Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kimi kandırıyorsunuz!

TELEVİZYONDAN maç seyredip yazmak ne kolaymış. Hem etrafınla sohbet ediyorsun, hem de içeceğini yudumluyorsun. Televizyon da gösteriyorsa ona razısın. Yani gel keyfim gel. Bu arada etraftan güzel yorumlar da geliyor.

Mesela arkamdan biri diyor ki: "Bu Beşiktaş takımı rakipten topu almak için çocuklar gibi koşuyorlar." Bakıyorsunuz, 90 dakikayı en iyi tanımlayacak cümlelerden biri. Bu yorumu yapan, Edirne’de ceza hakimiymiş. Bir diğeri diyor ki: "Bunlarda ruh falan kalmamış." O da doğru.

Yarın Beşiktaşlı yöneticiler şunları söyleyebilirler. "UEFA’nın hakemleri bu işi bilmiyorlar. Bizim hakkımızı yiyorlar. Hakem en az üç tane penaltımızı vermedi. Bizi sahada ezdirdi." Ve devam edebilirler: "Beşiktaş’ın başarılarını kimse engelleyemez. Bazı güçlerin, bazı mihrakların bu tarz sabotajlara güçleri yetmeyecek. Beşiktaş çok büyük takımdır." Yani hepsi hikaye. Herhangi bir takım kafa kafaya oynayınca neyin ne olduğu meydana çıkıyor. Özellikle iki yıldır Beşiktaşlı yöneticilerin bu tarz beyanatları hem futbolcuların, hem de teknik heyetin yaptıkları bütün yanlışların üstünü örtüyor. Kamuoyuna karşı yöneticiler esas hatalıları kurtarıyorlar. Olan kulübe oluyor, takıma oluyor.

Delgado iyi bir oyuncu. Veya diğer yabancılar Beşiktaş’ta fena değiller. Peki bunun iyi olduğunu nerede anlayacağız? Böyle maçlarda sen Beşiktaş’ın kasasına girebilecek paraları ve Beşiktaş’ın dünyada sağlayacağı kariyerleri düşünürsen, aldığın yabancıların ne aşamada olduğunu daha iyi görürsün. Beşiktaş’taki yabancılar da belki kötü değil ama sen yerli ve yabancıyı iyi harman edip bir takım yapamamışsın. Yani Beşiktaş’taki yabancıları çıkarsan ve dünkü maçı tamamen yerlilerle oynasan hiç olmazsan tekmeye kafa sokarlardı, daha iyi mücadele ederlerdi. Yani arkamda seyredenlerin dediği gibi hiç olmazsa Beşiktaş’ın bir ruhu olurdu.

Beşiktaş ilk tehlikeli atağını 41’inci dakikada yapıyor. İkinciyi 67’nci dakikada. Sonunda da bir gol atıyor. Peki Beşiktaşlı yöneticiler, İstanbul’da bu takımla oynadıkları maçta "Attığımız gol ofsayt, rakibimizin de net bir penaltısı verilmedi" deselerdi, kendi futbolcularını ve teknik direktörlerini rövanş maçına daha iyi hazırlamış olurlar mıydı? Bence kesinlikle evet. Bakınız, dün akşamki maçtan Beşiktaş açısından yazabileceğimiz en ufak bir teknik konu yok. Bir tek cümle var. Beşiktaş’ın oyunu da kötü, özellikle mücadelesi de rezaletin ötesinde. Aslında en önemli konu ikinci cümle.

Yabancıları sorgulayalım

Geçenlerde bir tartışma vardı, Türkiye’ye gelen yabancı oyuncular hakkında. "En faydalısı hangisi, Alex mi, Hagi mi?" diye. Bu, şunu gösteriyor. 20 yılda iki tane iyi yabancı gelmiş çok faydalı. Diğerleri koy sepete. Ama sizce bu yabancıların alınmaları, maliyetleri ve bunlar üzerinden dahi yöneticilerin rantı ne kadar? Aslında bir gün inşallah Türkiye’de bunlar da konuşulur....
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI