« Hürriyet.com.tr

Kimse onun kadar güzel yaşlanamaz, kimse onun kadar güzel ölemez

Hürriyet Haber
X

Dakikalardır Hürriyet Web’in birinci manşetindeki fotoğrafa bakıyorum.
Bakıyorum ve doyamıyorum.
Sean Connery güzel yaşlandı derler.
Evet ama Müşfik Kenter kadar kimse güzel yaşlanamaz.
Küçükken güzel; Delikanlıyken daha güzel; Orta yaşta daha daha güzel;
Yaşlanınca en güzel…
Erkek güzelliğinin Benjamin Button’uydu o…
Büyüdükçe güzelleşen, güzelleştikçe büyüyen bir erkek.
Sanatıyla güzeldi.
Bakışıyla güzeldi, güven vericiydi.
Sesiyle koskoca bir toplumu sakinleştiren, o topluma güven veren müsekkin sanatçımızdı.
Sesi olağanüstüydü;
Bazen sesiyle konuşurdu; Bazen sanki hiç yokmuş gibi ortadan çekilmesiyle bıraktığı boşluk dillenirdi.
Yirmi beş yıl boyunca “Bir Garip Orhan Veli’ydi.”
Öyle bir şaire, ancak böyle bir adam ve böyle bir ses giderdi.
Gitti.
O 25 yıl boyunca Orhan Veli’yi oynadı. Bir millet 25 yıl boyunca onu ve Orhan Veli’yi seyretti.
En uzun tiyatro oyunumuzdu bizim o.
Buzlar Çözülmeden gibi kim bilir kaç nesli tiyatroya çeken oyunu oynayan oydu.
Ama Arzu Tramvayı’na da en az Marlon Brando kadar güzel binmişti.
Vanya Dayı’ı onunla sevdik.
Hamlet; bu gökyüzünün altında hiçbir insan yüzüne bu kadar harika bir maske gibi oturmamıştı.
Ama benim için o, 1980’li yılların harika televizyon dizisindeki Alf’ın sesiydi.
Uzaydan gelen o harika, sempatik, insancıl, fıldır fıldır yaratığın Türkçe sesi.
Alf sanki bir Türk planetinden gelmiş kadar yakışmıştı onun sesine.

***

Şimdi onun bakmaya doyamadığım yüzüne bakıyorum.
Bir öz ağabeyi kaybetmiş kadar akraba bir ölüm bu…
Acaba o da Alf’in geldiği gezegende mi doğmuştu?
Melmac’ta…
Gökyüzünün yeşil; çimenlerin mavi; güneşin “Purple” olduğu bir uzaydan; Yağmurların mor yağdığı bir gezegenden mi geliyordu Müşfik Kenter…
Altın ve platinin taş toprak kadar değersiz olduğu tuhaf bir dünyadan.
Bu dünyanın maddi nimetlerine zerre kadar değer vermeyen bu güzel insan; bu harika sanatçımız;
Müşfik Kenter’imiz…
Müsekkin sesimiz…
Sessiz bir toplumun en müşfik sesi…
Bu fotoğrafa iyi bakın… Baktıkça güzelleşen bir portre göreceksiniz orada.
Mor gezegeninden getirdiği altın ve platinleri satıp; evin kızına istediği Ferrari’yi alacak kadar gönlü zengin bir sanatçıyı göreceksiniz.
Bu dünyanın bütün maddi değerlerini elinin tersiyle kenara iten; Rahmetli Oğuz Aral’a son günlerinde, kendi oyununu seyretme keyfini veren; münzevi bir aristokratı göreceksiniz.
Kaybettiğimiz insan; Bir tiyatro binası kurmak için Anadolu’yu karış karış gezen bir aristokrattı.
İnanın en güzel sesimizi, bizi en fazla biz yapan sessizliğimizi kaybettik.
Hepimizin başı sağolsun.


 

Kaynak:

En İyi
Sonbaharda yapılacak en iyi 10 aktivite
36 Saat
36 saatte Brüksel
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
12 ay Los Angeles
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
‘Türkiye’nin en iyileri’ne büyük ilgi
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
En çok gidilmek istenen ülke belli oldu!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Avrupa'nın en ucuz tatil yerleri