Gündem Haberleri

GÜNDEM

    'Kıbrıslı Türkler 1960'ın ötesinde hak kazanıyor'

    Hürriyet Haber
    06 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 06 Nisan 2004 - 00:01

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan'ın yenilenmiş Kıbrıs planı çerçevesinde kurulması öngörülen düzenle, Kıbrıs Türklerinin 1960 düzenlemelerinin çok ötesine giden siyasal ve hukuki haklara sahip olacağı belirtiliyor. TBMM'de ''Çözüme Doğru Kıbrıs Notları'' başlığıyla dağıtılan kitapçıkta, Annan planıyla kurulacak düzen ile 1960 anlaşmalarıyla kurulan düzen şu şekilde karşılaştırıldı:           1- ORTAKLIĞIN NİTELİĞİ:       1959-1960 anlaşmalarıyla Kıbrıs'ta coğrafi bir ayırıma değil, iki ayrı topluma dayanan fonksiyonel bir federasyon öngörülmüştür. Annan planıyla öngörülen çözüm ise federal bir yapı ve yeni ortaklığa dayanmaktadır.  Bir tarafın diğer taraf üzerinde otorite veya yetki iddiasında bulunamayacağı kaydedilmektedir. Böylelikle Güney Kıbrıs Rum yönetiminin (GKRY) ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' adı altında tüm Ada'yı temsil iddiası son bulmaktadır.      1960 düzeninde iki toplumun Türk ve Yunan bayraklarını kullanma hakkı, ayrı cemaat meclisleri, belirli büyük şehirler için ayrı belediyeleri bulunmaktaydı. Annan planıyla kurulan düzen ise ayrı bayrakları, parlamentoları, hükümetleri, kuruluş anlaşmasıyla uyumlu hale getirilmiş ayrı anayasaları bulunacak iki kurucu devletten oluşmaktadır.  Kurucu devletler kararlarını bağımsız ve 'egemence' alacaktır. Kurucu devlet yasaları ile federal devletin yasaları arasında herhangi bir hiyerarşi bulunmayacaktır.  Kıbrıs Türk devleti kültürel ve ticari konulara ilaveten ekonomik yatırım ve mali yardım konularında da tek başına Türkiye ve diğer ülkelerle anlaşmalar imzalayabilecektir. Ayrıca iki tarafın önceden imzalamış oldukları uluslararası anlaşmalar bir liste dahilinde geçerli olmayı sürdürecektir.      Yeni ortaklık devleti, anlaşma her iki tarafta da referandumlarda onaylandıktan ve yeni düzene ilişkin anlaşmanın Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından imzalanmasından sonra hayata geçecektir.       2-DEVLET YAPISI       1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Cumhurbaşkanı Rum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Türk'tü. Bunlar 5 yıl için seçilirdi. 50 üyeli Temsilciler Meclisi yasama yetkisine sahipti ve 5 yıl için iki toplum tarafından ayrı ayrı seçilen yüzde 70 Rum, yüzde 30 Türk üyeden oluşurdu.  Başkan Türk, Başkan Yardımcısı Rum'du. Kararlar basit çoğunlukla alınırdı. Ancak anayasada değişiklik yapılması için Kıbrıslı Türk ve Rum üyelerin 2/3'ünün ayrı ayrı çoğunluğu; keza seçim, belediyeler ve vergi gibi konularda ise Türk ve Rum üyelerin ayrı basit çoğunlukları gerekli idi.  Bakanlar Kurulu'nda 7 Rum, 3 Türk bakan bulunmaktaydı. Kararlar çoğunlukla alınırdı. Ancak Türk cumhurbaşkanı yardımcısının veto yetkisi bulunmaktaydı. Cumhurbaşkanına Rum Temsilciler Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısına ise Türk Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı vekalet ederdi.      Annan planıyla öngörülen düzende ise oy kullanma yetkisine sahip 6 üyesi (4 Rum, 2 Türk) bulunan ve oy kullanma yetkisine sahip olmayacak ilave üyeler atanmasına Parlamento tarafından karar verebilecek (en az 1/3'ü Türk olmak kaydıyla) bir Başkanlık Konseyi kurulacaktır.  Başkan ve Başkan Yardımcısı daima ayrı kurucu devletlerden olacak ve 20 aylık rotasyonla işbaşına gelecektir. Gaybubetinde (bulunmama halinde) Başkana, Başkan Yardımcısı vekalet edecektir. Başkan Yardımcısı AB Konseyi toplantılarına Başkan ile birlikte katılacaktır.  Dışişleri Bakanı ile AB Bakanı ayrı kurucu devletlerden olacaktır. Başkanlık Konseyi oydaşma ile karar almaya çalışacak, bu mümkün olmadığı takdirde basit çoğunlukla karar alınacak, ancak en az bir Türk üyenin olumlu oyu aranacaktır.      Ortak devletin yasama organı, Senato ve Alt Meclis'ten oluşacaktır. Senato ve Alt Meclis'in başkanları aynı millete mensup olmayacaktır. Alt ve Üst Meclisler 5'er yıl süre ile seçilecek, 48'er üyeden oluşacaktır. Alt Meclis'te en az dörtte bir oranında Türk milletvekili bulunacak, Senato ise 24 Türk ve 24 Rum senatörden oluşacaktır.  Senato seçimleri toplumsal bazda yapılacaktır. Temsilciler Meclisi'nde kararlar basit çoğunlukla alınacaktır. Senato'da ise oylamaya katılan Türk üyelerin en az dörtte birinin (tüm üyelerin hazır bulunması halinde 6) olumlu oyu olmadan karar alınamamaktadır.  Kurucu devlet yetkilerini ilgilendiren ve deniz ve hava sahaları ile ilgili uluslararası anlaşmaların onaylanmasında vatandaşlık, göç, su kaynakları ve vergilerle ilgili yasalarda, federal bütçede, Başkanlık Konseyi'nin seçiminde ve özel çoğunluk gerektiren diğer konularda ise oturuma katılan Türk üyelerin asgari oyu 2/5 olacaktır. (Tüm üyelerin hazır bulunması halinde 10)       3- GÜVENLİK VE GARANTİLER      1960 Garanti ve İttifak anlaşmaları varlığını sürdürmektedir. 1960 İttifak anlaşması Ada'da Türkiye ve Yunanistan'ın birer askeri kontenjan bulundurmasını öngörmüştür.  Buna göre, Yunan alayı 950, Türk alayı 650 askerden müteşekkildir. Garanti anlaşması ile, 1960 anayasası ile kurulan düzen, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantisi altına alınmakta ve bu düzenin bozulması halinde üç ülkenin birlikte veya ayrı müdahale hakkını içermektedir.      Annan planı ile kurulan düzende de garanti ve ittifak anlaşmalarının aynen devamı güvence altına alınmaktadır. İttifak anlaşması uyarınca Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum devletlerinde aşağıdaki şekilde Türk ve Yunan birlikleri konuşlandırılabilecektir:       2011 yılına kadar 6 bin       2018 yılına veya Türkiye'nin AB üyeliğine kadar 3 bin       Bu tarihten sonra, 1960'taki sayılar olan 650 Türk, 950 Yunan (Her üç yılda bir tümüyle geri çekilme düşüncesiyle askeri mevcudiyet gözden geçirilecektir.)      6 bin sayısına ulaşılabilmesi için ilk aşaması Ocak 2005'te (yüzde20-yaklaşık 7 bin) tamamlanmak üzere 29 aylık bir geri çekilme takvimi öngörülmektedir.      Garantör ülkeler sadece Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin değil, aynı zamanda kurucu devletlerin de toprak bütünlükleri, güvenlikleri ve anayasal düzenlerini garanti edeceklerdir.       4-AB ÜYELİĞİ VE DEROGASYONLAR       1960 düzeninden farklı olarak Annan planı ile kurulacak Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB üyesi olması öngörülmektedir. Bu çerçevede iki kesimliliğin muhafazası açısından derogasyon ve kalıcı kısıtlamalar uzun süreli (19 yıl veya Türkiye'nin AB üyeliğine kadar) olarak öngörülmüştür. Buna göre,       Kuzey'e dönmesine izin verilecek Rumların oranı 19'uncu yıla ya da Türkiye'nin AB üyeliğine kadar yüzde 18 olacaktır. (Planın önceki versiyonunda yüzde 21'di)       Türk ve Yunan vatandaşlarının Ada'ya yerleşmesine ilişkin yüzde 5'lik kısıtlama Türkiye'nin AB üyesi olmasıyla ya da 19'uncu yıldan itibaren kaldırılacaktır.       5-HARİTA VE TOPRAK       Üçüncü Annan planının ekindeki harita aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre Güzelyurt şehrinin tamamı ile Güzelyurt bölgesinin ve tarım arazilerinin büyük bir bölümü Rum tarafına bırakılmaktadır. Harita ile 58 bin civarındaki Kıbrıs Türk'ü yerlerinden olacaktır.      Toprak devri 3'üncü ayın sonundan itibaren (Ağustos 2004 başı) ara bölge ve meskun olmayan yerlerden başlamak üzere 6 aşamalı bir takvim çerçevesinde gerçekleşmektedir. Söz konusu takvim planın son versiyonunda 29 aydan 42 aya çıkartılmıştır. Bu süre uzatımı esas itibariyle önceki takvime ilaveten Türk tarafınca aşamalı olarak boşaltılacak toprakların belirli sürelerle BM yönetiminde kalacak olmasından kaynaklanmaktadır.  Hukuken ilk günden itibaren Rum tarafına terk edilmiş olacak toprakların yönetimi söz konusu takvim uyarınca geçici bir süreyle Kıbrıs Türk Devleti'nde olacaktır. Birinci yılın sonuna kadar terk edilecek topraklar, önceki takvime göre Rum tarafına devredilecektir. Birinci yıldan sonra ise önceki takvime ilaveten terk edilecek topraklar Rum yönetimine geçmeden önce 3 ila 10 aylık sürelerle BM gözetimine devredilecektir.       6-İKAMET SINIRLAMALARI VE MAL-MÜLK MESELESİ       İkamete kurucu devletler tarafından getirilebilecek sınırlamanın oranları (Rumların Kuzey Kıbrıs'a yerleşmesi) lehimize indirilirken, süreler ise Rum tarafı lehine kısaltılmıştır. Buna göre,       İlk 5 yıl moratoryum olacaktır.       6 ila 9'uncu yıl arasında, kısıtlama, bir köy veya belediyenin nüfusunun yüzde 6'sı kadar olabilecektir.       10 ila 14'üncü yıl arasında bu oran yüzde 12 olacaktır.       14'üncü yıldan sonra ise 19'uncu yıla veya Türkiye AB'ye girene kadar ilgili kurucu devlet nüfusunun yüzde 18'inden fazla ikamet izni verilemeyecektir.      Bunun dışında 65 yaşını dolduran her Kıbrıslı Rum ve refakatindeki bir kişi ile Karpaz'daki 4 köyün eski sakini olan yaklaşık 12 bin 500 Rum, ikinci yılın sonundan itibaren sınırsız geri dönüş hakkına sahip olabileceklerdir. (BM bunların yüzde 18'lik nihai sayı dolsa da dönmeye devam edebileceklerini, ancak yüzde 18'lik kotanın bunlar tarafından önceden doldurulması halinde diğerlerinin kotadan yararlanmasına imkan kalmayacağı şeklinde izahatta bulunmaktadır.)      Rumların Kuzey Kıbrıs'taki eski mülklerinin 1/3'üne yeniden sahip olmaları öngörülmektedir. Geri kalan 2/3'ü için ise tazminat alacaklardır. Karpaz'a yerleşecek Rumlar ise malının tümünü geri almaya hak kalacak ve dolayısıyla hemen hemen tamamı tapulu Rum malı olan bu bölge Rumlara geçmiş olacaktır.       SONUÇ      Yeni ortaklık devleti iki kurucu devletin eşit statüsüne ve siyasi eşitliğine dayanmaktadır.      AB Komisyonu'nun anlaşma ile birlikte yaptığı taahhüt bu anlaşmada öngörülen derogasyon ve kısıtlamaları birincil hukuk haline getirmektedir. Diğer taraftan yeni ortaklık devletinin eşbaşkanları Avrupa Konseyi'ne gönderecekleri bir mektupla, Kıbrıs'ta varılacak kapsamlı anlaşmanın mal-mülk ihtilafları bakımından da dostane bir çözüm teşkil ettiğini ve bundan sonra açılacak davalarda Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin muhatap olacağını ifade edeceklerdir. Dolayısıyla Kıbrıs'ta tarafların imzalayacakları kapsamlı anlaşma garantör ülkelerce garanti altına alınacağı gibi, oluşturulacak yeni düzen AB ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası kuruluşlarca Avrupa hukukunun bir parçası olarak kabul edilecektir.      