Gündem Haberleri

    Kılıçdaroğlu: Bu ülkede terörü bitireceğim

    Yaprak KOÇER- İlker AKTAŞ/ ÇARŞAMBA (Samsun), (DHA)
    19.10.2015 - 17:32 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Kılıçdaroğlu sözü, namus sözü; bu ülkede terörü bitireceğim. Bu ülkeye barışı ve huzuru getireceğim. Benim samimiyetimden hiç kimse endişe duymasın" dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da meydana gelen patlama nedeniyle 15 Ekim’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlemeyi planladığı mitingi iptal ederek programını bugüne erteledi. Samsun’un ilçelerinde halkla buluşmak üzere bugün özel uçakla Çarşamba Havalima’na gelen Kılıçdaroğlu, burada partililer ve milletvekili adayları tarafından karşılandı.

    Daha sonra parti otobüsüyle konvoy eşliğinde Çarşamba İlçesi’ne geçti. Samsun-Ordu karayollundan gidişi sırasında yol kenarında bir buket çiçekle kendisini bekleyen 71 yaşındaki Emine ve 73 yaşındaki Mehmet Güler çiftini gören Kılıçdaroğlu, bunun üzerine konvoyunu yolda durdurarak çiftin yanına gitti. Güler çiftinin kendisine hediye ettiği çiçeği alan Kılıçdaroğlu, fotoğraf çektirdi. Ardından Çarşamba İlçesi’nde kendisini bekleyen partililer tarafından karşılandı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP ilçe binası önünde parti otobosünden kendisini bekleyenlere hitaben bir konuşma yaptı. Türkiye’ye temiz ve ahlaklı siyaseti getirmek istediğini belirten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Bu ülkeye cebini dolduran siyasetçi değil, halkı düşünen siyasetçi olsun istiyorum. Bunun için çalışıyorum. Allah’a çok şükür benim bir derdim yok. Çocuklarım büyüdü. Hepsinin eli ekmek tutuyor. Ama benim derdim sokaktan geçen işsiz genç kardeşim. Ektiği ürünün karşılığını alamayan çiftçinin derdi. Benim derdim yeni bir dış politika olması lazım. Benim derdim bu ülkede istikrar olsun" dedi.

    Herkesin kimliğine saygılı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Kimsenin inancını siyasete malzeme etmem. Benim aldığım ahlak, ibadet Allah için yapılır, siyaset için yapılmaz. Herkesin inancına saygılıyım ben. Bu ülkenin huzura, barışa ihtiyacı var. Siyasette gerginliğin de kavganın da bitmesi lazım. Neden bu kavga? Ben gençken kardeşi kardeşe kırdırırlardı, aradan geçti 30-40 yıl yine kardeş kardeşe kırdırılıyor. Bu tabloyu değiştirmemiz lazım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

    "Size bir soru? 1 Kasım sandığa gideceğiz. 7 Haziran’da gittik, ne değişti? Niye bir daha gidiyoruz sandığa? Hangi gerekçe ile gidiyoruz? Düne kadar diyorlardı ki ’Milli irade, milli irade.’ Milli irade tecelli etti kardeşim. Niye milli iradeye güvenmiyorsun? Niye vatandaşa ’İlle yine sandığa gideceksin’, niçin ’İilla bana 400 milletvekili vereceksin.’ Millet vermiyor kardeşim. Vermiyor diye zorlayacak mısın? Terör mü estireceksin? Benim size sözüm, Kılıçdaroğlu sözü, namus sözü; Bu ülkede terörü bitireceğim. Bu ülkeye barışı ve huzuru getireceğim. Benim samimiyetimden hiç imse endişe duymasın. Benim gizli kişisel bir ajandam yok. Millete hesabını veremeyeceğim hiçbir angajmana girmedim. Millete hesabını veremeyeceğimiz bir vaadin altına imza atmadım. Onlar attılar, Oslo görüşmelerini açıklayamıyorlar. İmralı’ya ne söz verdiklerini açıklayamıyorlar. Madem kendinize güveniyorsunuz neden açıklamıyorsunuz?"

