Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kim ne alıyor?

<B>ASYA kaplanları </B>yabancı fon akımlarından en büyük payı alan ülkeler durumda.

IMF verilerine göre, 2003’te gelişmekte olan piyasalara akan yabancı fonların yüzde 43’ünü Asya ülkeleri almış. Afrika ülkeleri aynı pastadan yüzde 7 pay alırken, Avrupa’nın payı yüzde 24, Latin Amerika’nın payı yüzde 22, Ortadoğu ülkelerinin payı yüzde 4 olmuş. Bu rakamlara doğrudan yabancı sermaye yatırımları dahil değildir.

Asya ülkeleri içinde en yüksek yabancı fon akımı alan ülkeler 17.6 milyar dolarla Tayvan ve 17.2 milyar dolarla Güney Kore olmuş. Asya’ya giden yabancı fonların ekonominin büyüklüğü ile hiçbir alakası yok. Örneğin, Hindistan’ın aynı dönemde aldığı yabancı fon akımı yalnızca 4 milyar dolar olmuş.

Afrika ülkelerine giden yabancı fonların yüzde 68’ini Güney Afrika almış. Güney Afrika’ya 2003’te giden yabancı fonların toplamı 8.9 milyar dolar olmuş.

Avrupa kıtasında en fazla yabancı fon akımı alan ülkeler 11.9 milyar dolarla Rusya, 9.4 milyar dolarla Türkiye ve 8.6 milyar dolarla Polonya olmuş.

Latin Amerika ülkeleri içinde 2003 yılında en fazla yabancı fon akımı alan ülkelerin başında 17 milyar dolarla Meksika, 11.6 milyar dolarla Brezilya ve 4.7 milyar dolarla Şili geliyor. Batık durumda olan Arjantin’in bu dönemde aldığı yabancı fon akımı yalnızca 160 milyon dolar civarında kalmış.

Daha önce Brezilya ve Arjantin’in ekonomik performanslarına değinmiştim. Yabancı fon alamayan Arjantin kendi yağı ile kavrulmaya çalışırken, Brezilya yeni yönetimin piyasalara verdiği güvenle ciddi boyutlarda yabancı fon akımı almaya başladı. Şili’de ekonomik büyüme yüzde 3’ün üzerinde. Meksika’da büyüme ivme kazanmaya başladı. Venezüella şu anda Latin Amerika ülkeleri içinde en kötü durumda olan ülke. Venezüella son iki yıldır yüzde 10 civarında küçülüyor.

Latin Amerika ülkelerinde kamu sektöründeki gelişmeler konusunda çok iyi şeyler söylemek mümkün değil. Yapısal reformlar savsaklanıyor. Sonuçta, kamu kesimi açığının milli gelirlerine oranı Brezilya’da yüzde 5, Şili ve Peru’da yüzde 2, Meksika’da yüzde 1 civarında devam ediyor. Onlar için bu oranlar oldukça yüksek.

Enflasyon Uruguay ve Venezüella dışında bütün Latin Amerika ülkelerinde tek haneye inmiş durumda. Şili’de enflasyon yüzde 1’e indi.

Rusya petrol fiyatlarının artması ve yabancı fon akımlarının hızlanmasıyla 1998 yılındaki krizi unutturdu. Ekonomik büyüme yüzde 7’nin üzerine çıktı. Enflasyon yüzde 10’un biraz üzerinde seyrediyor. Rusya enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekte zorlanıyor. Döviz rezervleri 2003 yılında neredeyse ikiye katlanarak 70 milyar doları geçti.

Rusya da parasının diğer paralar karşısında reel olarak değer kazanmasından şikayetçi. Aslında, ciddi boyutlarda yabancı fon akımı alan bütün ülkeler aynı şeylerden şikayetçi. Büyüyorlar. Enflasyonları düşüyor. Döviz rezervleri artıyor. Ama, paraları da değer kazanıyor.

NEDEN - SONUÇ

Yabancı fon akımları harikalar yaratıyor. Yaratılan harikalar nedeniyle mi yabancı fon akımları bu ülkelere hızlanıyor, yoksa yabancı fon akımları sayesinde mi harikalar yaratılıyor?


Dünyada faizler arttığında, yabancı yatırımcılar ürktüğünde ve/veya petrol gibi ana girdi mallarının fiyatları düşme eğilimine girdiğinde bu sorunun yanıtını daha iyi öğreneceğiz.

Bakalım kim ayakta kalacak?
X