"Yorgo Kırbaki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yorgo Kırbaki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yorgo Kırbaki

Kılıçdaroğlu’nun gömleği Tsipras’ın doğum masrafları

Nasıl Kılıçdaroğlu’nun Etro marka gömleği Türk siyasetini meşgul ettiyse, Sol Koalisyon Partisi lideri Tsipras’ın sevgilisinin doğum masrafları da Yunan medyasını meşgul ediyor suyun bu tarafında.

Bu memlekette AB ve IMF ile imzalanan 110 milyar Euro’luk kredi anlaşmasına ve Papandreu hükümetinin 30 milyar Euro’luk tasarruf tedbirlerine en büyük tepkiyi Sol Koalisyon (SYN) partisinin lideri Aleksis Tsipras gösterdi. Çalışanın, emeklinin kanının emilmesinden bahsetti, protesto gösterilerini destekledi.
300 sandalyeli parlamentoda 13 milletvekiliyle temsil edilen SYN partisinin lideri henüz 35 yaşında, BMW marka motosikletiyle dolaşıyor, kravat takmıyor ve sadece spor kıyafetler giyiyor.
Tsipras geçtiğimiz günlerde kamuyunu ve medyayı hayli meşgul etti.
Bekar olan Tsipras’ın birlikte yaşadığı Peristera Baziana ile bir erkek çocuğu dünyaya geldi.
Sakın yanlış anlamayın. Kimse “yahu evlenmemiş adamın çocuğu olur mu?” ya da “evlilik dışı baba olmakla kötü örnek teşkil ediyor” demedi buralarda.
Çipras’ın gündem maddesi olmasının nedeni, hayat arkadaşının Atina’nın en lüks doğum kilinklerinin birinde suit dairesinde kalması. Medya araştırdı, oda fiyatı 14 bin, doktoruydu, ilacıydı nereden bakarsanız masraf 30 bin Euro.
“Çalışanın, emeklinin yanındayım, solcuyum diyor ama özel hayatında kapitalist para babaları gibi mangırları saçıyor” gürültüsü koptu. İlk başta konuşmamayı tercih etti Tsipras. Ancak tepki sesleri artınca “Ben o kadar para ödemedim” diye çıktı ortaya. Nasıl olur? Hesap kitap ortada..
Klinikten yapılan açıklama bu soruya cevap verdi: “Sayın Tsipras, hayat arkadaşını kliniğimizde 6 yataklı bir odaya yatırdı. Güvenlik nedeniyle onları suit odaya naklettik”.
Doğrusu pek ikna olan çıkmadı. Medya hala “Solcu Tsipras önce direndi. Halkın çocuğu, oğlunun doğumu için 6 yataklı odayı seçti ama sonunda suitin cazibesine boyun eğdi” diye yazıyor.

Sex and the City in Athens

Marianna Duvli sarışın seksi genç bir kadın. Bir sürü dergide kapak kızı oldu soyunması sayesinde. Atina’nın “in” barlarında da ekstralar yapıp kötü ile çok kötü arasında şarkılar söyler. Malum ekonomik kriz dönemi bu memlekette, kızcağız da çocuk büyütüyor. Bu nedenle kaderine boyun eğdi ve porno DVD furyasına katıldı.
Millet ekonomik tedbirleri protesto için sokaklara dökülürken 200 bin adet satan ve 4 milyon Euro’nun üzerinde gelir elde eden kendisi gibi manken şarkıcı Julia Aleksandratu açtığı yolda ilerledi Marianna Duvli.
Filmin adı “Sex and the City in Athens”. Konusu genç bir kadın ve birkaç genç erkeğin ilerlemiş kakara-kikiri durumları.
“Porno meslektir. Yatak odanda yaptığın şeyleri, para karşılığı tekrarlamaktır. Teklif geldiğinde çocuğum var diye biraz tereddüt ettim ama sonunda kabul ettim” dedi Duvli. Bu iş için kaç para aldığı meçhul. Yapımcılar Aleksandratu’nun rekorunu kıracaklarını söylüyorlar.
Rekoru kırarlar mı bilmem ama yapımcıların uyanık davrandığını söyleyebilirim. Gazete bayilerinde 20 Euro’dan alıcı bulan DVD’yi tek başına satsalar KDV’si yüzde 23. “Eğitim amaçlı” sayıldığından ise gazete ve dergilerin KDV’si yüzde 5.5. Adamlar, Duvli’nin çıplak resimlerinin olduğu birkaç sayfalık bir “dergi” basıp asıl önemli olan porno DVD’yi eşantiyon olarak gibi verdiler. Böylelikle de yüzde 17.5’luk KDV’den kurtuldular.

Memleketten kriz manzaraları

Atina’nın varoş semtlerinden Koridolas’a düştü yolum. Arkadaşımla orta direğe hitap eden bir balık lokantasına oturduk. Kalamar tava, tekir balığı, karides güveç, salata siparişi verdik ve elbette uzo. Yemek faslı bittiğinde hesabı istedik. Garson 49 Euro’da karar kıldı. Ardından da ekledi: “Yüzde 10 tenzilat yani 44 Euro”..
Şaşırdım, tenzilatın nedenini sordum, cevap: “Krizden sonra müşteri çok azaldı. Biz de bu yolu deniyoruz”. Lokantaların cirosu bir anda yüzde 25 düştü.
Bu diyarın Nişantaşı’sı sayılan Kolonaki semtinde dolaşıyorum. Pahalı giyim eşyaları satan dükkanlar birbiri ardına kapanıyor. “Yeni adresimize taşındık“ diye kağıtlar yapıştırmışlar vitrinlerine: Bilmem ne mahallesinde bilmem ne sokak. Cıvıl cıvıl Kolonaki’deki boş dükkanlar artık yeni kiracı bulamıyor.
Bir zamanlar ekmeğin fiyatı için bir anket yapsaydınız herhalde büyük çoğunluk ya “bilmiyorum” diyecekti ya da yanlış cevap verecekti. Önceki gün Fırıncılar Derneği 350 gram ekmeğin fiyatını 20 cent indirdi. Ekmeğin taban fiyatı artık 50 cent.” Ertesi gün soluğu iki fırında aldım. Müşteri “50 cent’lik ekmek var mı?” diye soruyordu. “Yok” cevabı aldıklarında başka fırına gidenleri gördüm.
“Ekonomik kriz Yunanlıların umurunda değil” diyenleri çatır çatır yalanlayan örnekler yaşıyorum hergün. Dünya medyası aylardır yazdı çizdi, attı tuttu haksızlık etti bu halk için. Şimdi medya ışıkları biri diğerinin ardından sönüyor.
Geride kalan yarın için karamsar, yarın için endişeli, yarın için korkulu milyonlarca insan...
X