"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Kimseye gırtlağımdan midemden bağlanmadım

<B>DIŞ </B>ticaretten sorumlu Devlet Bakanı <B>Kürşad Tüzmen</B> aradı... İlk sözü, <B>‘Bunlar karnından konuşuyor’</B> oldu...

Dünkü, ‘Hanım bugün sana pırlanta alayım mı’ yazımdan söz ediyordu...

Önce konuyu özetleyeyim:

Yerel seçimden hemen sonra Dahilde İşleme Rejimi (DİR) çerçevesinde de olsa 10, 16, 20 ve 30 numaralı ipliklerin ithalatı durdurulmuş, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçılarından çok şikayet yükselince üç haftada karar yumuşatılmıştı. Şimdi, DİR kapsamında ihtiyaçlarının yarısı kadar iplik ithalatı yapabilen hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçıları, ‘Üç hafta yürürlükte kalan uygulama ile iplik üreticileri fiyatla istedikleri gibi oynama gücü kazandı. Birilerine seçim teşekkürü için bu kararı alındı. Biz yandık, adamların stok sorunu çözüldü’ diye dert yanıyordu.

Kürşad Tüzmen, ‘Kararların seçimle kesinlikle ilgisi yok’
dedikten sonra kararı kendi penceresinden şöyle anlattı:

‘Bizim belediye başkan adayımızın (şu anda başkan) Abdülkadir Konukoğlu (iplik kralı) ile ilgisi yoktu. Çok sonra destekleme kararı aldı. Dolayısıyla seçim teşekkürü yok ortada. Ayrıca, Kahramanmaraşlı iplikçiler daha zor durumdaydı. Düşük kur ortamında başka çaremiz yoktu. İhracatçılar burnunun dibindeki iplik yerine 1 cent daha ucuza 5 bin kilometre öteden iplik almayı tercih ediyordu. Yerli iplikçimizi de düşünmek durumundaydık.’

Peki, karar neden üç haftada yumuşatılmıştı? Tüzmen, bu soruya da şu yanıtı verdi: ‘Denizli’deki havlu ve bornoz üreticisi arkadaşlar, ‘yandık’ diye bağırmaya başladılar. Durumu inceledik ve önceki kararı yumuşattık.’

Tüzmen,
alınan kararlarda tüm tarafları aynı ölçüde memnun etmenin zorluğuna değinip, ilgili sektörlere şu mesajı verdi: ‘İhracata darbe vuracak karar almamız söz konusu olamaz. Ancak, yerli üreticiyi düşünmek gerekiyor. Kararları alırken tarafları toplayıp konuştuk, anlaştık. Bize birşey söylemiyorlar, sonra karınlarından konuşur gibi dedikodu yapıyorlar. Çok şükür ki kimseye gırtlağımdan, midemden bağlanmadım. Bunu da bürokrasi geçmişinde, şimdi siyaset hayatımda gayet iyi gösterdim.’

Anlaşılan Tüzmen’in tüm tarafları toplayıp, yeniden ‘Eteğinizdeki taşları dökün, en doğru yolu bulalım’ demesi ve dengeyi bulması gerekiyor.

Yoksa yakınmalar pek biteceğe benzemiyor...
X