Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kıbrısi...

    Hürriyet Haber
    17.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 17.11.2001 - 00:01

    DOĞRUSU, Dışişleri Bakanı İsmail Cem önceki hafta AB'ye karşı aniden celallenip ‘Türkiye ağır bedel ödemeye hazırdır’ dediğinde pek şaşırmıştım.Çünkü ben böyle ağır bir bedeli zaten hanidir ödediğimizi sanıyordum.Düşünüyordum ki, ezeli Ada sorunundan dolayı romatizma ağrılarımız artık öyle bir kronikleşti ki, bundan daha vahimi olamaz. İnsanlık hani, yanılmışım.Zahir şimdi daha da sancılısını yaşayacağız. Herhalde, koltuk değneğinden kötürüm arabasına geçeceğiz. Cüzdanımız nanayken de, kese astarı çevireceğiz.Bir de, sandalyemiz bomboşken son taburemize de tekme savuracağız.* * *‘SANDALYE meselesi de ne ola’ diye mi soruyorsunuz? Canım, önemli değil!Öyle işte, laf olsun kabilinden ve boşboğazlık niyetine ağzımdan kaçtı.Aslında, öteki ‘ağrı’ların yanında cim karnında nokta sayılır. Efendim, hani şu New York'ta Birleşmiş Milletler diye koca bir kurum var ya, işte onun bir de ‘Güvenlik Konseyi’ diye en üst yönetici bir organı var.Oraya girdiniz miydi dünya politikasında epey prestij sahibi oluyorsunuz.Beşi hep aynı ülkelerden oluşuyor. Diğerleri ise devr-i daimle geliyorlar.Bir tek, bir tek ve düm tek, tek tek, Türkiye hariç!* * *ŞİMDİ tam hatırlayamıyorum ve yalan söylemek istemem, fakat galiba Ankara'nın Güvenlik Konseyi'ndeki son görev tarihi otuz yıl öncesine falan uzanıyor. Sandalye hakkımız tabii ki baki ama cömert diplomasimiz bu hakkından feragat edeli sittin sene geçti. Bonkörlükte kim elimize su dökebilirmiş ? Dolayısıyla, Türkiye, üyelik lafını dilinin ucuyla dahi telaffuz etmiyor.Sırf Yeni Dünya arenasında değil, içeride de...Cem veya başkası, siz hiç, ‘Kıbrıs için ağır bedel öderiz’ diye celallenen her hangi bir dışişleri bakanımızın BM için de böyle konuştuğunu duydunuz mu ?Laf aramızda, zaten k-o-n-u-ş-a-m-a-z-l-a-r ! * * *KONUŞAMAZLAR, çünkü o Kıbrıs'tan dolayı o Ankara o Konsey'e asla giremez!Almazlar. Almıyorlar. Ve de almayacaklar.Daha düne kadar milletler camiasında parya muamelesi gören Şam sorunlarını çözdüğünden şu an New York gökdelenin üst katındadır ama, siz çıkamazsınız. Gavuru, Müslümanı; Arabisi, Habeşisi; Yeni Dünyalısı, Eski Dünyalısı, ilaç için yeryüzündeki tek ama tek bir devlet dahi Türkiye'nin Kıbrıs yaklaşımını onaylamadığından, havada bulut sen bunu unut, bizim ülkemiz ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne girmeyi aklından ve hayalinden bile geçiremez. Kazaen konuyu şöyle bir çıtlatmaya kalktığınız an, hemen, ‘lütfen şu Ada işinini artık BM kararları çerçevesinde hallediver de, öyle buyur’ derler.Ve rica ederim, diğerleri rumuzunu dahi bilmiyormuş bize ne, dosta düşmana nispet daima ‘KKTC’ diyeceğimiz ‘devlet’in (!) ‘başkan’ı (!) modern tarihte asla örneğine rastlanmamış ve de rastlanmayacak bir dayanışma sergilemiş...Uluslararası hukukta ayrı bir devlet olduğunu cihan-ı aleme ‘ispatlamak’ için popomuzu yırttığımız o garip ‘KKTC’nin, o nev-i şahsına münhasır ‘başkan’ ı; Türkiye'de düzenlenen ve yine aynı hukuka göre yine apayrı bir devlet olan Fransa'yı ‘telin mitingi’nde haykırmış. Hiç ‘borcumuzu’ (!) unutur muyuz?Burnumuzun dibindeki Brüksel'in AB'sine bile ‘ağır bedel ödemeye hazırız, ha’ diye posta koyarken, ta Allah'ın okyanusunun öte kıyısındaki bir New York Güvenlik Konseyi uğruna, Denktaş'ın Ankara'da betonarmeden inşa ettiği ‘en iyi çözüm, çözümsüzlüktür’ lobisinin çimento harcına şöyle bir göz atar mıyız?* * *NEYSE, galiba yine boşboğazlık ettim, ağzıma biber sürülmeden susayım.Belli mi olur, aracılı aracısız çalacak bir telefon bana da ‘ağır bedel’ ödetmeye kalkışabilir ki, vallahi cebimde metelik yok, altından kalkamam.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı