Gündem Haberleri

    Kılıçdaroğlu: Günay o koltukta oturmamalı

    DHA
    15.01.2011 - 11:15 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kars'taki İnsanlık Anıtı'na ''Başbakan ucube demedi'' sözleri bizzat Başbakan Erdoğan tarafından yalanlanan Kğltür Bakanı Ertuğrul Günay'ın artık o koltukta oturmaması gerektiğini söyledi.

    Bir kaç gün önce gazetecilerin sorularına ''Kültür Bakanı ne yapacak bakalım'' diyerek cevap veren Kılıçdaroğlu bugün de bakanın istifa etmesi gerektiğini belirtti.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Bayrampaşa ilçe örgütünü ziyaret etti. Burada basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "ucube" tartışmalarıyla ilişkin sorulan bir soru üzerine "Sayın Ertuğrul Günay, AKP vitrinine konulan bir kişidir. Geçmişteki sosyal demokrat kimlikle, sosyal demokratların oylarını almak için vitrine konulan bir kişidir. Eğer bir kişi birilerine oy kazandırmak için vitrine alınıyorsa ve kendisinin artık vitrinde olmaması gerektiği dolaylı yollardan kendisine aktarılıyorsa ve bu partinin ikinci adamı da bunun arkasında duruyorsa, artık onun o koltukta oturmaması lazım. Şöyle veya böyle gerekçe söz konusu değildir. Olay açıktır, olay nettir, Kültür Bakanı gözden çıkarılmıştır. Kültür Bakanı eğer gerçekten kültürlü bir kişiyse Başbakan'ın da, Sayın Bülent Arınç'ın da ne dediğini biz de biliyoruz, herhalde o da biliyordur, onun gereğini yapması lazım" diye konuştu.

     

    BAYRAMPAŞA'YI ZİYARET ETTİ

     

    CHP lideri Kılıçdaoğlu, partisinin Bayrampaşa İlçe Örgütünü, örnek ilçe olarak örgütlenmesinden dolayı ziyaret etti.

    Kemal Kılıçdaroğlu, ziyaret sonrasında yaptığı konuşmada, İstanbul genelinde başlattıkları çalışmanın ilk semeresini Bayrampaşa'da verdiğini dile getirerek, artık bu ilçenin her sokağının, caddesinin, semtinin, mahallesinin ve sandığının bir sorumlusu olduğunu söyledi.

    İstanbul'daki bütün örgütlerinden Bayrampaşa'daki çalışmanın benzerini istediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, önümüzdeki seçimlerde İstanbul'da halkın yerel iktidarını kurmak istediklerini belirtti.

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Temel amacımız, İstanbul'u İstanbul yapmak, İstanbul'u yaşanabilir, bütün dünyaya örnek bir kent yapmaktır” dedi.

    Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün yaptığı konuşmada, “Biz muhafazakar demokratik, aileye önem veririz” dediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kesinlikle bu söylem doğru değil. Asıl, aileye önem veren, ailenin yanında duran, aileyi toplumun mutlu bireyi kılmak isteyen CHP ve CHP'nin politikalarıdır. Biz aile sigortasını getireceğiz. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmesini kabul etmiyoruz. 'Aileye çok önem veriyoruz' dediler, 818 bin yoksul sayımız arttı. Yoksul sayımız 12 milyon 715 kişiye ulaştı. Bu nasıl aileye önem vermek. Onlar kendi yandaşlarına önem veriyor. Kendi yandaşlarının cebini dolduruyor.”

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye'de yoksulluk, işsizlik ve açlık bulunduğunu, iktidarın bu sorunları düzeltmekle ilgilenmediğini ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, “Buradan bütün örgütüme sesleniyorum; Türkiye'nin her tarafından ortak ses çıkaracağız. Türkiye'yi kucaklayacağız, kimseyi ötekileştirmeyeceğiz” diye konuştu.

    SORULAR

    Bir gazetecinin serbest bırakılan Hizbullah yöneticilerinin ortadan kaybolmalarıyla ilgili bir soru üzerine de Hizbullah olayında toplumun rahatsız olduğunu ve bu konuda AKP'nin izlediği politikanın, onun çıkardığı yasanın bu sonucu doğurduğunu kaydetti.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şunları belirtti:

    “Yargıyı suçluyorlardı, şimdi serbest bıraktılar. Peki sizin istihbarat örgütleriniz, güvenlik güçleriniz yok mu? Bu insanlar imza vermeye gelmediler. Bunları siz izlemediniz mi? Bunlar yurt dışına kaçtılarsa, bu olayın sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisidir. Hiç kimse, artık bundan sonra o ya da bu şekilde 'Siz görevinizi yapmadınız. Yargı bunu yaptı, Birileri yaptı' diye bir gerekçe ortaya koymasın. Çıkan tablo nedir? Bu tablonunu sorumlu Adalet ve Kalkınma Partisidir.”

    Bir gazetecinin, “8 yıl önce TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu olarak bir rapor hazırladınız? O dönemde, yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle yargılanmasını istediğiniz Nebil İlseven'i şimdi il başkanı yaptınız. Bu bir çelişki değil mi?” sorusu üzerine, Kılıçdaroğlu, bunun bir çelişki olmadığını, bu kişi hakkında herhangi bir suç olmadığına dair savcılık kararının çıktığını vurguladı.

    Kişilerin yargılanıp aklanmaları halinde bir sorun olmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, o dönemde Komisyonda birçok belge ve doküman bulunduğunu, onlardan yola çıkılarak bu kararın verildiğini anlattı.

    Kılıçdaroğlu, bir kişi hakkında bir iddia var ise bu iddianın soruşturulması gerektiğini, iddianın kapatılmaması, üstüne gidilmesi gerektiğini vurguladı.

    Kemal Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

    “Keşke, herkes aynı konumda olabilse. Keşke, Kayseri ile ilgili bizim gösterdiğimiz duyarlılığı AKP Hükümeti gösterebilse. 'Yolsuzluk var' diyoruz. Ne oldu? Dosyası kapatıldı. Ama arkasını bırakmadık. Savcı soruşturmayı yeniden başlattı. Biz, bu olayları takip edeceğiz. Kim yolsuzluk yapıyorsa, yolsuzluğa bulaştıysa, şaibeli ve hakkında iddia varsa soruşturulsun. Soruşturulmaktan korkmuyoruz. Herkes gitmeli, soruşturulmalı. Kişiye aklanma olanağı verilmeli.”

    Gelecek seçimlerde bir koalisyon durumu çıkması halinde, MHP-CHP koalisyonunun söz konusu olup olmayacağıyla ilgili bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu, tek başına iktidar olmak istediklerini söyledi.

    Ülkenin içinde bulunduğu koşulların CHP'nin tek başına iktidar olmasını zorunlu kıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Türkiye'de ekonomi bozuk, dış politika sağlıklı değil. İşsizlik yüksek. Ekonomi kırılgan, sanayide beklenen atılım yok. İthalata ve sıcak paraya teslim olan bir Türkiye var. Türkiye'nin yeniden bir ulusal kurtuluş hareketini başlatması lazım ekonomik açıdan” şeklinde konuştu.

    “YOLSUZLUK YAPANIN DA SAĞCISI SOLCUSU OLMAZ”

    Alkol satışına ilişkin yapılan düzenlemelerle ilgili görüşlerinin sorulması üzerin de Kılıçdaroğlu, içki yasağı, içki ilgili söylemlerin çok önemli olmadığını dile getirerek, gençlerin alkolden korunması gerektiğini, ancak içkiyi kullanarak kişilerin, ailelerin, bireylerin, sınıfların sosyal yaşamlarını kontrol etmeye kalkmanın doğru olmadığını, bunların demokraside yeri bulunmadığını söyledi.

    Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki sözlerini de ciddiye almadığını kaydetti.

    Bir gazetecinin, Sarıyer Belediyesinde 4 kişinin rüşvet ve yolsuzluktan tutuklandığı, birisinin de CHP'li başkan yardımıcısı olduğu yolundaki hatırlatması üzerine de Kılıçdaroğlu, “Yolsuzluğu kim yaparsa yapsın yakasına yapışırız. Hiçbir zaman hiçbir yerde yolsuzluğu savunmayız” dedi.

    “Bir cinayete kurban giden Uğur Mumcu'nun, kendisine 'Katil katildir katilin sağcısı solcusu olmaz” dediğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Yolsuzluk yapanın da sağcısı solcusu olmaz. kim yapıyorsa yakasına yapışsın” görüşünü dile getirdi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Benim hiçbir zaman 'Benim adamım yolsuzluk yaptı onu koruyalım, öbürü karşı tarafın, onu eleştirelim” gibi bir düşüncem yok. Onu AKP yapıyor. Sayın Başbakan çıksın, 'Ben yapmıyorum' desin. Elazığ'ı görüyorsunuz, dosyalar kapatıldı, Elazığ'taki Belediye Başkanı yerinde duruyor mu? Duruyor. Yerinden alındı mı? Alınmadı. Peki sormak gerekiyor, 'İçişleri Bakanı, Belediye Başkanı ile ilgili niçin soruşturma izni vermedi benim adamım diye? Kayseri Belediye Başkanı ile ilgili niçin soruşturma izni vermedi, benim adamım diye?”

    Kılıçdaroğlu, hiçbir zaman yolsuzlukların üzerine gittiği için AKP'yi suçlamadıklarını, gitmedikleri, birilerini korudukları için suçladıklarını söyledi.

    Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, “Seçimlerde farklı bir tablo, koalisyon ortaya çıkarsa, koalisyona girer misiniz?” sorusuna da tek başına iktidarı hedefleyen bir parti oldukları yönünde karşılık verdi.

    Bayrampaşa'da başlatılan örnek teşkilatlanmayı, bütün İstanbul'a, sonra da Türkiye geneline yayacaklarını aktaran Kılıçdaroğlu, halkı kucaklayacaklarını, hiç kimseyi ötekileştirmeyeceklerini belirtti.

    Kılıçdaroğlu, “Ötekileştiren, halkı bölen sayın Başbakan'dır. Başbakan'a söyledim, (Sayın Başbakan bölücülük yapıyor. Halkı bölüyor. Ne demek, 'Biz muhafazakarız, aileye önem veriyoruz' demek? Yani muhafazakar olmayanlar aileye önem vermiyorlar mı? Böyle bir anlayış olabilir mi? Çağ dışı bir anlayış. Çağ dışı bir kafanın ürünü. Çağ dışı bir kafanın söylemi. Bu ülkede, herkes ailesine önem verir. Aile bizim için çok önemli. Çoluk çocuğumuz bizim için çok önemli. Anne baba, boğazından keser çocuğu okusun diye. Çoluk çocuğu daha iyi yetişsin diye çaba harcar. Başbakan, söylediklerini, herhalde bazen camdan okumadığı zaman bu tür noktalara taşıyabiliyor. Başbakan'dan istirhamım şu: Bilgisini, kültürünü bilemem, ama lütfen camlara bakıp okumaya devam etsin” dedi.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı