Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Keyifli fen eğitimi

    Nuran ÇAKMAKÇI
    15.12.2001 - 14:46 | Son Güncelleme: 15.12.2001 - 14:46

    Yağmur nasıl yağıyor?

    Gökkuşağı nasıl oluşuyor?

    Uzay neden karanlık?

    Top nasıl zıplıyor?

    Televizyona resimler nereden geliyor?

    Çocukların sık sık sorduğu bu sorularla birçoğumuz karşılaşmışızdır.

    Aslında bu soruların yanıtı yaşamın ta kendisi...

    İçtiğimiz su, bastığımız toprak, solduğumuz hava.

    Biraz düşünelim;

    Yaşadığımız dünyaya ait okul çağlarında öğrendiğimiz şeylerin ne kadarı aklımızda?

    Birçoğunu en ince ayrıntısına kadar ezberledik, üç gün sonra da unuttuk.

    Şimdi ise, çok meraklısı değilsek, kopuk kopuk hatırlıyoruz.

    * * *

    Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayla Gürdal, geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı'na bu konuyla ilgili bir rapor sundu.

    Prof. Dr. Ayla Gürdal, küçük yaşlarda başlayan bu sorgulamanın 7-12 yaş arasında zirveye ulaştığını belirterek, bakın neler söylüyor:

    Çocukların bu meraklarını canlı ve işler tutmalıyız.

    Onları fenle tanıştırıp, sevdirmeliyiz.

    Ezberleterek değil, gözlem ve deney yaptırarak,

    Oyun oynatarak, çevre gezileri düzenleyerek,

    Pazara, seraya, hayvanat bahçesine, çiftlik ve fabrikalara götürerek,

    Feni çocuklara yaşatmalı, hissettirmeliyiz.

    * * *

    Bizim okullarımızda neler yapılıyor?

    Prof. Dr. Gürdal, fen eğitiminin şu anki durumunu da şöyle açıklıyor:

    Çocuklar fene araştırıcı, yaratıcı başlıyor,

    Ancak, biz onların merak ve yaratıcılıklarını besleyip, geliştiremiyoruz.

    Çünkü ilköğretimde laboratuvar yok!

    Laboratuvarlar, lüzumsuz görülerek, dershane haline dönüştürülüyor,

    Dolaplara yerleştirilmiş aletlerin çoğu bozuk veya işlemez durumda.

    Bu dolaplarda kuvvetli bir mıknatıs dahi bulunmuyor!

    Gösteri deneyler ise, yasak savmaktan öteye gitmiyor, amacına ulaşmıyor.

    Evde yapılıp getirilen deneyler ise anne baba tarafından gerçekleşiyor.

    * * *

    Prof. Dr. Gürdal, hepimizin bildiği, ama artık kanıksadığı gerçekleri çarpıcı şekilde böyle aktarıyor.

    Fen dersleri tahta-tebeşir tekniği ile doğadan kopuk, kuru, arada problem çözme, tanımlar yapıp yazdırma, soru-cevap alma şeklinde sürüyor.

    Sadece mevcut tabloyu göz önüne sunmayan, çözüm önerileri de içeren bu rapor, Ankara'da Milli Eğitim Bakanı ve birçok bürokratın ilgisini çekti.

    Bakan Metin Bostancıoğlu, raporu Talim Terbiye Kurulu'na incelemek üzere gönderdi.

    İncelemeden sonra sorunlar ve çözüm önerileri içeren fen eğitimi raporu tüm illerdeki okullara dağıtılacak.

    Küçük bir umut ışığı da olsa,

    Fen eğitimi, olması gerektiği gibi keyifli hale getirilecek.

    Ezberden uzak, yaşayarak, görerek, dokunarak öğretilecek.

    Üstelik bu yeni bir kaynak ayırma, parayla olmayacak;

    Tarz değiştirilerek, hareketlenerek uygulanacak.

    Ne diyelim?

    Umarız hepsi gerçekleşir.

    Tel: 0212 677 03 66

    Faks: 0212 677 03 40

    e-posta: ncakmakci@hurriyet.com.tr
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı