Gündem Haberleri

    Kılıçdaroğlu: Her CHP'li hapse girmeye hazır olmalı

    Hürriyet Haber
    19.04.2016 - 19:24 | Son Güncelleme:

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, parti olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasını vadettiklerini hatırlattı, "Bu ülkede akademisyenler, askerler, gazeteciler, genelkurmay başkanı hapse giriyorsa, demokrasi mücadelesi veren her CHP’li hapse girmeye hazır olmalı" dedi.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, parti olarak dokunulmazlıkların kaldırılmasını vadettiklerini belirtti ve "Bu ülkede akademisyenler, askerler, gazeteciler, genelkurmay başkanı hapse giriyorsa, demokrasi mücadelesi veren her CHP’li hapse girmeye hazır olmalı" dedi. Kılıçdaroğlu dokunulmazlıklar konusunda partisinin tavrını şu sözlerle anlattı:
    "Milletvekili dokunulmazlığının erdemli ve temiz siyaset önünde engel teşkil etmesine izin vermeyeceğiz. Partimiz ne diyor: Anayasa’da değişiklik yaparak milletvekili dokunulmazlığının sadece kürsü dokunulmazlığı olmasını sağlayacağız. İhale takipçisinin ne dokunulmazlığı olur kardeşim. Bu ülkede akademisyenler, askerler, gazeteciler, genel kurmay başkanı hapse giriyorsa, demokrasi mücadelesi veren her CHP’li hapse girmeye hazır olmalı. Bedel ödenmeden mücadele mi verilir ?"
    "Saray ‘O davaların savcısıyım’ diyordu"
    "Size bir yüzbaşının hikayesini anlatacağım. 6 yıl önce emniyet birimlerine ihbar geliyor. Ordu’da bir çete fuhuş ve casuslukla suçlanıyor. İdari soruşturma 2 yıl sürüyor. 2 yıl sonra 19 Mayıs 2011’de eş zamanlı 9 ilde operasyon yapılıyor 357 kişi gözaltına alınıyor. 2 yıldan sonra savcı iddianameyi hazırlanıyor. 1 yıl ve ömür boyu hapis isteniyor. Tek delil dijital veriler. Bunlar hukuka göre zaten delil değil.  Bu sanıklardan biri Ersel Ezer. 10 yıl hapsi isteniyor. Lideri koordinatörü yok bu öğütün. Kendisi evde olmadığında arama yapıyorlar ve bir cd buluyorlar. Teröristlerin tuzaklamalarıyla ilgili nasıl tedbir alınır o var cd’de. Adam öğretmen zaten.
    ‘Ben hayatım boyunca ordu dışında hiçbir örgüte üye olmadım.’ Diyor. Bu savunma yapılırken AKP’li bakanlar ‘Türkiye bağırsaklarını temizliyor’ diyordu. Saray ‘O davaların savcısıyım’ diyordu. Dijital delillerin tamamının sahte olduğu ortaya çıktı. Yüzbaşı davanın karar duruşmasına da gitmedi. Diyarbakır Hani’de teröristler karakolu bombaladı ve kendisi çok ağır yaralandı.  Yüzbaşı ambulans uçağa karısı ve çocuğunu bindirmek istedi. Hayır dediler. Yüzbaşı kendi cebinden parasını verdi Ankara’ya geldiler.
    Geçen Davutoğlu şehit yakınlarını çağırıyor. Kurayla iş veriyor. Senin beyin damarlarına kan gitmiyor mu ? Bir gazinin yaşadığına bak. Ajanlıkla suçlanıyor. Gazi oluyor. Eşi ve çocuğunu ambulansa almıyorlar.Değerli arkadaşlar bu tür kahramanlar yeni değil eskiden de vardı. Kurtuluş savaşını beraber verdik. 23 Nisan’da meclisi açtık. Şimdi kutlamayalım diyorlar. Hani bu meclis gazi meclisti."
    "Geri adım attıracağım. Bedel ödeyeceğiz."
    "Hangi şartlar altında 1 Mayıs’ı kutluyoruz. Ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinciyiz. Bunun önüna nasıl geçeriz yerine ‘1 Mayıs’ı nasıl kutlatmayız’ diyorlar. Kardeşim biz 1 Mayıs’ı kutlarız. Amasya’daki Sivasta’ki madencilere bunlar mı sahip çıkacak?
    Bir sürü kanun geliyor işçilerle ilgili. Bunlar yasalaşmadan önce ekonomik ve sosyal konseyde görüşülmesi lazım. 3 ayda bir Başbakan liderliğinde toplanır diyor. En son ne zaman toplandı? 7 yıldır toplanmıyor. Hangi sosyal sorunu çözecek. Anayasayı kendileri uymuyorlar. Kardeşim sen istadiğini yapamazsın çünkü unutma karşında CHP var. Geri adım attıracağım. Bedel ödeyeceğiz. İşçinin bedel ödediği yerde milletvekili neden ödemesin ?"
    "Bunlar annelerin yurda emanet ettiği çocuklara ihanet ettiler"
    "Aileden sorumlu bakan aileleri savunmuyor Ensar’ı savunuyor. Bizim arkadaşlarımız Ensar’ı sorduğunda “Haberimiz tok” diyor. 2014 tarihinde Ensar vakfından valiliğe mektuğ geliyor. Öğrenci hizmetlerinde ihtiyaç duyulan malzemelerin alınması için para isteniyor. Vakfın yurtlarında fakir çocukların barındığı gerekçesiyle 25 bin lira para veriliyor.
    Ensar Vakfı Başkanı Dilberoğlu cevap veriyor. ‘Vakıfların böyle bir yurt açması mümkün değil. Misafirhane açtık’ diyor. İyi de valilik yazısında ‘yurt’ diyor. Milli Eğitim Bakanı ‘Bizim öğrencilerimiz Ensar’ın yurdunda kalıyor’ diyor. Kaç tane yurt var diye sorduk.  24 saatte cevabı verilir.
    O çocuklar emanettir. Ahlaktan bahsediyoruz. Bunu din adına yapıyorlar. Sevgili Peygamberimizin adlarından biri Muhammed’ül Emin’dir. Emanete ihanet etmeyin diyor. Bunlar annelerin yurda emanet ettiği çocuklara ihanet ettiler. Bunların dinle imanla hiçbir ilgileri yoktur. Bunların bütün maskelerini indireceğim. Din iman adına ne söylüyorlarsa cepleri için söylüyorlar."

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı