MENÜ

Ege’nin incisi İzmir’i yeniden keşfetmek için 12 neden

KAYDIR6657A1DD-6E78-429E-89FB-338B6D446723Created with sketchtool.

Doğası güzel, mutfağı güzel, tarihi güzel; kendi ayrı, insanları ayrı güzel şehir İzmir… Bir araştırmaya göre; İzmir’i tarif etmek için en çok kullanılan ifade, %85’lik oranla ‘güzel’ kelimesi olmuş. Gerçekten de bu kelimeyi her şeyiyle hak ediyor.

Muhtemelen İzmir denildiğinde hemen aklınıza Karşıyaka, kumru ya da boyoz geldi. Aklınızda İzmir ile ilgili yer etmiş her şeyi unutun. Bu yazıda size İzmir’i tekrar tekrar keşfetmeniz için rotalar vereceğiz.

 7000 yıllık çarşı: Kemeraltı 

Rahat ayakkabılarınızı giyin ve 15 bin dükkânı içinde barındıran çarşının kalabalığına karışın. Renkler, kokular, tatlar eşliğinde yapacağınız bu yolculukta kahve ve badem şekeri molası vermeyi unutmayın. Türkiye’nin en eski çarşılarından olan Kemeraltı, Konak’tan Mezarlıkbaşı’na kadar yaklaşık 5 km2 genişliğinde bir alan olup İzmir’de gezilip görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Karnınız açsa şanslısınız. Genellikle babadan oğula geçen, en az iki kuşaktır bu tarihî alanda hizmet veren dükkanlarda unutmayacağınız lezzetleri tadabilirsiniz. Sıra kahve molasına geldiğinde ise istikamet mutlaka Kızlarağası Hanı ya da Abacıoğlu Han olmalı.

Bonus: Kızlarağası Han’da bir tur atın ve Arya Kamalı’nın dükkanındaki mozaikleri görün.

En büyük grafiti koleksiyonu

Grafitinin en eski örneklerini görebileceğiniz yerlerden biri İzmir Agorası. Arkeoloji dünyasında ender rastlanan güzellikte ve günümüze kadar korunan bu koleksiyonu görmeden gitmeyin! Roma dönemine ait bu duvar resimleri, tasvir niteliği açısından dünyanın en kapsamlı grafiti koleksiyonu olma özelliğini taşıyor. Bu grafitiler, özellikle Roma dönemindeki Smyrna halkının günlük yaşam ve sosyal hayatları konusunda çok önemli bilgiler vermekte. Bir kısmı kazınarak bir kısmı da meşe kökünden yapılan mürekkeple çizilen grafitilerde; gladyatör savaşları, cinsellik, aşk oyunları, deniz yolculukları gibi birçok farklı içerik var. 

Bonus: Dört galeriden oluşan bazilikanın ilk iki galerisinde 1800 yılıdır duvarda duran bir gemi grafittisi, birinde arasta, dördüncüsünde ise imparatorluk salonu var.

 Dünyadaki tek örnek

Açıkhava Müzesi, İzmir’in eski semtlerinden Namazgah’da yer alıyor. Kadifekale’den baktığınızda açık hava müzesini, kazı alanlarını çok net bir şekilde görebilirsiniz. Agora, üç katlı yapısıyla dünyadaki tek örnek. Buradaki kazılarda Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait katmanlar bulunuyor.

Bonus: Kazılardan çıkarılan eserler bugün İzmir Arkeoloji Müzesi ile Tarih ve Sanat Müzesi’nde sergileniyor.

 Ege’nin Toskanası: URLA

İzmir-Çeşme arasında sakin, huzur dolu bir kıyı kasabası düşünün. Bağlarla çevrili vadilerde özgürce dolaştığınız, tarih kokan sokaklarda geçmişe dönebileceğiniz Urla Bağ Yolu keşfinden, keyif almadan dönmek mümkün değil! 

Bonus: Urla’nın antik üzümlerinden yapılan Urla Karası ve Gaydura'yı deneyin.

Sefarad Mutfağı

Sürgünde yerleşilen ülkelerin yemek kültürüyle zenginleşmiş Sefarad mutfağı, İzmir’de yaşamaya devam ediyor. Kabaklı peynir yarığı, pırasa köftesi, kıymalı soteli el açması börek, fongos ve travados bu mutfakta mutlaka tatmanız gereken lezzetlerin başında geliyor.

Bonus: El yapımı lezzetleriyle meşhur Patisserie Angelina’ya uğrayın. Börek çeşitlerinden ve kabaklı peynir yarığından mutlaka tadın.

Enginar

En lezzetli sakız enginarlarının yetiştiği yer, Karaburun... Hem lezzeti hem de sağlığa yararlarıyla Ege mutfağında ve beslenme tarzında enginarın yeri bambaşkadır. Yaprağından gövdesine kadar her türlü yemeği yapılan bu güzel bitkiyi herkes tatsın ve tanısın diye, her sene Urla'da Enginar Festivali yapılıyor. Festivale denk gelmeseniz de enginar yemeden gitmeyin.

Bonus: Sadece zeytinyağlısıyla kalmayın, enginar tatlısını da mutlaka deneyin!

Tarihi Havagazı Fabrikası

İzmir’de mutlaka keşfetmeniz gereken yerlerden bir diğeri ise Tarihi Havagazı Fabrikası. Fransızlar tarafından 150 yıl önce inşa edilen Alsancak'taki tarihi Havagazı Fabrikası, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından yepyeni bir kültür sanat mekanı haline geldi. Fabrika sahasındaki dökümhane binası kafeterya, depo binaları da sergi salonu ve sanat atölyeleri şeklinde düzenlendi.

Bonus: Her yıl Haziran ayında başlayıp Ekim ayına kadar süren İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası Çim Konserleri’ni kaçırmayın.

Muhteşem İzmir manzarasına bakın

Birkaç saatinizi Balçova’dan teleferiğe binip İzmir’i doyasıya kucaklamaya ayırın. Teleferik ile üç dakika süren, enfes bir İzmir manzarasının eşlik ettiği yolculuk ile tepedeki tesislere ulaşabilirsiniz. Burada ister restoranlarda dinlenin, isterseniz kendin pişir-kendin ye bölümünde mangalınızı yaparken temiz havanın keyfini çıkarın.

Bonus: Yukarı çıktığınızda, seyir terasından İzmir’i mutlaka fotoğraflayın.

Eşsiz bir yeşillik

 İnciraltı Dalyanı'nı çevresiyle birlikte düzenlenen, yaklaşık 2 milyon metrekarelik İnciraltı Kent Ormanı;  deniz ve yeşilin birleştiği bir ortamda yürüyüş, gezinti ve piknik yapabileceğiniz bir alan. Burada doğal taş, kaya ve tahtalarla oluşturulmuş dinlenme alanları, köprüler, yürüyüş ve bisiklet yolları bulunuyor. Kuşların barındığı ve yumurtladığı orman içindeki sulak alan, tel örgüyle koruma altına alınarak, Yenikale'den başlayan bisiklet ve yürüyüş yolu, sahilden İnciraltı Kent Ormanı'na bağlanarak, kıyı şeridi taş dizgi ile döşenmiş balıkçı barınağı korunmuş.

Bonus: Gevreğinizi alıp sabah saatlerinde çimlere yayılın ve bol oksijenli bir kahvaltının tadını çıkarın. 

Kültürpark

Kültürpark, 1936 yılında açıldığından bu yana İzmir ve çevresinin buluşma noktası. İçinde koca bir tarihi ve günlük yaşamı, muhteşem ağaçlar ve bitkilerle birlikte barındıran eşsiz bir zenginlik… Kültürparkta büyük kısmı yurtdışından getirilmiş 200’den fazla değerli ağaç ve çalı türü ile 8000’den fazla ağaç bulunmaktadır. Hem eğlenmek hem de dinlenmek istiyorsanız, burası tam da aradığınız yer!

Bonus: Kültürpark’ın Montrö girişinde yer alan Halikarnas Balıkçısı Bitkiliği’ne mutlaka uğrayın. 

Tarihi Asansör

İzmir’e gelip de Asansör’e çıkmadan gitmek olmaz! Günbatımının en güzel izleneceği yerlerden bir tanesi, İzmir Tarihi Asansör... Bu asansör, İzmir Konak’ta iki semt arasındaki mesafeyi kısaltmak için kullanılıyor. Birbirinden 58 metrelik yükselti farkına sahip bu iki mahalle arasındaki 155 basamaklı merdiven, 1907’de yerini Asansör’e bırakıyor. Türkiye’de bu amaçla yapılan tek, dünyadaki ise sayılı örnekler arasında.

Bonus: Seyir terasından şehri panaromik olarak izleyin ve güneşin batışını seyredin.

Kordon

Günün yorgunluğunu atmak için harika bir kaçamak. Deniz ile huzurun birleştiği Kordonboyu, günün her saatinde canlı ve cıvıl cıvıl. Ama akşamları bir başka güzel oluyor, bizden söylemesi. Temizlenmeye ve rengi maviye dönmeye başlayan Körfez ile birlikte artık Kordonboyu çok daha keyifli bir hale geldi.

Bonus: Çimlere uzanın ve yakamozun keyfini çıkarın. 

 Bugün nüfusu 4.2 milyonu aşan bir metropol kent olan İzmir; çok kültürlü yaşamı, dinler arası hoşgörüsü, farklı kimliklerin bir arada barış içinde temsiliyle bu alanda çok önemli bir şehir. Geçmişten günümüze taşıdığı bu gelenek ve birikimle barış ve uzlaşı kültürünü her yere yerleştirmemizde örnek bir model olabilir. Gelin bunu hep birlikte gerçekleştirelim!

 Yaşam kalitesini her gün biraz daha artırmak için çabalayan ve dünya ile entegre olmuş, sürdürülebilir kalkınmaya sahip bir İzmir için çalışan İZTAV ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne Hürriyet ailesi olarak teşekkürlerimizi sunarız.