"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kim sünnetli, kim sünnetsiz

MİLATTAN Önce 2000 yılında, Terah adlı bir lider, başında bulunduğu kabilesini, Fırat Nehri’nin kuzeyine geçirip bugünkü Türkiye topraklarına soktu.<br><br>Terah, Asurluların zulmüne uğrayan bir Yahudi kabilesinin lideriydi.

Yanında oğlu İbrahim ve gelini Sara ile torunu vardı.

Kabile, Harran Ovası’na yerleşti.

Terah bir süre sonra öldü ve yerine oğlu İbrahim geçti.

İşte o günlerde ilginç bir olay meydana geldi.

İbrahim bir gece, Tanrı Yehova’yı gördü.

İbrahim’in, "Yehova" görmesiyle tek tanrılı dinlerin ilki olan Yahudilik doğdu.

Tanrı Yehova o gece İbrahim’e bir emir verdi, bir de vaatte bulundu.

Verdiği tek emir şuydu:

"Seçilmiş halkın bütün erkekleri, doğumlarının sekizinci gününde sünnet olacaktır."

Vaat ettiği şey ise onlara ait bir topraktı.

İbrahim o günden itibaren Hazreti İbrahim olacaktı.

Peki Hazreti İbrahim neden, erkeğin bir organının kesilmesi gibi bir geleneği başlatmıştı?

Cevabı basitti.

Çünkü başında bulunduğu insanları "seçilmiş bir halk" olarak görüyordu ve onları bir şekilde öteki insanlardan ayırmak gerekiyordu.

"Sünnet" böyle doğdu.

* * *

Yahudiler 400 yıl boyunca, Hazreti İbrahim’in koyduğu kurallarla yaşadılar. Ancak Milattan Önce 1600 yılında, o bölgelerde kuraklık ve açlık başlayınca Mısır’a göç etmek zorunda kaldılar.

Bu göç sırasında başlarında Hazreti Yusuf vardı.

İlk dönemlerinde Mısır Firavunları onlara çok iyi davrandılar.

Sonra ne olduysa, Yahudiler birden köle muamelesi görmeye başladılar.

Hatta yeni doğan bütün erkek Yahudi çocuklarının öldürülmesi emredildi.

O günlerde Levi isimli bir Yahudi, aynı kabileden bir kızla evlendi ve bir erkek çocukları oldu.

Çocuğun adı Musa’ydı.

Çocuklarını üç ay boyunca sakladılar, ancak tehlike büyüyünce annesi, Musa’yı bir sepete koyarak Nil Nehri’ne bıraktı.

Firavun’un kız kardeşlerinden biri çocuğu buldu ve ona baktı.

İşte bu çocuk büyüyünce, Yahudilerin en büyük peygamberi olan Hazreti Musa oldu.

Tahmin ediyorum, benim aklıma gelen soru sizin de aklınıza gelmiştir.

Dini gereği "sünnetli" olan bir Yahudi çocuğu, nasıl olup da tanınmamış ve kurtulmuştu?

Yahudilerin bütün erkek çocukları öldürülürken, o nasıl korunmuştu?

Bu sorunun cevabı, tek tanrılı bütün dinlerin açıklanması güç gerçeklerinde yatıyor.

Hazreti Musa kurtuldu, çünkü sünnetsizdi. Sünnetsiz olduğu için büyük bir ihtimalle Mısırlı çocuk sanılmıştı.

Yani onu "seçilmiş halkının" en büyük peygamberi haline getirecek olan şansı, dininin ilk emrini yerine getirmemiş olmasıydı.

* * *

Tek tanrılı dinlerin "sünnet" hikáyeleri bundan ibaret değil elbet.

Hıristiyan áleminin en büyük peygamberi Hazreti İsa’dır.

Ama Hıristiyanlığı din haline getiren kişi "Aziz Paul"dur.

Aziz Paul’
un, İsa’nın ölümünden sonra bütün Hıristiyan álemini bir araya toplamak için verdiği ilk emirlerden biri neydi?

"Sünnet olmamak..."

Çünkü, kurduğu dinin halkını, ancak bu yolla Yahudilerden ayırabileceğini düşünüyordu.

Ama şu ilahi kadere bakın ki, Hıristiyan dininin en büyük peygamberi Hazreti İsa sünnetliydi.

Çünkü Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğmuş, Yahudi bir insan olarak çarmıha gerilmişti.

Sünnetli Yahudilerin peygamberi sünnetsiz, sünnetsiz Hıristiyanların peygamberi ise sünnetliydi.

* * *

Bu bilgileri, geçen hafta "Yahudiler, Tanrı ve Tarih" isimli bir kitapta okudum.

Kitabı kapattıktan sonra bazı sorular aklıma takıldı.

Erkek çocukların "sünnet" olması ádeti Müslümanlığa nasıl girdi?

Ve ikinci soru?

Hazreti Muhammed sünnetli miydi?

Bu soruyu da bilen birine sordum.

Cevabı şu oldu:

"Hazreti Muhammed’in sünnetli doğduğuna inanılır."

(*) Max I. Diamont: "Jews, God and History", New American Library, 2003
X