GeriSpor Kılıç'ın en büyük hayal kırıklığı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kılıç'ın en büyük hayal kırıklığı

Kılıç'ın en büyük hayal kırıklığı
refid:19534911 ilişkili resim dosyası

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, halterde Nurcan'ın uluslararası müsabakaya gitmeyişi sonucu Türkiye'nin bir altın madalyadan mahrum kalması en büyük hayal kırıklığım oldu" dedi.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, 2011 yılının son derece iyi bir şekilde geçtiğini ve 2012 yılında da bu başarıların sürmesi için çalışmaların devam edeceğini belirterek, "2011 yılını iyi bir şekilde geride bıraktığımız kanaatindeyim. Çünkü Erzurum'da başarıyla Universiade Kış Oyunları'nı gerçekleştirdik. Sonrasında Türkiye uluslararası komiteden takdir mektupları aldı. Akabinde Trabzon'da Avrupa 11. Gençlik Olimpik Oyunları gerçekleştirdik. Burada da performansla Türkiye takdirnamesini aldı. Yine İstanbul'da Dünya Kadınlar Tenis Şampiyonası'nı gerçekleştirip buradan da yüzümüzün akıyla çıktık. Benim elimdeki verilere göre son 20 yıldaki Dünya Kadınlar Şampiyonaları noktasında en çok biletli seyircinin takip ettiği tenis şampiyonasını İstanbul'da gerçekleştirmeyi başardık. Bununla birlikte 2013'te Mersin Akdeniz Oyunları'nı yapmak üzere bu organizasyonu Mersin ilimize 2011 yılında kazandırmayı hükümet olarak başardık. Ayrıca tüm bunlarla birlikte 2020 Olimpiyatları'na adaylığımızı ilan ettik. Türkiye ilk defa inanarak olimpiyatlara adaylık dosyasını hazırlamaya başladı. İstanbul marka kentimiz 2020 Olimpiyatları için burada çok büyük bir inisiyatif kullanmaş olduk. Bütün bunlar değerlendirildiği zaman 2011 yılında gerçekleştirdiğimiz Dünya Güreş Şampiyonası var ve onlarca irili ufaklı uluslararası organizasyonlar var. Kalkınma bakanlığı ve Maliye bakanlığımız kaynaklarını 2011 yılında Türkiye'deki spor altyapılarına göre olabildiğince iyi kullandık.Yılı kapatırken spor için 75 Milyon TL, Kredi ve Yurtlar Kurumu için de 150 Milyon TL yıl sonu ödeneklerinden ilave ödeneği bakanlığımıza aktarmayı başardık. 2011 yılında özellikle Temmuz ayından itibaren Spor Toto kaynaklarından yaklaşık 100 milyon TL'yi Spor Genel Müdürlügümüze aktarmaya muvaffak olduk. Bu açıdan 2011 yılını spor yatırımları açısından da başarılı bir şekilde geride bıraktığımız söylenebilir. Benim çok sevindiğim konulardan bildiğiniz gibi 2011 yılında Türk sporuna kazandırılan önemli değerlerden bir tanesi Gençlik ve Spor Bakanlığı oldu. Daha önce Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı olarak hep bir yerlere bağlıyken, Türk sporu ilk kez icracı bir bakanlık bünyesinde doğrudan icraatlarını kendisi dizayn edebileceği imkanlara kavuştu. Bu anlamda yeni hizmet binamızı yüzde 95 ölçeğinde tamamlamayı başardık. İnşallah 2012 yılının birinci ayında yeni hizmet binamıza da taşınmış olacağız. Diğer yandan federasyonlarımızla iki organizasyon toplantısı gerçekleştirdik.Şu anda 2012 Londra Olimpiyatları için kazandığımız kota sayısı bir önceki organizasyonda kazandığımız kota sayısının paralimpik ve olimpik branşlarda toplam olarak ifade ediyorum, 2008 olimpiyatlarını üzerine çıkmış bulunuyoruz. Yıldız Kızlar Voleybol Takımı ilk defa Türkiye'ye takım halinde bir dünya şampiyonluğu kazandırmış oldu. Bundan dolayı kendilerini kutluyorum. Öte yandan Basketbol Milli Takımımız dünya ikincilğini kazandı. Bu başarıları ileriki yıllara taşımak için çalışacağız" şeklinde konuştu.

2011 YILININ HAYAL KIRIKLIĞI

"Hayal kırıklığı yaratan dediğiniz zaman aklıma gelen bir şey var. Onu da doğrusu gizlemek istemiyorum. Halter'de Nurcan'ın uluslararası müsabakaya gitmeyişi ve Türkiye'nin banko bir altın madalyadan mahrum kalması benim bakanlığım dönemimdeki en büyük hayal kırıklığım oldu diyebilirim"

TÜRK SPORUNA AKTARILAN PARA

"2011 yılı Spor Genel Müdürlüğü yatırım bütçesi 201 milyon TL'ydi. 2012 yılı yatırım başlangıç ödeneğimizi 332 milyon TL'ye çıkardık. Yıl içerisinde yedek ödenek ve yatırım hızlandırma tertibinden iyi rakamları Spor Genel Müdürlüğü yatırımlarına aktarmayı hedefliyoruz. Yine yılbaşından itibaren Spor Toto'dan Gençlik ve Spor Bakanlığı yatırımlarına aktarılacak kaynakları belirlemeyi hedefliyoruz. Bu yönde en az 150 milyon TL Spor Genel Müdürlüğü yatırımlarını tamamlamak üzere, Spor Toto'dan genel müdürlük yatırımlarına aktarmayı planlıyoruz. 2012 yılı önceki yıllarda başladığımız yatırımları büyük ölçüde tamamladığımız bir yıl olacak. Bununla birlikte çok sayıda yeni spor tesisinin yatırımına başlayacağız. 2012 yılında Türkiye'deki yüzme havuzu olmayan illerimizin tamamında yeni yüzme havuzlarının temelini atacağız. Şu anda kapalı yüzme havuzu olmayan il sayısı 18'dir. Buradan bakıldığında çok büyük bir sosyalleşme açığımız olduğu ortaya çıkacaktır. Yüzme havuzları sadece yüzdüğümüz, sağlıklı yaşadığımız yerler değil. Aynı zamanda köyden kente göçen toplumun kentleşme sürecine sosyalleşme anlamında önemli katkılar sağlayan sporif ünitelerdir. Bu 18 ilimizin 6'sına ödeneğini yatarım programını beklemeden gönderdik. Buradaki ihale süreçleri devam ediyor. Geri kalan 12 ilimizi de 2012 yılının merkezi bütçe yatırım programına dahil edeceğiz. 2012 yılında 18 ilimizin 18'inde de kapalı yüzme havuzu ihaleleri yapılmış ve inşaatlarına başlanmış olacak. En geç takvim olarak 2013 yılı sonuna kadar da 18 ilimizdeki yüzme havuzlarını tamamını bitirmiş olacağız. Bunu çok önemli buluyorum ve kamuoyunun da bu önemli gelişmeyi benimle aynı önem kat sayısında değerlendirmesini arzu ediyorum. 2012 yılı aynı zamanda Türkiye genelinde gençlik merkezlerine yönelik hamle yılı olacak. Şu an itibariyle 42 gençlik merkezimizin ödeneklerini ihale edilebilirlik oranında gönderdik. 18 gençlik merkezimizi de merkezi yatırım bütçesi kapsamına dahil edeceğiz. Buradan bakıldığı zaman 2012 yılı yatırım programı kapsamında Türkiye genelinde 1 yıl içerisinde 60 tane gençlik merkezinin inşaatına başlamış olacağız. Bu Türkiye'de bulunan gençlik merkezi sayısının yarısına tekamül eder. Mevcut sayının yarısı kadarını biz 2012 yılı içerisinde başlatıp, büyük çoğunluğunuda 2012 yılı içinde bitirmeyi planlıyoruz. Kalanlarıda 2013 yılında tamamlayacağız. Gençlik merkezlerinde ne olacak? Gençlik merkezlerinde çok amaçlı bir spor salonu olacak. Drama ve tiyatro sahnesi olacak. Saz kurslarından, Ney kurslarına kadar çok sayıda enstrüman kursları olacak. Kütüphaneler olacak. Okuma salonları olacak. Giğinme kabinleri ve duş üniteleri olacak. Diğer sosyal donatıları ve antrenörleriyle birlikte hem sporda hemde tarih ve edebiyat alanında gençlerimizin boşta kalan zamanlarını değerlendirmelerine yönelik çok önemli aktiviteleri bu salonlarda gençlerimizle buluşturacağız. İlk olarak gençlik merkezleri olmayan il merkezlerini yatırım olarak seçtik. Bunları tamamladıktan sonra gençlik merkezi olmayan ama nufüsu en yüksek olan il merkezlerini de yatırım programlarına dahil ettik. Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerimize de bu merkezleri inşaa etme konusunda da öncelik tanıdığımızı burada ifade etmek istiyorum. Tüm bunlarla birlikte Türkiye'deki yatırım ve tesisleşme potansiyelimizi Türkiye'nin farklı bölgelerine dağıtma refleksiyle hareket ediyoruz. Bunları yaparken bir Antalya, bir Muğla gibi kış aylarında 5 yıldızlı otelleri tamamen boş kalan ve bu nedenle uluslararası organizasyonlara İstanbul'un 10'da 1'i fiyatına yatak satma imkanına sahip bulunan illerimizi yeni tesisleşme alanları olarak belirlemeyi hedefliyoruz. Bunların yanı sıra bende heyecan uyandıran ve toplumda da heyecan yaratacağına inandığım başka bir projeyi paylaşmak istiyorum. 2011 yılında 1, 2012 yılında 14 olmak üzere Türkiye genelinde tam 15 tane stadyumun ihalesini yapacağız ve temel atma programlarını gerçekleştirip inşaatlarına başlayacağız. Cumhuriyet Türkiye'sinin geldiği yeri ve gücümüzü ekonomik dirayetimizi görmek bağlamında bu rakam çok önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti bugün 1 yıl içerisinde 15 stayumun temelini atabilecek ekonomik canlılığa kavuşmuştur. İlk temeli 2011 yılı içinde Afyon Karahisar'da attık. TOKİ ile yaptığımız protokolün neticesinde TOKİ ile imzası tamamlanan 7 protokolümüz var. İmza aşamasına gelen 5 protokolümüz var ve imzaya hazırlanan 2 potokolümüz daha var. Bu 14 protokül hepsi imzalandıktan sonra TOKİ, Gençlik ve Spor Bakanlığı adına 14 stadyumun ihalesini gerçekleştirecek. 1 Ocak tarihinden itibaren Türkiye, spor tesisleşmeleri anlamında yeni bir dünyaya gözlerini açacak. Ayrıca stadyumun yapılacağı illerdeki vatandaşlarımıza bir müjde vermek isterim; O ildeki mevcut stadyumun değeri, yeni yapacağımız stadyumun arsa ve maliyetinden daha yüksek bir bedele karşılık geliyorsa aradaki farkıda yine aynı ilimize ilave spor tesisleri ve sosyal donatılarını kazandırmak üzere kullanacağız. Ayriyetten sadece spor yatırımlarından ibaret değil, Kredi ve Yurtlar Kurumu'da Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı; Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda 2011 yılında devam eden işlerimizle birlikte 2012 yılında ihalesini yapıp inşaatına başlayacağımız projelerin adedi ise 192 tanedir. Bu bir rekordur. Üniversiteye hazırlanan gençlerimize de bir müjde vermek istiyorum; 1 yıl içerisinde 192 adet yurt projesinin yapımına başlayacak kadar güçlü ve dinamik bir ekonomimiz var. Bu 192 yurdun toplam yatak kapasitesi 110 bin olacak. Şu andaki kapasite ise 267 bin tanedir"

2012 SONUNA KADAR NE KADAR BÜTÇE OLUŞUR?

"332 milyon TL yatırım hızlandırmadan gelecek rakamlar, Spor Toto'dan aktarılacak kaynaklarla birlikte değerlendirildiğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak, Spor Genel Müdürlüğü üzerinden inşaatını sürdürdüğümüz projelerin 2012 yılındaki hak edişleri yaklaşık yarım milyar TL'dir. Diğer taraftar Kredi ve Yurtlar Kurumu yatırımlarına yüzde 90'lık bir artış sağladık. Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun likit kaynaklarından ilave edeceğimiz rakamlarla birlikte tahmini olarak yaklaşık 800-900 milyon TL olacaktır. Bunlar gerçekten önemli ve değerli rakamlardır"

FEDERASYONLARDAKİ ÖZERKLİK ÇOK ELEŞTİRİLİYOR

"Doğrusu ben kendimi federasyonların patronu olarak değil, arzu ettikleri ölçüde yol arkadaşları ve çözüm ortakları olarak görüyorum. Türk insanına spor ve gençlik alanında hizmet etme imkanını buldum. Federasyon başkanlarının da aynı heyecanla hareket etmeleri temel beklentimizdir. Zaten aynı inancı taşıdıklarına inanıyorum. Bu noktada federasyonların özerk olmaları dünyadaki gidişatın bir gereğidir. Özerkliklerinden dolayı benim bir itirazım veya şikayetim yok. Ancak bakanlık olarak milletimizin sınırlı kaynaklarından kendilerini desteklemeye devam ediyoruz. Bunu yaparken elbette iki beklentimiz var. Bir; bakanlıktan federasyonlara aktarılan kaynakların, sporcu eğitimine ve sportif faaliyetlere aktarılmasına özen gösterilmesi ve bu kaynaklar kullanılırken, tasarruf edilmesi. İkinci beklentim ise, Kaynak paketi olarak sadece bakanlıktan gelen parayla yetinmemeleri ve bir yandan da balık tutmayı öğrenmeleri gerekir. Yani Sponsorluk gelirlerini arttırmaları yönünde ilave ve farkıl kaynaklar bulma yönünde girişimde bulunmaları lazım. Çünkü günün birinde aktarılan bu kaynaklar, bitecek olursa Türkiye'deki sportif faaliyetler bitmeyeceğine göre, federasyonların faaliyetlerine yönelik ciddi bir kaynak sıkıntısı ortaya çıkacak demektir. Buna karşı herkesin şimdiden hazırlıklı olmaları ve kış kapıya dayanmadan, kışa yönelik hazırlıkların tamamlanmasının gerektiğini düşünüyorum"

"OLİMPİYAT KOTASI KAZANAN SPORCULARIMIZA YÖNELİK BİR ÖDÜL PAKETİMİZ OLACAK"

Bakan Suat Kılıç, 2012 yılındaki beklentilerinin sorulması üzerine, "Devam eden performansın neticelerini 2012 Londra Olimpiyatları'nda hep birlikte göreceğiz. Şu an itibariyle olimpik branşlarda 48, paralimpik branşlarda ise 50'nin üzerinde olimpiyat kotası alınmış durumda. Tabii ki daha Haziran ayına kadar devam edecek ve kota müsabakaları olacak. Elbetteki kota sayılarını artması yönünde çok büyük temennimiz var. Bu anlamda teşvik edici bir adım olarak bütün sporcularımzın 2011 yılında bakanlığımızın ödül yönetmeliğince kazanmış oldukları rakamları yıl başı öncesinde ödemek üzere talimatlandırdık. Analarının ak sütü gibi helal olan altın karşılığı ödüllerini sporcularımızın hesaplarına aktarıyoruz ve aktarmaya da devam edeceğiz. Tahminen tüm ödemeler 2012 Ocak ayının ortalarına kadar bitirmiş oluruz. Bununla birlikte olimpiyat kotası kazanan sporcularımıza yönelik ise bir ödül paketimiz olacak. Bu nedenle kota müsabakalarına devam eden sporcularımızın bu motivasyonuda dikkate almalarını kendilerinden bekliyoruz. Bununla birlikte kota hakkını yani olimpiyatlara katılma hakkını kazanan sporcularımızında ayrıca olimpiyatlarda kazanacakları başarılarında elbetteki bu toplumda bir karşılığı olacak. Bunların tamamını dikkate alarak, antrenmanlarını çok disiplinli ve sistemli bir şekilde sürdürmelerini bekliyoruz. Altından, paradan, ödüllerden söz ettik. Ama benim açımdan ödüllerin en büyüğü Türk bayrağını olimpiyatlarda madalya kazanarak, altın madalya kazanarak İstiklal Marşı eşliğinde bayrağımızı göndere çektirebilmektir. Bunu yapanlar tarih yazdılar ve bu toplum tarafından asla unutulmadılar. Her türlü maddi kazançtan çok daha önemlisi, bu manevi kazançtır diye düşünmek lazım. Sporcularımızın bu ruh içerisinde 2012 Londra Olimpiyatları'na hazırlanmaları lazım. Şahsen benim olimpiyatlara yönelik kamp hazırlıkları noktasında gereken herşeyi yapma yönünde bir taahhütüm var. Bunuda yerine getireceğim. Herşeyden önce tüm sporcularımızı iki günlük bir kamp öncesi hazırlık kampına almalarını arkadaşlarımdan rica ettim. Burada tüm branşlardaki sporcularımıza yönelik bir mativasyon ve moral eğitiminin sağlanmasını arzu ediyorum. Sonrasında da her branş kendi kamp yerini seçecek. Bu kamp organizasyonlarında bakanlığımızın desteğini her biri yanlarında görecektir" yanıtını verdi.

MADALYA BEKLENTİSİ

"Bunu adet olarak sınırlandırmak istemiyorum. Tabii ki şu an için olimpik branşlarda 48 ve paralimpik branşlarda ise 50'nin üzerinde kotamız var dedim. Gönül isterki her sporcumuz Londra'dan en az bronz madalya ile dönmeyi başarsın. Ama elbetteki tabloyu hep birlikte göreceğiz. Temel hedef 2008'in üzerinde bir madalya sayısı olmalıdır. Ama tabii benim arzum, 2008'i de mümkün olursa ikiye katlayacak sayıda madalyayla Londra'dan İstanbul'a dönmüş olmaktır."

ÖDÜL YÖNETMELİĞİ

"Ödül yönetmeliğiyle ilgili çalışmalara henüz başlanmadı. Ama federasyon ve sporculardan gelen itiraz ve şikayetler var. Bende bu itirazların derlenip toparlanmasını arkadaşlarımdan rica ettim. Bu talepler ve itirazlar gerçekten mevcut olandan daha adil, daha dengeli ve düzenleyici bir ödül yönetmeliğini yapma fırsatı oluşturursa düğmeye basarız. Ama mevcuttakinden daha ideal bir şeyin yapılması mümkün görülmezse o takdirde mevcuttakini değiştirmenin pekte anlamı olmaz diye düşünüyorum"

FRANSA'YA KARŞI İDDAA KUPONLARINDAKİ YAPTIRIM

Kılıç, Fransız takımlarının iddaa müsabakalarından çıkarma kararıyla ilgili olarak, "Bunu yerinde ve doğru bir tavır olarak değerlendiriyorum. Çünkü Fransızlar, Türk milletine ve Türk tarihine yönelik büyük bir iftirayı parlamento zemininde tamamen siyasal gerekçelerle kanunlaştırdılar. Temennim, Fransız senatosunun bunu reddetmesidir ya da Fransız senatosunun Cezair'de Fransızlar tarafından hayatına son verilen 1.5 milyon Cezairli'nin hayatları karşıısındaki muhasebeyi dünya önünde yerine getirmesidir. Bu muhasebeleşmeyi yapmasıdır. Büyük üzüntü ve rahatsızlık duyduk. Devlet olarak. bakan olarak, bakanlık olarak çok şey söylememize gerek görmüyorum. Ama Türk halkı Fransızlar'ın, Fransız Parlamento'sunun hasmane tutumuna karşı gerekenleri yerinde ve zamanında en net şekilde takdir etmesini bilecektir. Hükümetimizde önlemler paketinin gereği olan adımları zaten hızla atmaktadır. Hükümetimizin atmakta olduğu adımlar içerisinde elbette bize düşen adımlarında atılması söz konusu olacaktır. Biz de bunun gereğini hiç gecikmeksizin yerine getireceğiz" dedi.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle