Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kimsenin itiraf edemediği gerçek

Ayşen GÜR

OKUL SERVİSLERİ SORUNU

BUGÜN manşetimizdeki haber, okul servisi denilen ucubenin ne olduğunu, nasıl işlediğini, hatta niye böyle işlediğini ortaya koyan tipik bir örnek.

Bu sistemi şöyle özetleyebiliriz:

Devlet bütün çocuk vatandaşlarına 8 yıllık parasız eğitim vaad etmiştir.

Ancak devlet müflistir ve bu vaadini yerine getirmesi imkansızdır.

Bu yüzden bir yerden para bulmak zorundadır. Bunu sağlayabileceği tek kaynak, velilerdir.

Velilerden aldığı paraya 'bağış', 'katkı payı' gibi isimler icad etmiştir. Ama en sağlam yöntemlerden birini, öğrencilerin okula servis araçlarıyla taşınması sayesinde bulmuştur.

Öğrenciler servis araçlarıyla okula taşınmakta, veliler bunun için bir para vermektedir.

Ama verdikleri paranın bir bölümü de bilgisayar bağışı, okulun boyanması, personelin ücretinin bir kısmının ödenmesi, okul gezilerine bedava araç sağlanması şeklinde okullara gitmektedir.

Ancak sistemin adı hala 'parasız eğitim'dir ve okulların yarı yarıya özelleştirildiğini kimse itiraf edememektedir.

Bu yüzden bu yarı-özelleştirmeye bir kılıf bulmak, veliden okula kaynak aktarımını aracılarla yapmak gerekmektedir.

Bu aracılar servis şirketleridir. İster Ticaret Odası'na, ister Esnaf Odası'na, ister Mafya Odası'na bağlı olsunlar, bu gerçek değişmemektedir.

Her sene okullarda açık eksiltme usulüyle ihaleler yapılmakta, bir servis şirketi seçilmektedir. Bir ihale yapıldığı için sisteme 'serbest rekabet' adı da takılmıştır.

Ama gerçekte ortada ne serbesti, ne rekabet vardır. Aksine, öğrenci taşımacılığı tekel altına alınmış, veli çocuğunu kendi bulduğu bir yöntemle okula gönderme hakkından mahrum edilmiştir.

Veliler aralarında birleşip içlerinden birinin arabasıyla çocuklarını okula taşımak ya da bir taksi tutup çocuklarını bununla okula göndermek istediklerinde karşılarında okul yönetimini bulmaktadır.

Çünkü böyle yaparlarsa, okula kim bilgisayar bağışlayacak, kim boya-badana yaptıracak, Milli Eğitim'in düşük ücretlerini kim telafi edecektir?

Bütün velilerin servis şirketine para ödemesi gerekmektedir ki, okula kaynak aktarılabilsin!

İşte bu yüzden bugün okullarda servis diktası vardır. İşte bu yüzden bugün okul müdürleri kapılarda bekçilik yapmakta, hangi öğrenci okula nasıl geliyor diye takip etmekte, birtakım servis şirketlerinin adamları bu yüzden velileri tehdit etmektedir.

Kısacası veli, okulun velinimeti haline gelmiştir. Ama bu ne tuhaf liberal ekonomi, bu ne garip serbest rekabettir ki, parayı veren düdüğü çalamamakta, aksine kendi parasıyla rezil olmakta, hakları elinden alınmaktadır!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI