"Kimse karışamaz, direneceğiz"

Ali VARLI / BERLİN
08.12.2014 - 10:43 | Son Güncelleme:

Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, CSU’nun, evde ve kamuda Almanca konuşulmasını isteyen önergesine tepki gösterdi. Karslıoğlu, “Evinde ne konuştuğuna, nasıl ibadet edeceğine kimsenin karışma hakkı yok. Bu haksızlıktır. Arkadaşlar direneceksiniz” dedi.

TÜRK-Alman Üniversite Öğrencileri ve Akademisyenler Platformu, Berlin’de Türk Büyükelçilik binasında toplandı. Kapılarının gençlere ve eğitime her zaman açık olduğunu belirten Büyükelçi Hüseyin Avni Karslıoğlu, TD Platform üyelerine hem bireysel hem de bir araya gelerek sinerji yarattıkları için teşekkür etti.
Göreve başladığından bu yana katıldığı toplantılarda ve etkinliklerde konuşmalarını genellikle Almanca yapan Büyükelçi Karslıoğlu, CSU’nun, evde ve kamuda Türkçe konuşmayı yasaklayan önergesine tepki göstermek için bu kez Türkçe konuştu. Türk, Alman ve başka ulusa mensup konukların bulunduğu etkinlikte konuşmasına Almanca başlayıp ardından Türkçe devam eden Büyükelçi Karslıoğlu, şunları söyledi:

KİMSE KARIŞAMAZ

“İsterseniz İngilizce de konuşurum. Burası büyükelçilik binası kimse bir şey diyemez. Birileri kalkıp evde Almanca konuşulmasının zorunlu olmasını istiyor. Bu haksızlıktır. Evinde ne konuştuğuna, nasıl ibadet edeceğine veya nasıl giyinip giyinmeyeceğine kimsenin karışma hakkı yok. Arkadaşlar direneceksiniz. Okullarda bunu denediler. Türkçe konuştuğunuz zaman size ceza verdiler. Bunu ben de yaşadım. Sizlere hakaret ettiler. Sizlere kızdılar. Buna karşı da direneceğiz bu da bir haksızlık.”

Konuşması sırasında kravatı ve çorabının renklerini gösteren Karslıoğlu, şöyle devam etti: “Renkli olmak her zamana güzeldir, renklerinizi hiçbir zaman kaybetmeyin. Almanya bir dönem renklerin kaybolduğu, kahverenginin hakim olduğu bir zamanı da yaşadı. Onun için renk iyidir. İlla ki mavi gözlü, sarı saçlı olmamız gerekmiyor. Bu toplumda biz siyah rengimizle de varız, kara kaşlarımızla, kara gözlerimizle de varız. Bundan da gurur duyuyoruz.”

“Yozgatlı hemşerim Tuğçe Albayrak, bir maçoya, bir zulme başkaldırdığı için, haksızlığa karşı çıkıp doğru söylediği için hayatını kaybetti. Bu direnişimiz sürecek. Tuğçe hepimiz için bir bayrak. Kabul görüldüğümüz oluyor. Ancak haksızlığa da uğruyoruz. Haksızlık karşısında sesinizi kısmayın. Haksızlıklara rağmen başaracaksınız. Ermeni katliamını tanımıyorum. Benim de atalarım acı çekti. Azerbaycan toprakları işgal altında. Kendi tarihinizi dile getirin. Kavgayla değil, vizyonla, akılla toplum içinde birliktelik sağlayın. Tek başınıza başarmanız yetmiyor, çevrenizdekilere de katkı sunun. Onların başarması için kollarına girin.”

Polonyalı sanatçıdan Âşık Veysel türküsü

Toplantıya, aralarında Elçi Müsteşarı Hidayet Çilkoparan, Berlin Başkonsolosu Başar Şen, Federal Meclis milletvekilleri Gülistan Yüksel (SPD), Azize Tank (Sol Parti), Cansel Kızıltepe (SPD), Cemile Giousouf (CDU), çok sayıda akademisyen ile üniversite öğrencisi katıldı. Annesi Polonyalı babası Çek olan sanatçı Petra Nachtmanova toplantıda sahne aldı. Genç sanatçı, Âşık Veysel’in türkülerini bağlamayla çalıp seslendirmesiyle büyük ilgi gördü.

MÜDAHALECİ BİR TUTUM

CSU’nun önergesine diğer partilerden de tepki geldi. CSU’nun hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel
Sekreteri Yasmin Fahimi, “Gereksiz ve anlamsız bir önerge” olarak görüş açıklarken, Yeşiller İç Politika Uzmanı ve Federal Meclis milletvekili Volker Beck de şunları söyledi: “Propagandaya dönük, saygısız ve müdahaleci bir tutum. İnsanların özgür bir ülkede dört duvar arasında nasıl ve hangi dilde konuşacağı, ne devleti ne de siyasi partileri ilgilendirir. CSU’nun bu tutumu uyuma zarar verir.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı