Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kılıçdaroğlu'ndan Balbay ve Özkan açıklaması

    Hürriyet Haber
    25.01.2011 - 13:58 | Son Güncelleme:

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında Başbakan Erdoğan'a 'namert' yanıtı vererek şu soruyu sordu: "Senin milletvekillerin Hizbullah derneğine neden gitti?" CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 'AKP Hizbullah ile seçim işbirliği yaptı." demiş ve Başbakan'da "Densiz, namert, terbiyesiz." cevabını vermişti. Kılıçdaroğlu toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı ve günlerdir tartışılan Tuncay Özkan ile Mustafa Balbay'ın adaylığıyla ilgili son noktayı koydu: "Öyle birşey yok." CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, “Ergenekon” davasının tutuklu sanıkları gazeteciler Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın milletvekili adaylığıyla ilgili önerisinin bu kişileri cezaevinden kurtarmayı amaçlamadığını belirterek, “Onların kurtulmayacağını bile bile, arkalarında olduğumuzu sembolik olarak gösteren birşey yapalım dedim” şeklinde konuştu.

    BATUM: "SEMBOLİK OLARAK BİR ŞEY YAPALIM" DEDİM

     

    Uğur Mumcu’yu andık. Önemli olan o tetikçilere tetiği çektirendir. Sözler verildi kanı yerde kalmayacak diye ama devlet verdiği sözü tutmadı. Her sabah gazete alırken acaba bugün Uğur Mumcu ne yazmış diye merak ederdik. O halkın adamıydı. Halkın temiz duygularını sömürenlerin maskesini çıkarmıştı. Etnik siyaset yapanların maskesini düşürmüşü. Sahte Atatürkçülerin de maskesini ortaya çıkarmıştı. 12 Eylül’den sonra ülkeyi bugüne getirenlerin gerçek yüzünü Uğur Mumcu göstermişti.

     

    Bunları yaparken bir arkadaşı vardı: Kalemi. Arkasından ağıtlar yaktık. O kalem hala yerde. O kalemi alıp bayraklaştırmak hepimizin görevi. Uğur Mumcu’ya onun yolunda olan herkese selam olsun diyoruz.

    ERZURUM’U ÇANTADA KEKLİK GÖRÜYORLAR

     

    Geçen hafta Erzurum, Denizli ve Eskişehir’e gittik. Erzurum’da uzun yıllardır milletvekili çıkaramıyoruz. Erzurum’a 12 Eylül referandumundan önce de gitmiştim. CHP otobüsü Erzurum’dan geçerken el kaldıranların sayısı çok azdı. Ama bu gidişimde Erzurum’da ciddi bir kıpırdanma gördüm. Yurttaşlarımızın sıcak ilgisiyle karşılaştım. Buradan hepsine teşekkür ediyorum. Yürekten sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum.

     

    Bugüne kadar 8 yıldır Erzurum’un sorunlarını konuşan bir tane AKP milletvekili var mı? Erzurum’un su sorununu meclise getiren biziz. Bize anlattıkları sorunları kendi milletvekillerinize anlatıyor musunuz diye sordum. Erzurumlular, “Bizi dinlemiyorlar ki” şeklinde cevapladılar sorumu. Nasıl olsa Erzurum’un oyunu çantada keklik görüyorlar.

     

    Sen şimdi gel Erzurumlunun haline bak nedir durumu. Uçaktan inerken siyah bir bulut görüyorsunuz. Bina görünmüyor. Palandöken’den bakınca da aynı manzara. Neden, dağıtılan kalitesiz kömürden.

     

    “YAPILAN DENSİZLİK”

     

    Sordum, “Burada doğalgaz yok mu” diye. Var dediler. Neden doğalgaz vermiyorlar da kalitesiz kömür veriyorlar. Kullanmadığınız doğalgazın bedeli olarak İran’a 1 milyar 600 milyon dolar ödediler. Kendi vatandaşımıza ise o gazı kullandırmadık, kalitesiz kömürü verdik. Bunun siyasetteki yeri Başbakan’ın deyimiyle söyleyeyim “Densizliktir.”

     

    “İNANARAK SÖYLÜYORUM, AKP BEREKETSİZ BİR PARTİ”

     

    Vatandaşa sorsun, “Olimpiyatlar nedeniyle geliriniz arttı mı” diye. Hiç haberimiz yok dediler.

     

    Ben bunlara bereketsiz demiştim. O yüzden Erzurum’da kar bile yağmıyor demiştim. Bütün benliğimle inanarak söylüyorum AKP bereketsiz bir partidir.

     

    Bu ülkede emekli, sanayici, çiftçi, esnaf halinden memnun değilse, bu parti bereketsiz bir partidir. Bereketin olduğu yerde herkes hayatından memnun olmaz mı? Vatandaş sandığa giderken bunların bereket getirip getirmediğini iyi düşünmeli.

     

    1 MİLYON SORUSU

     

    Başbakan diyor ya bir vatandaş sorudu 1 trilyonluk yolsuzluğu cevap veremedi. Ben buradan söylüyorum sen al kaseti evde izle. Ama izleyemez çünkü utanır. O soruyu soran arkadaş AKP’nin Denizli’deki yöneticilerinden. Ama biz buna saygı duyarız. Hiç karışmadan soruları sormasına ses çıkarmadık. Cevapları da verdik.

     

    Bu vatandaşıma dedim ki özgürce sorularını sorabilirsin. Ama aynı sorular Başbakan’a sorulsa ne derdi. Kendi diliyle söyleyeyim: Alçak, provokatör, hain… Biz her vatandaşı ikna ederiz. Çünkü verilmeyecek hesabımız yok. alnımız ak. Huzur içindeyiz.

     

    ELAZIĞ’DAKİ YOLSUZLUK İDDİLARI

     

    Bize her türlü soru sorulur cevabını veririz. Elazığ’da kendi partisinden biri yolsuzluk var diyor ama dayak yiyor. Başbakan’a sesleniyorum bu dürüst adamı çağır bir dinle bakalım. Çağırıp dinlemezse Elazığ’daki yolsuzlukların ortağı Recep Tayyip Erdoğan’dır diyeceğim.

     

    56 ay için pikaplar kiralanıyor. 1 milyon dolarlık bir meblağ karşılığında. Satın alınsa 40 bin lira tutatr. Satın al ama almıyor. Bana kaynak soruyor. Devletin kaynakları çarçur edilirken bana kaynak soruyorsun. Ahlaklı bakan, güzel bakan niye soruşturma için izin vermiyorsun.

     

    KAYSERİ’Yİ UNUTMADIK

     

    Kayseri olayını unuttuğumuz sanıyorlar. Savcının yapması gerekenleri biz yaptık. Hukuk için ayıptır bu. Hukukun yapacağını ana muhalefet yapıyor.

     

    Ne yaparlarsa yapsınlar takip edeceğiz. Adamın el defteri var. her şeyi yazmış ama sen bunu görmüyorsun. Sen dosyayı kapattıktan sonra eşini orada işe başlatan adamsın. Artık o koltukta oturamazsın. Biz demokrasiden yanayız. Bize herkes istediği soruyu sorabilir. Kimseye baskı yapmayız.

     

    Geçenlerde AKP’den bir milletvekili istifa etti. İstifa dilekçesinde AKP’nin ve Başbakan’ın politikalarının ülkeyi böldüğünü yazıymış. Önceki genel başkanımız sayın Deniz Baykal Başbakan’ın bölücülük yaptığını söylemişti. Yine istifa eden milletvekili diyor ki, bu düşüncelerimi uzun zamandır parti içinde dile getirdim ancak başarılı olamadım. AKP toplumun her alanını ayrıştırdı.

    Biz halkın partisiyiz, halkın çıkarlarını savunacağız. İnsanlarımız arasında ayrım yapmayacağız dedik. Kimseyi inancından ya da etnik kimliğinden ötürü ayırmayacağız dedik.

     

    Türkiye’ye aile sigortasını getireceğiz dedik. Herkes onurlu şekilde yaşama hakkın sahiptir dedik. Onun için halkın yürüyüşünü başlattık ve destek istedik istiyoruz.

     

    TERÖRÜN OLDUĞU YERDE ÖZGÜRLÜK OLMAZ

     

    Türkiye terörden çok çekti. Demokrasilerde terörün yeri yoktur. Terörün olduğu yerde düşünce özgürlüğü olmaz. Teröre her ortamda karşı çıktık.

     

    30 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Aynı güçle mücadele ediyorduk. AKP ile birlikte komşumuzun etnik kimliği sorgular haline geldik. Biz teröristlerle el elesiniz deyince “şerefsiz” dediler.


    İNANÇLI ADAM KÜFÜR EDER Mİ

    Sonra İmralı ile görüştükleri ortaya çıktı, biz konuşmuyoruz devlet konuşuyor dediler. Peki sen nesin. Başbakan olduğunun farkında değil. Aslında farkında ama işine gelmiyor.

     

    Ben bunlar Hizbullah ile kol kola şeklinde bir algı var deyince Başbakan kendisine yakışan bir üslupla karşılık verdi. Ben kendisine kısa bir cevap verdim.  İnançlı adam küfür eder mi, inançlı geçiniyor, Müslüman adam küfür eder mi. Müslüman geçiniyor.

     

    “MİLLETVEKİLLERİN HİZBULLAH DERNEĞİNE GİTTİ Mİ”

     

    Şimdi soruyorum, senin milletvekillerin Batman ve Van’da Hizbullah’ın derneğine gittiler mi. Gittilerse neden gittiler. Şimdi polis o kaçakları bulmak için o dernekleri basıyor. O kaçakları kim korudu.

     

    Şimdi kalkacak yine küfür edecek. Bu millet kimin doğruyu söyleyip söylemediğini çok iyi bilir.

     

    “HİZBULLAH’A NEDEN TERÖR ÖRGÜTÜ DEMİYORSUN”

     

    Bir şey daha, Başbakan Hizbullah’a neden terör örgütü demiyor. İnsanları doMuz bağı ile bağlayıp gömüp üzerinde yemek yemek hangi inanca sığar.

     

    Ne kadar küfür edersen et Sayın Erdoğan ben senin maskeni indireceğim gerçek yüzünü bu millete göstereceğim.

     

    YARGIYI ELE GEÇİRMEK İSTİYORLAR

     

    AKP normal bir parti değildir. Düşünceleri uygulamaları ile marjinal olması gereken bir partidir AKP. Yargı iradesini ele geçirdiler. AKP güçler ayrılığı değil güçler tekliğine inanan bir partidir.

     

    Şimdi güçler dengesini bozmak, yargıyı ele geçirmek istiyorlar. Bu olursa ne olur. Karar alma süreci yargının değil siyasi otoritenin olur. Bu cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığımız en tehlikeli olaydır.

     

    Zemini ve zamanı ayarlarlar demişti. Bir ara Yargıtay’ı ele geçirmek istediler. 250 hakim fazla 150’ye düşürelim diyorlar. Şimdi ise 250 hakim az 387’ye çıkaralım diyorlar. Neden çünkü o zaman zemin farklıydı şimdi farklı.

     

    Anayasaya evet deyip pişman olanlara sesleniyorum: yargıda alınacak yanlış bir kara kamu vicdanını yaralar. Bir yargıç düşünün tarafsızlığı tartışılan ve tarafsız olmadığı için ceza verilen bir yargıç düşünün. Onurlu bir yargıç o görevde kalmaz ve ayrılır. Siyasi irade karar verece ve yargı bu kararı onaylayacak süreci başlamak üzere. Siz yargının sorunlarını çözeceksiniz de kime danıştınız. Yargıtay’a mı, Danıştay’a mı sordunuz.

     

    “GÜVENLİK GÜÇLERİNE KİMSE SİLAH BIRAK DİYEMEZ”

     

    Güvenlik güçlerimiz terörle mücadelede büyük gayret göstermiş kahramanca mücadele etmiştir. Şehit vermiştir. Kimse güvenlik güçlerimize silah bırakın diyemez. O silah demokrasi, insanlarımızın hakkı için kullanılır. Kimseye baskı yapmak için kullanılır.

     

    Emniyet güçlerimizin tamamına sundukları hizmet için teşekkürlerimizi sunuyorum.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı