendiriyor. BM’nin kimyasal silah müfettişleri Suriye’de gerçekten o korkunç kimyasal silahların kullanıldığını tespit etti. Şimdi sorumluların hesap vermesi için BM Güvenlik Konseyi, Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi’ne başvurmalı.

ESAT REJİMİ
Siz sorumluların kim olduğunu biliyor musunuz?
Tüm belirtiler kimyasal silahların kullanımından Esad rejiminin sorumlu olduğu yönünde. Bu konuda bağımsız, yetkili merci Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi’dir. Mahkeme şimdi göreve başlamalı. Bunun için BM Güvenlik Konseyi yeşil ışık yakmalı.

Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi’nin adım atması için mutlaka kimyasal silahların kullanılması mı gerekiyordu?
İç savaş korkunç bir şey ve çok kurban aldı. Yüz bini aşkın ölü, milyonlarca mülteci. Ama muhalefet savaşan herkes de, gerçekten bizim tarafımızda değil. Bir teröristin Esad’a karşı savaşması gerçeği, onu otomatikman bizim dostumuz yapmaz. Kimyasal silahların kullanımı bir medeniyet katliamıdır. 21’inci yüzyılda ilk kez olmuştur. Biz uluslararası hukukun tüm imkanlarıyla bunun üzerine gitmezsek, başkalarının da bunu taklit etme riski çok yüksek.

Esad’sız bir çözüm görebiliyor musunuz?
Bu soru siyasi bir çözümün yolunu gösterecek olan ikinci Cenevre Konferansı’nda gündeme gelecek. Birinci Cenevre Konferansı yönü belirledi. Çatışan tarafların uzlaşmasıyla oluşmuş gerçek bir yürütme ve yönetme yetkisine sahip, geçici bir Suriye hükümeti. Bazıları halen askeri bir çözüm ihtimaline inanıyor. Ben buna inanmıyorum. Askeri bir çözümün sonu daha fazla terör, daha parçalanmış bir devlet olacaktır. İç savaşı kim kazanırsa kazansın, silahlı gruplar yeraltına çekilecek. Yeni bir terör oluşacak ve bu Türkiye’yi ve Orta Avrupa’yı da tehdit edecektir. En büyük endişem bu. Bunun bazı örneklerini Irak’ta görüyoruz.

Esad gönüllü çekilip gitmezse ne olacak?
Rusya uzun süre destekledi. Ama şimdi yeniden siyasi bir çözüm küçük bir şans oluştu. Bu anı, fırsatı iyi kullanmamız lazım. Gelecek hafta BM New York’ta toplanacak. Siyasi süreci yeni bir ivme kazandırması lazım. Seçimlerden bir gün sonra New York’a gitmemin nedeni de bu olacak.

Kimyasalı atan YARGILANMALI

Böyle bir güç acaba pazar günü ne yapar

DÜNYANIN en güçlü ilk on kişisini saysak... Birisi mutlaka Alman Dışişleri Bakanı’dır. Peki böyle bir güç mesela pazar günü ne yapar? Önceki sabah Köln’de Urfalı İsmail’in pastanesinde kahvaltı yaparken sordum Guido Westerwelle’ye.. “Koşuyorum...” dedi. “Uzun uzun koşuyorum. Sonra uzun bir kahvaltı... Belki bir opera...” Bakan anlatırken İsmail börekleri getiriyordu. Duvarlarda Şanlıurfa’nın muhteşem resimleri. O resimlere bakarken Alman Bakan “Ah İstanbul” dedi... “İlk görüşte âşık oldum İstanbul’a. O nasıl bir güzelliktir...” Uzun bir sohbet yaptık Westerwelle’yle, ayrıntıları bugün gazetede. Detayları hem gazetede hem de hurriyet.com.tr’de... Bendeki kısa izlenim ise şöyle: Müthiş bir tevazu... Saygın bir derinlik... Sportmen bir yapı... Korumalarıyla arkadaş... Sanki bir siyasetçi ya da bir iktidar gücüyle değil, üniversiteden bir arkadaşımızla konuştuk... Bugün Hamburg’da Başbakan Angela Merkel’i izleyeceğim. Sonraki detayları cuma günü köşemde aktaracağım... Köln-Hamburg

ASKER ÇÖZÜM DEĞİL
Dışişleri bakanlarının Cenevre’de uzlaşma sağlamasının Esad rejimine zaman kazandırdığı yönünde eleştiriler var. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Askeri çözüme inanmıyorum. Cenevre’deki hareketi destekliyorum. Biz aynı göz hizasında bir partneriz. Aynı zamanda NATO ortağıyız. Her konuda adımlarımızı konuşarak atıyoruz. Ama Suriye’den Türkiye’ye bir mülteci akını yaşandığı için Türkiye’nin durumu farklı. Suriye’de askeri çatışma ne kadar büyürse, savaş ne kadar uzun sürerse, o kadar daha fazla insan komşu ülkelere akın edecektir. Türkiye’nin Suriye’den kaçanlara kucak açmasına derin saygı duyuyorum.

BİZE SÜRPRİZ OLMADI
ABD önce askeri müdahale istedi, ama sonra Dışişleri Bakanı Kerry Londra’da “Eğer Suriye kimyasal silahlarını yok ederse, askeri müdahaleye gerek kalmaz” dedi. Kerry’nin dili mi sürçtü?

Bu açıklamadan günlerce önce St. Petersburg’daki G20 Zirvesi’nde ve Vilnius’taki Avrupa Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda Suriye’nin kimyasal silahlarını etkisiz hale getirmek için mümkün olabilecek çözümleri enine boyuna görüştük. Kerry’nin bu sözleri kamuoyu için sürpriz olabilir ama diplomatlar bir süredir bu konuyu görüşüyordu. Kerry Londra’da bunun için uygun zamanı buldu. Belki de spontane söyledi. Bir hafta sonra Rusya’nın da etkisiyle akıllı bir sonuca vardık.

Türkiye’nin 15 yıl önceki halini hatılıyorum da...
İSPANYOLLAR, Yunanlılar genel seçim sonuçlarını Almanya’da merakla bekliyor. Elbette merak ettikleri soru Almanya yardımı sürdürecek mi?

Almanya milli bütçe kadar teminat üstlendi. Bu örnek bir Avrupa dayanışması. Ama tek başına para vermekle sorun çözülmüyor. Türkiye bunu çok iyi gösterdi. Reformları yaparsanız, yeni küreselleşme çağına ayak uydurabiliyorsanız, kendi rekabete gücünüzü kuvvetlendirebiliyorsanız, o zaman çok şeye ulaşabilirsiniz: Ekonomik büyüme, daha çok işyeri, ücret artışı ve daha fazla refah. Bu yüzden benim politikamın özü eski borç politikasına geri dönmemek. Avrupa’da borç yapan ülkeler bugün kitlesel işsizlik ve daha kötüsü gençler arasında kitlesel işsizlikle baş başalar. Borç politikası kitlesel işsizliği beraberinde getiriyor. Borç batağındaki bir ülkeye kim yatırım yapar? Ben Türkiye’nin 15 yıl önceki halini çok iyi hatırlıyorum ve bugünkü durumunu görüyoruz. Bu, sadece sıkı bir iş ve disiplinle, reformlarla ve rekabet gücüyle olabilir.

Arkadaşım Davutoğlu ile çok iyi uzlaşı sağladık
DIŞİŞLERİ Bakanı Davutoğlu, AB ile 22’nci faslın açıldığını söyledi. Ama Komisyon, bu konuda henüz nihai bir karar olmadığını, ilerleme raporundan sonra buna karar vereceklerini söyledi. Şu anda durum nedir?

Biz 22’nci faslın açılmasını kararlaştırdık. Bu arkadaşım Davutoğlu ile mükemmel bir işbirliği sayesinde oldu. Çok iyi bir uzlaşı sağladık. Şimdi AB komisyonunun ekimdeki ilerleme raporunu bekliyoruz. Ondan sonra son kararları vereceğiz.

YARIN: BAKAN WESTERWELLE SINIRDAKİ ÇİLE İÇİN NELER SÖYLEDİ?

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı