Gündem Haberleri

    Kılıçdaroğlu, İstanbul yürüyüşünün ayrıntılarını açıkladı

    Hürriyet Haber
    15.06.2017 - 08:13 | Son Güncelleme:

    CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun MİT TIR'ları davası kapsamında tutuklanması sonrasında Ankara'dan İstanbul'a yürüyüş başlatacaklarını açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İstanbul Maltepe Cezaevi'ne yürüyeceğiz, hiç ara vermeden kaç gün sürerse" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN TÜRK canlı yayınında gazeteci Şirin Payzın'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

    Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına ilişkin Kılıçdaroğlu, "Önce inanamadım arkadaşlara gerçekten mi diye sordum. Hemen İstanbul'daki arkadaşlarla ile görüştük. Onlar da haberi doğruladı. Sonra ajanslara düştü. Enis beyle de bu arada görüşme imkanım oldu. Morali iyi. Haksızlığa uğradığını, suçlu olmadığını biliyoruz. Dolayısıyla suçluluğun ezikliği içinde değil tam tersine hakkı yenen rahat konuşan bir kişi... Yaptığımız konuşmada verdiği mesaj da böyleydi. Şunu söyledim; moralini iyi tut. Senin hiçbir suçun, kabahatin yok. Senin ülke sevginden hiç kimsenin kuşkusu yok. Dolayısıyla moralini iyi tutmasını söyledim. 'Moralim gayet iyi' dedi. 'Ben haklıyım herhangi bir haksızlık yapmadım bir yanlışım da yok' diye söyledi" ifadelerini kullandı.

    İSTANBUL'A YÜRÜYÜŞ KARARI

    CHP lideri, Enis berberoğlu'nun tutuklanması sonrasında aldıkları Ankara'dan İstanbul'a yürüyüş kararının ayrıntılarını ise şöyle açıkladı:
    ''Sonuç şu; Enis Berberoğlu bırakın bir milletvekili olmayı Türkiye'nin en önemli gazetelerinde çalışmış genel yayın yönetmenliği yapmış, haberin ne olduğunu iyi bilen, toplumun nabzını tutan bir kişi. Bu kişiyi elde hiçbir kanıt olmadan HTS kayıtlarından neden şunlarla konuştun diye. İyi de ne konuştuğunu nerden biliyorsunuz? Yok. Diğer gazetecilerle de konuşmuş zaten. Kaldı ki bir gazeteci zaten. Bir gazetecinin yakın arkadaşları ile bir araya gelmesi konuşması gayet doğaldır. Kayıtlardan yola çıkarak en ağır cezayı veriyorsunuz. Önce müebbet, iyi hal tavırdan dolayı da sonra da siz kalkıp 25 yıl ceza veriyorsunuz. İnsafın kaldıracağı bir şey değildir. Adalet çökmüştür.

    Devleti devlet yapan adalettir. Eğer bir ülkede adalet çökmüşse orada devlet de çöker. Bizim endişemiz Enis Berberoğlu'ndan kaynaklanmıyor. Bizim endişemiz koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğinden kaynaklanıyor. Çöken, çürüyen bir devleti adım adım görüyoruz. Liyakat, uzmanlık, adalet, hukuk, hukukun üstünlüğü yok. İşkence, adaletsizlik var. Hakim olarak atanan kişi hukukun üstünlüğüne değil de gözünü dikip saraydan gelecek telkine göre karar verirse orada adalet olur mu? Bu hakim yarın çocuklarına, torunlarına nasıl hesap verecek?

    Daha önce Erdoğan açıklamıştı. Sayın Erdoğan, 'Onların yanına bırakmayacağım, intikam alacağım' diye açıklamıştı. Kim olup olmadıklarına bakmaksızın haber neden yayınlandı? Bunun intikamını almak istiyor. Sorun haberi yayınlamak değildir. Haberi yayınlamak suç değildir. Suç şudur, eğer siz yasa dışı bir örgüte kaçak silah gönderirseniz suç işlemiş olursunuz. Suç işlemiyorsanız neden korkacaksınız?

    TÜRKEŞ'İN AÇIKLAMALARI

    Onlar 'Bayırbucak Türkmenlerine gidecekti' diye bir açıklama yaptı sayın Erdoğan. Sayın Türkeş de kalktı TV'de 'Vallahi de billahi de o silahlar Bayırbucak Türkmenlerine gitmiyordu' diye. Hepimiz biliyorduk nereye gittiğini. Kaldı ki bu bir sır da değildi. Ondan önce de sonra da yayınlandı. Grup toplantısında bir kamyon şoförünün ifadesini okudum. Her yerde var bunlar. Sizin amacınız birilerini acımasızca cezalandırmak. Amaç bu. İntikam almak. Neden benim pozisyonumu dünyaya ilan ediyorsunuz, gösteriyorsunuz diye. Neden korkuyor biliyor musunuz? Uluslararası mahkemelerde yargılanır korkusu var.

    ER GEÇ YARGILANACAK

    Er geç yargılanacaktır. Er geç. Çünkü yaptığı bir suç. Uluslararası bir suçtur. Silahı kime gönderiyorsunuz? Müslüman Müslüman'ı kırsın, öldürsün diye. Suriye'ye bakın. 4 milyon Suriyeli var. Ne olacaklar? Sen silah göndermeseydin bunlar olur muydu? Komşuda yangın olursa hiçbir şey yapamazsak bir kova su ile gideriz yangını söndürmeye. Bunlar bir kova su ile değil benzin ile gittiler yangını parlatmaya, büyütmeye. Bugünkü tablonun sorumluları şimdi suçsuz insanları yargılayıp mahkum etmek istiyorlar.

    İNSANİ YARDIMIN GİZLİ DEVLET SIRRI OLMAZ Kİ

    Madem insani yardım neden korkuyorlar? İnsani yardım gizli, devlet sırrı olmaz ki. Hiçbir zaman gizli kapaklı yapmadık bu işi. Bir kişi suç işlerse yargılanır. Adil yargılama olur kuralı budur. İntikam duygusuyla yargılama olur mu? Hakime talimat vereceksiniz. Hakim gelen talimata göre mahkum edecek. Böyle bir şey olabilir mi? Suç varsa yargılama olsun isteriz. Hukukun üstünlüğüne göre. Hukukta çifte standart olmaz. Bir bakan suç işlediği zaman, devletin hazinesi soyulduğu zaman yargılanıyor mu, yargılanıyor. Devleti adil yönetmek zorundalar. Yargılanmamak Türkiye'ye zarar verir. Devleti yönetenleri de bağlayan hukuk kuralları vardır. Ben takmam diyemez. Her devletin gizli sırları vardır, açığa çıkması doğru değildir burada da hiçbir tereddüt yok. Açığa çıkaran gazeteciyi suçlayamazsınız. Gazetecinin ne suçu var?

    Savcı tutuklama istemiyor. Hakim talimat almış, göze girecek ya tamam 25 yıl tutukladım seni. Hangi adalet, hukuk? Sabır sabır. Artık sabır edecek bir şey kalmadı. Türkiye, demokrasi elden gidiyor. Devletin çivisi çıkmış. Yapacağımız şey, toplumu uyandırmak, bilgilendirmektir. Bunu direnerek yapacaksınız.

    CHP ÖRGÜTLERİNE SESLENİYORUM: PROVOKASYONLARA GELMEYİN

    Bütün CHP örgütlerine sesleniyorum, asla asla bu süreçte provokasyonlara asla gelmeyin. Provoke edebilirler. Güvenlik güçleri ile sakın bir çatışmaya girmeyin. Özel bir çatışma sakın olmasın. Ama biz haklılığımızı tüm dünyaya duyurmak zorundayız. Türkiye'de adaletin kalmadığını tüm dünyaya duyurmak zorundayız.

    Bunun yolu sakin olmakta, yürümekte. Elimde adalet yazısıyla ben yürüyeceğim. Arkamdan bir kişi, 5 kişi, 10 bin kişi gelir. Bu ayrı bir şey. Ben bu ülkede adalet sağlanıncaya kadar yürüyeceğim. Hani derler ya bıçak kemiğe dayandı. Bıçak kemiğe dayandı. Böyle bir adalet mi olur? Buna ilk tepkiyi adaletin vermesi lazım. Korku dağları bekliyor. Hangi yargıç ne kadar çok ceza verirse sarayın gözüne girip FETÖ'cü olmaktan suçlanmaktan kurtulacak diye düşünüyor. Bu kararda da öyle. Ülkede belli bir yargı camiasında vicdan, ahlak yok. Hukukun üstünlüğüne inan, görevini yapan hakimlere, savcılara saygılarımı gönderiyorum. Ama bu olay bizzat talimat ile verilen bir karar.

    BU HAKİMİM 'H' HARFİNE BİLE GÜVENMİYORUM

    Sorun yargılama sürecinde insanların mağdur edilmemesidir. Enis Berberoğlu'nun kaçma şüphesi mi var? Yok, neden kaçsın? Asılolan tutuksuz yargılamadır. Tutuksuz yargılanabilir. Ben de yargılanabilirim. Şimdi siz savcının bile istemediği tutuklamayı hakim olarak veriyorsunuz. Hangi şüpheyle veriyorsunuz? İfadeyse ifade vermeye gitti. Kaçacak diye tutukluyorsunuz. Nereden çıkarıyorsunuz. Siz savcının bile istemediği bir cezayı hakim olarak veriyorsunuz. Evi yurdu belli. Adil Öksüz'e, damatlara verirsiniz, kayınpederler güçlü verirsiniz. Ben bu hakimin 'h' harfine bile güvenmiyorum. Hakim değil çünkü. Bunlara yargının köleleri denir. İntikam alma duygusu ile devletin adalet, yargı sistemi yıpratılıyor. Yargıya olan güven dinamitlenmiş oluyor. Kim o hakime güvenecek? Yargı bu kadar hırpalanmaz, bu kadar yerde sürülemez.

    ADALET SAĞLANINCAYA KADAR YÜRÜYECEĞİM

    Adalet sağlanıncaya kadar ben yürüyeceğim. Yürümek zorundayım, bu benim görevim. Ben bu ülkeyi seven bir insan olarak, vatandaşları arasında hiçbir ayrım yapmayan bir insan olarak, elimden gelen her türlü şeyi yapacağım. Elime silah alıp sokağa çıkmayacağım. Gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Hep birlikte yapmak zorundayız. Daha ciddi sorunlar bekliyor. Benim görevim bir siyasi partinin genel başkanı olarak adaletsizliklere, haksızlıklara karşı durmak. Ben bunların mücadelesini vermek zorundayım. Adaletin olmadığı yerde devlet olmaz.

    HİÇ ARA VERMEDEN KAÇ GÜN SÜRERSE YÜRÜYECEĞİM

    Hiç ara vermeden kaç gün sürerse yürüyeceğim. Maltepe Cezaevi'ne kadar. Bu ülkede adalet tesis edilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Arzu eden herkes gelebilir. Gelenler asla provokasyonlara teslim olmayacaklar. Yürüyeceğiz. Adalet için yürüyeceğiz. Sırtı kalınlar için yürümüyoruz. Onlar için, hakim savcı, hapishane yok. Onların dayıları var, biz garibanlar için yürüyoruz. Yürüyeceğiz nasıl izin vermeyecekler? Yasaklasınlar. Daha da büyürler. Tüm dünya rezaleti görür. Niçin ses getirmesin? Bir ülkenin ana muhalefet başkanı yürüyorsa o haberdir. Ha Türkiye'de olumsuz haberleri çıkarmaya çalışacaklardır. Provoke edeceklerdir. Hepsinin farkındayız. Önemli olan benim haklılığım. Ben haklıysam önümde hiçbir engel yoktur. Ben haklıyım.

    Düşüncelerim nedeniyle hapse girmemeliyim. Hukukun üstünlüğü kuralı uygulanması hiçbir milletvekilinin tutuklu olmaması gerekirdi. Özel bir destek arayışı içinde değiliz yürüyüşümüz için. Bunu parti aidiyetine bağlamak doğru değildir, memleket meselesidir. Bireysel bir olay değildir. Türkiye 20 Temmuz darbe dönemini yaşıyor. Bu rejimin bugün yaşadığımız bu düzenin değişmesi lazım. 'Ben yürüyeceğim ama Parlamentoyu boş bırakmayacaksınız' dedim. Ben yürüyeceğim ama siz parlamentoda görevinizi yapacak her türlü muhalefeti yapacaksınız dedim.

    DOKUNULMAZLIKLARLA İLGİLİ BUGÜN DE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUM

    Biz zaten dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Dokunulmazlıklar olmamalı, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Milletvekilliğiniz bitince dokunulmazlığınız kalkar. Milletvekillerinin tutuklanması Anayasa'ya aykırıdır. Milletin verdiği temsil hakkını elden alıyorsunuz demektir. Saray'ın mahkemesine mahkeme denmez. Milletvekili dokunulmazlığının kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı olması gerektiğini düşünüyoruz.

    Düşüncelerim nedeniyle hapse girmemeliyim. Hukukun üstünlüğü kuralı uygulanması hiçbir milletvekilinin tutuklu olmaması gerekirdi. Özel bir destek arayışı içinde değiliz yürüyüşümüz için. Bunu parti aidiyetine bağlamak doğru değildir, memleket meselesidir. Bireysel bir olay değildir.

    OHAL'DEN SONRA HEDEF TÜRKİYE

    OHAL kararı çıktıktan sonra muhalefete baskı var. OHAL'den sonra hedef Türkiye. Dolayısıyla darbe sürecinin içindeyiz. Bu dönem o darbeleri aratır hale getirdi. Hiçbir suçu olmayan insanların yurt dışına çıkmayı yasaklıyorlar. Kolektif suç haline getirdiler. Biri suçluysa oturur yargılarsınız. İlk kez bu kadar gazeteciler hapiste. Meclis Başkanı'na da söyledim. Parlamento devre dışı.

    Sert eleştiri, muhalefet gerekiyorsa bunu yaparız. Tek adam rejimi kul hakkı yemeyi özendirir, yargının gücü garibe geçer. Bu rejimin değişmesi lazım. Bugün yaşadığımız düzenin değişmesi lazım. Ben yürüyeceğim ama parlamento boş kalmayacak. Orayı terk etmeyeceğiz, her türlü muhalefeti yapacağız.

    DEMİRTAŞ'A ZİYARET

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yayımlanan röportajında "siyasiler beni ziyaret etmediler" dediği hatırlatılarak, ziyaret edip etmeyeceğinin sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, "Eğer ortam olursa niye olmasın. Sonuçta o da bir siyasetçi, saygın bir siyasetçi, halkın oylarıyla gelmiş bir siyasetçi. Demirtaş, teröre mesafeli olan bir siyasetçi. Bu konuda açık, net demeçleri olan bir siyasetçi. Bir siyasetçinin hapse atılması doğru değil. Bunu TBMM Başkanıyla da konuştum." açıklamasını yaptı.

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı