Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kıbrıs nasıl bölünür

Ferai TINÇ

Avrupa sinemalarında ‘‘Sevgili Glafco’’ diye başlıyor mektup. Ve devam ediyor: ‘‘Mektubuma, Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanlığı'na yeniden seçilmeni tebrik ederek başlamak istiyorum. Halklarımızın yan yana barış içinde yaşaması için bizim neslin katkılarına hâlâ ihtiyaç olduğu anlaşılıyor.’’

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 5 Mart'ta Kıbrıs Rum Lideri Glafkos Klerides'e gönderdiği mektupla 34 yıldan beri süren sorunlara çözüm bulmak için ‘‘yeni bir yaklaşım’’ öneriyor.

Çözüm umutlarının solduğu bir dönemde Denktaş, ‘‘Yeni bir yaklaşım bulmak her ikimizin de tarih karşısındaki sorumluluğumuzdur’’ diyor.

Denktaş, 2000 yılının eşiğinde ancak Ada'nın gerçekleri göz önüne alınarak yeni bir başlangıç yapılabileceğine dikkat çektikten sonra her iki devletin birbirini tanıması gerektiğini belirtiyor ama ‘‘öncelikle şu konuları ele alalım’’ diyor:

a. Karşılıklı mülkiyet hakkı iddialarına nihai çözüm bulunsun;

b. Güvenlik konularında konsensus sağlansın;

c. Sınırlarımızı kesinleştirelim.

Denktaş'ın amacı, Kıbrıs sorununa çözüm konusunu Avrupa Birliği sürecinin önüne çıkarmak ve dikkatleri bu noktaya çekmek.

Ama Klerides bu mektubu okur okumaz reddediyor.

Neden?

***

BU hafta ile birlikte Kıbrıs'ta yeni bir dönüm noktası başlıyor.

Avrupa Birliği'ne aday ülkeler için öngörülen Uluslararası Konferans 12 Mart'taki ilk toplantıyla faaliyete geçecek. 30 Mart'ta da Kıbrıs ile tam üyelik görüşmeleri başlayacak.

O yüzden geçen haftadan itibaren Ada'da diplomasi trafiği yoğunlaşıyor.

AB dönem Başkanı olan İngiltere'nin temsilcisi Sir David Hannay ve AB Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Hans van den Broek Ada'ya gittiler.

Amaçları Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği ile müzakerelere başlayacak olan Kıbrıs Rum Yönetimi heyetinde yer almasını sağlamaktı.

Basın toplantıları düzenlendi, demeçler verildi, AB üyeliğinin Türkler için ne kadar yararlı olacağı, nasıl ferahlayacakları anlatılıp duruldu.

Pekiyi, Avrupalı diplomatlar Türklerin de AB görüşmelerine dahil edilmesi için nasıl bir teklif getirdiler?

İşte bu sorunun cevabı yok.

Tek yaptıkları şey, Kıbrıslı Rumlara ‘‘Heyete Türkleri de davet edin’’ demek oldu. Bu konuda bile Rumları ikna etmekte zorlandılar.

Bırakın Türklerin eşit statüyle heyete katılmalarını, bazı Türk sivil toplum örgütlerinin katılmasını önerdiklerinde bile Rumların itirazlarıyla karşılaştılar.

Sonra da, ‘‘Türkler katılmaya karar verdikleri an görüşmelere dahil olabilirler’’ deyip gittiler.

Bu tavırlarıyla, Kıbrıs sorununun en canalıcı noktası olan statü meselesinde Rumları Ada'nın sahibi, Türkleri de azınlık gördüklerini ortaya koymuş oldular.

Bravo onlara! Ada'daki durumu BM çözüm sürecinin bile gerisine çektiler.

***

İŞTE Klerides, Denktaş'ın mektubunu okur okumaz bu yüzden reddetti.

Adam Avrupa'nın desteğini arkasına alıp Kıbrıs'ın tümüne sahip olma hesabı yaparken neden oturup çözüm konusunu konuşsun? Neden mülkiyet iddialarında pazarlık yapsın? Neden asker indiriminden söz etsin? Neden sınır çizsin?

Meseleyi istediği gibi topyekün çözme fırsatı yakalamışken, bunlarla neden uğraşsın?

‘‘Kıbrıs nasıl bölünür?’’ 32 kısım, tekmili birden değil. Sırayla. Bu haftadan itibaren Avrupa sinemalarında. Hep birlikte izleyeceğiz.













X