Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kıbrıs, Avrupa’yı kullandığını açıkladı

TÜRKİYE, Avrupa’da Kıbrıs’ın yolu tıkamasına ne kadar tahammül edebilir?

Avrupa Birliği süreci üzerinden Türkiye’yi denemeye kalkan Kıbrıslı Rum politikacıların sorunu daha da derinleştirdiklerini fark etmiyorlar.

Kıbrıs ne yaparsa yapsın, Türkiye biz birşey olmamış gibi yoluna devam eder tavrı gerçekçi değil.

Çünkü yola devam etmek artık tamamen sanal bir hale geldi.

Avrupa Birliği Aralık zirvesi yaklaşırken Kıbrıs Hükümeti, Türkiye’ye karşı yaptırım uygulanması için harekete geçti.

Geçen hafta Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristofyas, AB üyesi ülkelerin liderlerine bir mektup yazarak eğer onlar Türkiye’ye yaptırım uygulamayacaklarsa Kıbrıs’ın bunu yapacağı mesajını verdi.

Kıbrıs Hükümet Sözcüsü Stefanu Stefanos’un açıklamaları daha ilginç. Stefanu’nun bsaszına yaptığı açıklamayı çeviriyorum.

“Türkiye’nin katılım süreci koşullarını Kıbrıs sorununun çözümü için avantaja dönüştürmeya çalışıyoruz. Bu bizim stratejik hedefimizdir, Hükümetimiz uzun zamandan beri bu yolda çok uğraşıyor. Bunu hem Avrupalı ortaklarımızı müzakerelerle ilgili bilgilendirerek hem de Türkiye’nin sorumluluklarını yerine getirmesinin altını çizerek yapıyoruz.”

Stefanos, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin Kıbrıs’ın avantajı için kullanıldığını açıkça söylüyor.

Bu zaten gizli bir şey değil. Ama çok yazık. Çünkü hem Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştırıyor, hem de Kıbrıs sorununun çözümünü engelliyor.

¡¡¡   

KIBRIS Hükümeti ve muhalefeti Brüksel’in, ek protokolü yerine getirmediği için Türkiye ile müzakere sürecini bloke etmesi gerektiğini düşünüyor.

Tabii bunun için bir süre tanınması önerisiyle. “Madem siz Nisan ayına kadar Kıbrıs sorununun çözümünü istiyorsunuz, o zaman biz de Nisan’a kadar size zaman tanırız. Eğer çözüm olmaz ve siz Kıbrıs bandıralı gemi ve uçaklara limanlarınızı açmazsanız o zaman bu süreç de tıkanır” denmesi isteniyor.

Sırf bu nedenle, bu dönem de hiç bir fasıl açılmazsa Türkiye için Avrupa Birliği hedefinin iyice bulanıklaşacağı bir süreç başlıyor demektir.

Bu ilişkideki muğlaklık, karşılıklı yükümlülüklerde eşitsizliklerin artmasıyla-Gümrük Birliği anlaşmasından doğan sorunlar, ticari engeller, kotalar, dolaşım zorlukları gibi- kamuoyunun ilgisini de buharlaştırıyor.

¡¡¡      

KIBRISLI politikacılara sormak isterim. Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefinden “avantaj sağlama” yaklaşımının bu güne kadar ne faydası oldu?

Aksine Kıbrıs’ta ibre, çözüme karşı olan siyasi partilere doğru kaydı. Kıbrıs Türk toplumu eskisi gibi çözüme inanmıyor artık. Avrupa Birliği’nin adil arabulucu olabileceğine de inanmıyor.

Belki, Avrupa Birliği vaadiyle Türkiye’den birşeyler kopartılacağı hesapları yapılmasaydı, kalıcı bir çözümün önü açılmış olacaktı.

Şimdiki durum, Ada’da bölünmüşlüğü derinleştiriyor. Bunun, sadece Kıbrıs için değil, bölge güvenliği, Türkiye-AB, Türkiye-NATO, enerji ittifakları açısından da sonuçları olacağı hesaplanmıyor mu?

AB zirvesine kadar, önümüzdeki on gün, Kıbrıs Rumlarının inandıkları bu stratejinin etkili olmaya devam edip etmeyeceğini, Avrupa kulislerinde ne ölçüde destek bulduğunu gösterecek ve biz ilgiyle izleyeceğiz.

X