    İktidarın milleti aldattığını, milletin verdiği oya güvenmediğini söyleyen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Ne diyorlardı; İstikrar, istikrar, istikrar. Memlekette istikrar mı kaldı Allah aşkına? Dolara bak, işsizliğe bak nerelere çıktı. Burada şeker fabrikanız var niye kapalı? Şeker pancarı mı ekemiyorsunuz, fabrika mı yok? Hepsi var. Niçin şeker fabrikası kapalı. Niçin? Dışarıdan şeker getiriyorlar. Bir siyasetçi kendi ülkesinin menfaatini değil de başka bir ülkenin menfaatini düşünürse o siyasetçi Türkiye için tam bir felakettir. Ben kendi ülkemin çıkarlarını düşünüyorum. Çarşambalılar’a namus sözü veriyorum. CHP iktidarında Kılıçdaroğlu’nun başbakanlığında o şeker fabrikası çalışacak bin tane çocuğum da orada üretim yapacak. Bir fabrikanın çalışmaması ne demek? Yazık günah değil mi ? O bir milli servet. ’Satacağız’ diyorlar, sattırmayacağız. Hiçbir şeker fabrikasını özelleştirmeyeceğiz. Bütün şeker fabrikaları çalışacak hepsi üretecek, kapalı olunca kötü siyasetçi kazanıyor" diye konuştu.

    Seçim bildirgesinde yer alan maddeleri de anlatan Kılıçdaroğlu, "Dediler ki ’Parayı nereden bulacaksın? Kaynağı nereden bulacaksın?’ Benim 27.5 yıl devlette çalıştığımı düşünmediler. Vergi nasıl toplanır, bütçe nasıl yapılır, para nasıl harcanır Türkiye’de bu işi en iyi bilen 10 kişi ise o 10 kişiden birisi de benim. Hiçkimse bundan en ufak bir şüpheye bile kapılmasın" dedi.

    Vatandaşlardan CHP’ye inanıp güvenmelerini isteyen Kılıçdaroğlu, "Diyorlardı ki ’Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veriyoruz istikrar var.’ Allah aşkına dış politikada istikrar var mı. Bütün komşularla düşman olduk. Dış politikada yanlış yaparsanız bunun faturasını 77 milyon vatandaş öder. Şimdi aynı faturayı ödüyoruz. Bakın turist gelmiyor. Malımızı satamıyoruz. İçeride bir PKK belası vardı şimdi bir de IŞİD belası çıktı. Dedim ki; Ortadoğu bataklığına Türkiye’yi sürüklemeyin. ’Hayır’ dediler bize bir şey olmaz. Şimdi bir de o bela çıktı başımıza. Türkiye’yi bunlardan kurtaracağız. Temizleyeceğiz Türkiye’yi" diye konuştu.

    KILIÇDAROĞLU: MERKEL GELMİŞ YALVARIYORLAR

    Kılıçdaroğlu, Samsun’un Çarşamba ve Tekkeköy ilçelerindeki konuşmalarının ardından partisinin İlkadım İlçe Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılış öncesinde kendisini bekleyen kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, daha sonra merkezin açılışını yaptı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ardından Atakum İlçesi’ne geçerek burada partisinin ilçe başkanlığı binası önünde vatandaşlara hitap ederek, "7 Haziran seçimleri sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bize hükümet kurma görevi vermedi. Açık ve net söyledik. Bizim taahhütlerimizden bir adım geri atmayız. Taahhüdümüz neyse onu yapacağız. Asgari ücret net 1500 lira olacak. Taşeron işçilik kesinlikle kalkacak. Bunlar bizim vaatlerimiz bunları yapacağız. ’Para yok, kaynağı nereden bulacaksın?’ diyorlardı. Şimdi onlar da bizden kopya çektiler. Bu ne demektir? Türkiye’nin sorunlarını en iyi bilen parti CHP demektir. En iyi kadrolar CHP’de var demektir. Türkiye’nin sorunlarına en güzel çözümleri üreten parti CHP demektir. Artık gün gibi ortaya çıktı" dedi.

    Herkesi 1 Kasım’da sandığa gitmeye çağıran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    "Şimdi sizden yetki istiyoruz. Biliyorsunuz, Davutoğlu hükümeti kuramadı. Öyle bir becerisini gösteremedi. Neden? Eğer sen iradeni saraya hapsetmişsen ülkeye faydan olmaz senin. İraden bağımsız olacak. Gücü saraydan değil, gücü halktan alacaksın. Bize sayın Erdoğan görev vermedi. ’Efendim sana niye görev vereyim’ diyor. Ben yetkiyi senden istemiyorum. Ben yetkiyi halktan alacağım. Hiç meraklanmayın, tıpış tıpış görev verecek. Yeter ki halk o yetkiyi bize versin. Şimdi Merkel gelmiş yalvarıyorlar. ’Bizi Avrupa Birliği’ne davet edin’ diye. ’Orada zirve yaptığınızda bizi davet edin’ diye. Böyle bir tablo olabilir mi? Beni davet edin, ne olursunuz bizi çağırın. Bir ülkeyi bu konuma devleti yönetenler getiremezler. Getirmemeliler. Saygınlığın varsa seni davet ederler. Seni davet etmiyorlarsa sen kendini zorla davet ettirmeyeceksin oraya. Türkiye’yi düşüneceksin. Türkiye’yi ne hale getirdiğinin farkında mısın sen? ’Avrupa Birliği İlerleme raporları açıklanmasın.’ Ne zaman açıklansın? Seçimlerden sonra açıklansın. Niçin, foyamız meydana çıkacak diye. Buradan söylüyorum. 1 Kasım seçimleri Cumhuriyeti oyladığımız seçimlerdir. 1 Kasım seçimleri düşünerek sandığa gitmemiz gereken seçimlerdir."

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, buradaki konuşmalarının ardından Bafra İlçesi’ne gitti. İlçe girişinde partililer tarafından karşılanan Kılıçdaroğlu, konvoy eşliğinde ilçeye girdi. Burada Beşyol mevkiinde ilçe mitingi yaptı. Vatandaşlar polis tarafından yapılan üst aramasının ardından alana alındı. Partililere hitaben konuşma yapan Kılıçdaroğlu, "Bize yetki verin bir ülke adam gibi nasıl yönetilirmiş ben göstereceğim. Devlet nasıl yönetilirmiş onlara da göstereceğim. Şimdi terörden şikayet ediyorlar. Düne kadar sen masada oturmuyor muydun? Düne kadar onlarla sarmaş dolaş değimliydin. PKK vergi dairesi kuruyordu Doğuda. Mahkeme kuruyordu. Başbakana söyledim ya bu nasıl devlet? Diyor ki Sayın Davutoğlu ’Doğu Güneydoğu’ya gizlice gittim, kimse görmeden gittim’ diyor. Sen kendi ülkene gidiyorsun kardeşim. Kendi ülkene gizlice gidiyorsan sen artık başbakanlık koltuğunda oturamazsın. Senin iraden yok demektir artık. Kendi ülkende gizli gidiyorsun. Eğer bir başbakan kendi ülkesindeki bir yere gizlice gidiyorsa kimse görmeden gidiyorsa ‘karakola gittim kimsenin ruhu duymadı’ bunu da övünerek anlatıyor. Senin o koltukta ne işin var. Sen memleketi yönetemiyorsun" dedi.

    CHP Genel Başkanı konuşmasının ardından parti otobüsünden vatandaşları selamladı.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı