Kıbrıs’ta çözümün adresi BM olur mu?

DOĞU Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) hafta sonu yapılan ‘17 Aralık Sonrası Senaryolar’ konulu forumda, Kıbrıs konusunda siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan yol haritası sayılabilecek stratejiler saptandı.

Avrupa liginde oynamak istiyorsak, sorunların çözümü de aynı ölçütlerle olmalıydı.

20 sayfalık bir metin halinde dün Lefkoşa’da açıklanan ‘Yol haritası’ndaki ‘senaryolar’ın, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül başta olmak üzere Kıbrıs’ın Kuzey ve Güney’deki siyasetçilerine de gönderilecek. Arı Hareketi’nden Hakan Öncel, ‘17 Aralık öncesinde bu metni Brüksel’de dağıtacağız’ diyor.

Kıbrıs politikalarına yol gösterecek, siyasi anlamda iç ve dış dinamikler açısından ‘iyi’ ve ‘kötü’ senaryolar şöyle ortaya konuldu.

İYİ VE KÖTÜ SENARYOLAR

Bahçeşehir Üniversitesi’
nden DAÜ’nün Kıbrıs Politikalar Merkezi Başkanı olan Yrd. Doç. Ahmet Sözen’e göre iki konu şöyle özetlenebilir:

- KÖTÜ Senaryo: Türkiye’nin müzakere süreci açık uçlu olarak başlar, Kıbrıs sorununa çözüm çabaları ağırlık kazanmaz. Türkiye yeterli insiyatifleri almaz ve her aşamada Rum yönetimi Türkiye’den ödün talep eder. Bu ödünler Annan Planı’ndan daha geriye gitmeyi içerir. Rum tarafı, Türkiye’yi tanıma konusunda zorlar.

- İYİ Senaryo: Türkiye’nin AB ile şartsız müzakereye başlar ve kısa sürede Kıbrıs sorununda çözüme ulaşılır.

Kötü senaryonun iyileştirilmesi için çözümler de ortaya konulmuş çalışmalarda.

Siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon ile Kıbrıs sorununun çözümü temel alınıyor. Annan Planı’nda ‘siyasi eşitlik ve iki devletin kurucu devlet olmaları’ unsurundan geri dönülemeyeceği vurgulanıyor.

Yrd. Doç. Ahmet Sözen, Türkiye’nin 17 Aralık öncesinde de yapabileceği bir şeyin olduğunu kaydederek, AB Sonuç Bildirge metnine Kıbrıs uyuşmazlığının çözüm adresinin BM şemsiyesi altında olması gerektiğine yönelik bir ibarenin eklenmesini, bu olmadığı takdirde bu girişimin 17 Aralık’tan sonra da her platformda sürdürülmesini öneriyor. BM’nin istenmesi, AB’de Rumların oyunlarına maruz kalmamak. Bu nedenle lobi çalışmalarına ağırlık vermek; ancak ‘Avrupa entegrasyonu esprisi’nden uzaklaşmamak; Türkiye ile Yunanistan arasında yumuşama ortamı sürdürülmeli... Sözen, KKTC üzerinde Rumlar izolasyonları sürdürmek isterlerse Türklerin dirençi eskisi gibi artar. Ancak kaldırılırsa, ekonomi canlanacağı için insanlarımız kaçmaz’ diyor.

KKTC’YE 16 YENİ OTEL

KKTC’
de ODTÜ yeni bir üniversite kuruyor, kampüs inşaatı bitmiş. Böylece 6 üniversitede öğrenci sayısı 50 bini aşacak önümüzdeki yıllarda. Beş yıldızlı 16 otel projesinden bazılarının temelleri yükseliyor. İsrailli bir yatırımcı grubu 80 milyon dolar getirmiş. İnşaat sektörü patlamış; tabii asıl önemlisi 17 Aralık sonrası ...

Önceki gün KKTC’de dikkatimizi çekti. Türk kadınlar, Atatürk’ün Türk kadınının seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 70. yıldönümünü Türkiye’deki kadınlarımızdan daha etkin şekilde kutlamışlar.

Çünkü yerel gazetelerdeki haberler bunu gösteriyor; bizim gazeteler ise aksini.. Paneller düzenlemişler, Atatürk, Zübeyde Hanım ve Dr. Fazıl Küçük’ün anıt ve büstlerine çelenkler koymuşlar, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılıklarını bildirmişler.

GÜNÜN SÖZÜ

‘TÜRKİYE’nin başka sorunu yokmuş gibi başkanlık sistemi gündeme getiriliyor. Sayın Demirel de getirmiş, onu da anlamadım. Türkiye’ye gerekmez, KKTC’ye gerekir. Ama Türkiye’de zararlı, çünkü demokrasi çok da iyi işler duruma gelmemiş.’

(Bülent Ecevit)

MESAJ PANOSU

‘AB
üyelik Süreci ve Hukuk Devleti Temel İlkeleri Sempozyumu’ Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi’nde gün boyu sürecek. Konuşmacılar sırasıyla Prof. Süheyl Batum, E.Hakim Tuğgeneral Fahrettin Demirağ, Mehmet Soysal, Prof. Feridun Yenisey, Doç. Ayşe Nuhoğlu, Prof. Bozkurt Güvenç, Hikmet Bila, Prof. Alpaslan Işıklı ve Milletvekili Onur Öymen...
Yazarın Tüm Yazıları