MENÜ

Perşembe Sineması'nda Kasım ayında kaçırmamanız gereken 4 muhteşem film

KAYDIR6657A1DD-6E78-429E-89FB-338B6D446723Created with sketchtool.

desteğiyle...

SALT tarafından Garanti Mortgage desteğiyle sürdürülen Perşembe Sineması’nın bu yılki programı, şehir hayatının zemin hazırladığı, dayattığı, aşina bir geçmiş ya da daha iyi bir gelecek için özlem uyandıran, zaman zaman da dirence yol açan “yenilenme” olgusunu işliyor.

 

Bugünün kentsel yapıları ağırlıklı olarak 20. yüzyılda iki büyük savaş, ardından kurulan çift kutuplu dünya ve bu sistemin nihai feshiyle şekillendi. Profesyonelleşme eğiliminin katkısıyla artan, dönemsel ihtiyaç ve tahayyüllere dayalı düzenlemeler yenilenme refleksinin belirgin ifadeleriydi. Yakın çevresiyle alışverişte olan merkezlerden uzak mesafedekiyle etkileşime geçen yaşama alanlarına dönüşen şehirler, planlamanın önünü alamadığı nüfus akımlarıyla büyümeye devam etti. Kültürel eğilimler, yerel yönetim stratejileri ve ekonomik imkânların biçimlediği; coğrafyaya göre değişen dönemlerde gündeme gelen yenilenme atılımları 1980’lerden itibaren küreselleşmeden etkilendi. Dünyanın dört bir yanında şehirler yeni yüzyıla benzeşerek girdi. Yeniden yapılanma süreci kent mekânında gitgide görünür olmaya başlıyor; kapasitesi artırılan havaalanları, işlek meydanlarda açılan müzeler, şehir merkezlerine dizi dizi yerleşen otellerle uluslararası deneyim tüketimi yaygınlaştırılıyordu. Şehirlilerin gönüllü veya zorunlu yer değiştirmeleriyle pekişen bu pratikler, toplumsal bağlamda zamanla ortaya çıkan açmazlar ile bunlara dair talepleri beraberinde getirdi. Tüm bunların yanı sıra şehir, bireylerin yerleşik düzen sorgulamaları ve değişim arayışlarına da sahne teşkil etti.

 

Perşembe Sineması’nın 2018 seçkisi, söz konusu koşulları oluşturan yenilenme arzusunun geçmişteki tezahürlerine bakarken bugünden geleceğe dair öneri ve olasılıklar üzerine düşünme amacını taşıyor. Çeşitli ülkelerden kurmaca ve belgesel filmler, etki alanının genişlemesiyle sınırları bulanıklaşan şehirlerin anlatılarını birey hikâyeleriyle bir araya getiriyor.

Kapak görseli; Stroszek (1977) filminden bir kare ©Werner Herzog Film

Görsel: Sprawling from Grace [Banliyöden Yayılan Yıkım] (2008) filminden bir kare ©Journeyman Pictures

Sprawling from Grace [Banliyöden Yayılan Yıkım] (2008)

8 Kasım, 19.00
SALT Beyoğlu, Açık Sinema 

Yönetmen: David M. Edwards
82 dakika
İngilizce; Türkçe altyazılı

ABD’de uygun fiyatlı enerjinin sağladığı olanaklarla yerleşim yerleri gitgide genişliyor, arabalar günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında ilk sırada yer alıyor. Amerikan banliyö yaşamının çevre ve iklime etkilerini sorgulayan bu belgesel film, mevcut şekilde şehirleşmenin olası kritik sonuçlarını araştırıyor. 

Bu yıl dünyanın en büyük ham petrol üreticisi hâline gelen ABD’de sürdürülebilir kentsel gelişimin önemini vurgulayan film, eyalet ve şehirlerin bu yöndeki çabalarını inceliyor. Ayrıca, çeşitli konuşma ve söyleşiler eşliğinde, arazi kullanımı ve ulaşım alanlarında yenilikçi yaklaşımları ayrıntılandırıyor.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Görsel: Eldorádó [Altın Şehir] (1988) filminden bir kare İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi’nin izniyle

Eldorádó [Altın Şehir] (1988)

15 Kasım, 19.00
SALT Beyoğlu, Açık Sinema 

Yönetmen: Géza Bereményi
104 dakika
Macarca; Türkçe ve İngilizce altyazılı

1956’daki Sovyet işgalinden kısa bir süre önce Budapeşte’de geçen Eldorádó [Altın Şehir], insanüstü bir yetenekle dokunduğu her şeyi altına çeviren ve çevresinde kral olarak bilinen bir tüccarın hikâyesidir. Dönemin toplumsal sıkıntılarını kendi çıkarlarına alet eden Sándor, parayla hayatı satın alamayacağı gerçeğiyle yüzleşince gücünün sınırsız olmadığını anlayacaktır. 

İkinci Dünya Savaşı sonrası Budapeşte’de yaşam koşullarını tasvir eden ve çoğu sahnesi sekizinci bölgedeki Teleki Meydanı pazarında çekilen film devrimden arşiv görüntüleri de içerir. Bu filmiyle 1988 Venedik Film Festivali Altın Aslan Ödülü’ne aday gösterilen Géza Bereményi, bir sonraki yıl Avrupa Film Ödülleri’nde yılın yönetmeni ödülüne layık görülmüştür.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Görsel: Up the Yangtze [Yangtze Nehri] (2007) filminden bir kare ©National Film Board of Canada

Up the Yangtze [Yangtze Nehri] (2007)

22 Kasım, 19.00
SALT Beyoğlu, Açık Sinema 

Yönetmen: Yung Chang
93 dakika
Mandarin, Siçuan lehçesi, İngilizce; Türkçe ve İngilizce altyazılı

Dünyanın en uzun üçüncü nehri Yangtze üzerine kurulan dünyanın en büyük hidroelektrik barajı, bir milyondan fazla kişinin hayatını ve küreselleşmeyle gitgide büyüyen Çin’i nasıl değiştirdi? Çin asıllı Kanadalı yönetmen Yung Chang, büyükbabasının gençliğini geçirdiği, Üç Boğaz Barajı’ndan dolayı sular altında kalan tarihî bölgeden 16 yaşındaki bir gencin hikâyesini anlatıyor. Liseye gitmek isteyen Yu Shui, zar zor geçinen ailesine destek olmak üzere, Yangtze’de yol alan lüks bir sehayat gemisinde işe başlamak zorunda kalır. Bir yandan bulaşıkçı olarak yetişir, bir yandan da tüketim ekonomisi ve modern teknolojinin imkânlarıyla tanışır. Yönetim tarafından kendisine verilen adıyla “Cindy” uluslararası varlıklı turistlere hizmet ederken ailesi baraj taşkınlarından kaçma derdindedir. 

Chang’ın bir sehayat gemisi metaforu üzerinden çeşitli yönleriyle modern Çin’i tariflemeye giriştiği bu filmi, 2007 Vancouver Uluslararası Film Festivali’nde “Kanada Yapımı En İyi Belgesel Film” ve 2008 San Francisco Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Uzun Metrajlı Belgesel” ödülüne layık görüldü.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Görsel: Toivon tuolla puolen [Umudun Öteki Yüzü] (2017) filminden bir kare ©FilmArtı

Toivon tuolla puolen [Umudun Öteki Yüzü] (2017)

29 Kasım, 19.00
SALT Beyoğlu, Açık Sinema 

Yönetmen: Aki Kaurismäki
100 dakika
Fince, İngilizce, Arapça, İsveçce, Japonca; Türkçe ve İngilizce altyazılı

Aki Kaurismäki’nin liman şehirlerinde geçen göçmen üçlemesinin ikinci filmi Toivon tuolla puolen [Umudun Öteki Yüzü], Suriyeli bir mülteci ile Finli bir restoran sahibi arasında gelişen sıra dışı arkadaşlığı konu alıyor. Göçmen gözaltı merkezinden kaçan Khaled’in yolu, kısa bir süre önce eşinden ayrılmış, kumarbaz Wikström ile kesişir. Yabancı dünyalar ve farklı kuşaklardan iki adam, beklenmedik bir şekilde, karşılarına çıkan engelleri aşmak için birbirlerine destek olmaya başlar. 

Yönetmen Kaurismäki, Avrupa’nın zorlu göçmen politikalarına dair 2011 tarihli Le Havre [Umut Limanı] gibi satirik bir komedi olan bu filmiyle 2017 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Gümüş Ayı Ödülü’ne layık görüldü.

Detaylı bilgi için tıklayın!

Programlar hakkında ayrıntılı bilgileri saltonline.org ve SALT Online sosyal medya kanallarından takip edebilirsiniz.