Neticede Türk tarafı toprak ve asker çekme konularında fedakarlıklarda bulunurken, Kıbrıs'ta ''Kıbrıs Türk Devleti'' adı altında yeni bir kurucu devlet oluşacak, Rumların temsil ettiklerini iddia ettikleri 1960 ''Kıbrıs Cumhuriyeti'' de son bulmuş olacaktır.      Ezcümle, Annan planının nihai versiyonu ile ortaya çıkan tabloda Kıbrıs Türkleri 1960 düzenlemelerinin çok ötesine giden siyasal ve hukuki haklara sahip olmuş olacaklardır.''  YENİ ANNAN PLANINDAKİ DEĞİŞİKLİKLER VE İLAVELER        ''Çözüme Doğru Kıbrıs Notları'' başlıklı kitapçıkta, plandaki değişiklik ve ilaveler 38 maddede şöyle sıralanıyor:         1. ''Ana Maddeler'' arasına, tarafların birbirleri üzerinde otorite ve yetki iddia edemeyecekleri eklenmiştir.     2. Yunanistan ile Türkiye arasındaki mevcut dengenin Doğu Akdeniz'de değil, ''Kıbrıs'ta'' olduğu tasrih edilmiştir.     3. Kıbrıs'ta kendi kimliğini korumak amacıyla, göç alanında tedbirler alma yetkisi verilmektedir.     4. Kıbrıs buna ilaveten, 19 yıllığına veya Türkiye AB'ye girinceye kadar, Türkiye ve Yunanistan vatandaşlarının göçüne yüzde 5'lik sınırlama getirebilecektir.     5. İkamete kurucu devletler tarafından getirilebilecek sınırlama dönem ve oranları değiştirilmiştir. Buna göre, ilk 5 yıl moratoryum olacaktır, 6 ila 9. yıl arasında kısıtlama bir köy veya belediyenin nüfusunun yüzde 6'sı kadar olabilecektir, 10 ila 14. yıl arasında bu oran yüzde 12 olacaktır, 14. yıldan sonra ise 9. yıla veya Türkiye AB'ye girinceye kadar ilgili kurucu devlet nüfusunun yüzde 18'inden fazla ikamet verilemeyecektir.     6. Senato'nun kurucu devletlerden eşit sayıda 48 senatörden oluşacağı yerine, eşit sayıda Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum senatörden oluşacağı belirlenmiştir. Bu senatörler nispi temsil sistemiyle, Kıbrıs vatandaşlarınca, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türkleri olarak ayrı ayrı oylamayla seçilecektir.     7. Başkanlık Konseyi 5 yıllığına, 6'sı oy sahibi, 3'ü oy hakkı olmayan, toplam 9 üyeden oluşacak. Konsey, üyeleri arasındaki görev dağılımını kendi belirleyebilecektir. İki üye, her biri ayrı kurucu devletten olmak kaydıyla, başkan ve başkan yardımcısı olarak tek listeden seçileceklerdir. Bunlar, daha fazla nüfusa sahip devletten gelen üyeden başlayarak (Rum tarafı) 20 aylık rotasyona tabi olacaklardır. Başkan yardımcısı, AB Konseyi toplantılarında başkana eşlik edecektir. İlk 5 yıl Başkanlık Konseyi onar aylık rotasyon şeklinde yürütülecektir.     8. Federal kurumlar, anlaşma yürürlüğe girdiği andan itibaren işler olacak ve bir geçiş dönemine tabi olacaklardır. Federal düzeyde Devlet Başkanlığı bir Eş-Başkanlık tarafından üstlenebilecek. Federal hükümet 6 üyeli (3 Kıbrıslı Türk-3 Kıbrıslı Rum) bir Bakanlar Konseyi'nce üstlenilecektir. Her kurucu devlet parlamentosundan 24 Kıbrıslı Rum ve 24 Kıbrıslı Türk delege geçici federal parlamentoda, 4 Kıbrıslı Rum ve 2 Kıbrıslı Türk ise Avrupa Parlamentosu'nda görev alacaktır.     9. Kurucu Devlet, Federal Parlamento ve AB Parlamentosu seçimleri 13 Haziran 2004'de yapılacaktır. Bundan sonra bütün federal ve kurucu devlet organları normal işleyişine geçecektir. Ancak başkan ve başkan yardımcıları ilk beş yıl süreyle onar ay arayla rotasyona tabi olacaktır. Ondan sonra yirmişer aylık rotasyon olacaktır.     10. İttifak anlaşması uyarınca Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum devletlerinde aşağıdaki şekilde Türk ve Yunan birlikleri konuşlandırılabilecektir.     2011 yılına kadar altı bin, 2018 yılına veya Türkiye'nin AB üyeliğine kadar üç bin, bu tarihten sonra, her üç yılda bir, tümüyle geri çekilme düşüncesiyle, askeri mevcudiyet gözden geçirilecek. Tabiatıyla bu gözden geçirmenin sonucunda asker çekilmesi için iki tarafın da mutabakatı gerekecektir. Eski planda Türkiye AB'ye tam üye olunca adadaki askerlerin sıfırlandırılması öngörülmekteydi.     11. Rum tarafına terk edilecek toprakların yönetimi geçici bir süreyle Kıbrıs Türk Devleti'nde olacaktır. BM bir yıl sonra devreye girecek yönetim BM gözetiminde 42 aylık bir döneme yayılan 3-6-10'ar aylık aralarla Rum tarafına devrolunacaktır. İlk aşamada 104. günde başlayacaktır. BM'nin toprak devrine ilişkin gözetimi, ilgili bölgenin devri öncesindeki son aylarda yoğunlaşacaktır.     12. Anlaşma, her iki tarafa da referandumlarda onaylandıktan ve yeni düzene ilişkin antlaşmanın Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından imzalanmasından sonra yürürlüğe girecektir.     13. Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'ni bağlayan tüm anlaşmalar, federal veya kurucu devlet yasaları üzerinde olacaktır.     14. Silah ambargosunu ihlal edenler en az 3 yıldan başlamak üzere hapis cezasına çarptırılacaktır.     15. Milli günlere ''8 Mayıs Avrupa Günü'' de eklenmiştir.     16. Kurucu devletlerin kendilerinin tespit edebileceği tatiller, hem kurucu anlaşma, hem Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları arasındaki yeni ilişkiye uygun olacaktır.     17. Anlaşmaya İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Katalogu eklenmiştir.     18. Koruçam Köyü sakinleri, Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ve Koruçam Köyü'nün 1960 yılı idari sınırları içinde kalan mallarının satış ve alışı için Kıbrıs Türk Devleti'nin uzun süreli sakinleriyle aynı haklara sahip olacaklardır.     19. Federal hükümetin yetkileri arasında bulunan ''su kaynakları''ndan, balıkçılık ve ziraat ile ilgili olanların kurucu devletlerin yetkisinde olacağı kayda geçilmiştir.     20. Kurucu devletlerin yurtdışına temsilci atayabilecekleri ve ayrı anlaşma yapabileceklerinden bahsolunan bölümde, ''ticari ilişkiler''in ekonomik yatırım ve mali yardımı da kapsadığı tasrih edilmiştir.     21. Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin (BKC) AB üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilememesi durumunda, BKC'ye kesilecek cezalar sorumlu federal veya kurucu devlet makamlarınca karşılanacaktır.     22. AB müktesebatının kurulmasını öngördüğü koordinasyon ve işbirliği organları, kurucu devletlerce yapılacak işbirliği anlaşmalarıyla kurulacaktır.     23. AB'nin karma anlaşmaları da, Kıbrıs tarafından onaylanacak anlaşmalar listesine alınmıştır.     24. Kıbrıs Merkez Bankası, para tedavüle çıkaracak ve diğer federal hükümet organlarından bağımsız olacaktır. Bankanın bir başkanı, bir başkan yardımcısı, bir idare kurulu ve bir para politikaları komitesi olacaktır. Başkan ve başkan yardımcısı aynı kurucu devletten gelemeyecektir. İdare kurulu 2 Kıbrıslı Türk ve 2 Kıbrıslı Rum ve 1 yabancı üyeden oluşabilecektir.     25. Kıbrıs Yüksek Mahkeme üyelerinin görev süresi 7 yıldan 9 yıla çıkarılmış ve yeniden seçilebilme imkanı getirilmiştir.     26. Yeni seçilen Federal Parlamento, Başkanlık Konseyi'ni seçinceye kadar devlet başkanlığı eş-başkanlık tarafından üstlenilecektir. Eş-başkanlar, isimleri referandumdan iki gün sonra BM Genel Sekreteri'ne bildirilen şahıslar veya bu yapılmadığı takdirde ilgili kurucu devletin hükümet başkanları olacaktır. Eş-başkanlar her ay rotasyona tabi olacaklardır.     27. Yeni Başkanlık Konseyi seçilinceye dek, Bakanlar Konseyi Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti olarak görev yapacaktır. Referandumdan iki gün sonra isimleri BMGS'ye bildirilen şahıslar Bakanlar Konseyi üyesi olacaklardır.     28. Bakanlar Konseyi'nin Kıbrıslı Rum üyeleri AB işleri, maliye, adalet ve içişleri bakanlıklarını, Kıbrıslı Türk üyeleri ise ulaştırma ve doğal kaynaklar, dışişleri ve savunma, ticaret ve ekonomi bakanlıklarını üstleneceklerdir.     29. BKC'nin geçici bağımsız yetkilileri, Başkanlık Konseyi yenilerini atayıncaya kadar ve her halükarda 31 Temmuz 2004 tarihi aşamayacak şekilde görevde kalacaklardır.     30. BKC'nin geçici başsavcısı Kıbrıs Türk Devleti'nin başsavcısı, geçici başsavcı yardımcısı ise Kıbrıs Rum Devleti'nin geçici başsavcı yardımcısı olacaktır. Kararlar konsensüs ile alınacaktır.     31. Kıbrıs'ta yeni düzenin yürürlüğe girmesinden önce kamu görevi yürütmekte olan herkes, BKC'nin kamu görevlisi sayılacaktır.     32. Kurucu devletlere ticaret ve kültürel konularda anlaşma yapma yetkisi esasen verilmiştir. Buna Kıbrıs Türk tarafının Türkiye ile ilişkileri de göz önünde tutularak yatırım ve mali anlaşmalar da ilave edilmiştir.     33. Tarafların birbirlerinin akdettiği anlaşmalara yapabilecekleri itiraz mercilerine Bakanlar Konseyi'nin yanı sıra Başkanlık Konseyi de eklenmiştir.     34. Federal Parlamento, Meclis veya Senato'dan 16 üyenin başvurusu üzerine, Kurucu Anlaşma'ya ekli anlaşmaların uygunluğunu incelemeye alabilecektir.     35. Mal-mülk rejimiyle ilgili olarak Kıbrıs Türk tarafının istekleri doğrultusunda kapsamlı bir değişiklik getirilmiştir. Buna göre, Rumlar Kuzey Kıbrıs'ta bıraktıkları malların 1/3'ü üzerinde hak iddia edebilecekler, diğer kısımlar ise bono ve tazminat konusu olacaktır. Planda Türk tarafının muhalefetine rağmen Karpaz Rumlarının mülkiyet hakkı tam olarak tanınmıştır.     36. Anayasa ekinde yer alan ve kamu malı sayılmayacak mallar listesine belediye malları da ilave olunmuştur.     37. BM, devredilemeyecek toprakların idaresini, yerel nüfusun günlük yaşamının idaresine halel getirmeksizin yapacaktır. BM yerel yetkililere direktif verebilecek ve gerektiği hallerde, yerel yetkilileri bir görev bölgesine sokmayabilecek.     38. Yeniden İskan Kurulu, uluslararası ajanslarla işbirliği ve kurucu devletlerle birlikte yeniden iskan için kapsamlı bir plan geliştirecektir. Bu plan 31 Ağustos 2004'de tamamlanmış olacaktır. Plan, yeniden iskanın maliyetine ilişkin uygun hükümlerin yapılması amacıyla Başkanlık Konseyi'ne sunulacaktır. 2005 bütçesinden tahsisat yapılması öngörülmektedir. 
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı