Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kim soracak bunların hesabını?

<B>BUNDAN </B>yaklaşık bir yıl önce, <B>5 Şubat 2004 </B>tarihli yazımda bir olay anlatıyorum. Tümüyle belgeli:

‘Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya’da bir arsayı yol geçeceği gerekçesiyle kamulaştırıyor. Arsa sahiplerine o günün dolar kuru ile 277 bin dolar ödüyor. Aradan bir süre geçiyor, Belediye aynı arsayı Aktürk İnşaat isimli firmaya sadece 2l bin dolar karşılığında satıyor.

Kamunun bir kalemde ziyanı 256 bin dolar.

Bu firma, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin seçkinlerinden biri. Belediye ile yakın ilişkileri var. Çok sayıda iş alıyor.

Sonra aradan yaklaşık 2 yıl geçiyor. Aktürk İnşaat aynı arsayı 454 bin dolar karşılığında TİSK’e satmayı başarıyor! Aktürk’ün belediye sayesinde bir kalemde kazancı 433 bin dolar.

Ankara’nın göbeğinde kamu yararı doğrultusunda kamulaştırılan değerli bir arsa, belediye tarafından nasıl devrediliyor? Başkalarına nasıl satılıyor? Bu çok değerli arsa elden ele nasıl dolaşıyor? Birilerine nasıl kazanç sağlıyor?

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, ya da başka AKP’li yetkililer belki dosyayı görmek, bu tatlı rantı yaratan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne nedenini sormak ister.’

* * *

Yazı bu kadar. Olayın tümü belgeliydi ve yazdım. Abdülkadir Aksu ve ötekiler elbette ki umursamadı! Ankara Büyükşehir Belediyesi, ‘manevi kişiliğine saldırıda bulunduğum’ iddiasıyla beni mahkemeye verdi. 100 milyarlık tazminat davası açıldı.

Düşünün, tümüyle doğru ve belgeli bir şey yazıyorsunuz. İçinde yalan yok, hakaret yok... Ve sizi sindirmek, yıldırmak için hemen dava açıyorlar ki, bu gibi şeyleri bir daha yazmayın! Hem de 100 milyarlık!

Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetti. Gerekçeli karardan:

‘Tapu kayıtları getirilmiştir. Haber gerçeklik ilkesine uygundur. Haberi vermekte kamu yararı vardır.’

Tapu kayıtlarını getirten mahkeme, yazdıklarımın doğru olduğunu karara bağladı.

Peki şimdi ne olacak? Kamuyu yüz binlerce dolar zarara sokan Ankara Büyükşehir Belediyesi, hele bu yargı kararından sonra bunun hesabını vermeyecek mi? Hesap sorulmayacak mı?

Buyurunuz İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu! Bugüne kadar sormadığınız hesabı kendi belediyenizden hiç değilse şimdi sorunuz!

Eğer sorabilirseniz!

* * *

Söz Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden açılmışken size bir örnek daha vereyim. Bir yanda beş kuruşa muhtaç, parasızlık yüzünden neredeyse bütün yatırım harcamalarını durdurmak zorunda kalan bir devlet!

Öbür tarafta ise halkın parasını, trilyonları savurganca harcayan bir Ankara Büyükşehir Belediyesi.

Önümüzdeki 29 Mart günü Ankara’da bir ihale (!) yapılacak. Ne alınacağını söyleyeyim de şaşırın.

Tam 5.216 adet irili ufaklı yapay-taklit hayvan satın alınacak. Hem de orijinal boyutlarda! Peki nedir bunlar?

Şartnameden veriyorum: Afrikalı savana. Kuzey kutbu. Avustralya. Asya yağmur ormanları. Amerika vahşi hayat. Tropik yağmur ormanları. Çiftlik.

Belli ki bunlar yurtdışından alınacak. Bazı firmalar yine malı götürecek.

Peki ihalenin tutarı kaç trilyon? Şartnamede yok!

Türkiye’de bundan önce böyle bir ihale yapıldı mı? Hayır!

Böyle bir alım zorunlu mu? Değil. O halde kamunun trilyonları niçin harcanacak? Yazık günah değil mi? İhaleyi yapanlara sorun!

(Ankara’da burnumuzun dibinde koskoca hayvanat bahçesi var, orada bütün hayvanların gerçekleri var.)

Evet, bir yerde beş kuruşa muhtaç, neredeyse maaşlar dışında hiçbir ödeme yapamayan bir devlet! Öte yanda ise orijinal boyutlarında 5.2l6 adet yapay-taklit hayvan (filler, zürafalar, ayılar) almaya kalkışan AKP’li bir belediye!

Dur diyen yok, hesap soran yok.

Ayıptır, yazıktır, günahtır.

Başbakan nerede, İçişleri Bakanı nerede?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI