MENÜ
R

Daha temiz bir dünya için herkesin edinmesi gereken 7 alışkanlık

KAYDIR6657A1DD-6E78-429E-89FB-338B6D446723Created with sketchtool.

Doğaya, diğer canlılara ve bizden sonra gelecek nesillere karşı temel sorumluluğumuz onlara temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Peki bunu nasıl yapacağız? Herkesin kolaylıkla edinebileceği bazı alışkanlıklarla dünyayı daha temiz bir gezegen haline getirmek imkansız olmasa da biraz çaba gerektiriyor. İşte o çabalarınızda size yol gösterebilecek birkaç tavsiye.

Suyu tasarruflu kullanmak

Suyun olmadığı yerde hayatın olmayacağının ve koruma-kullanma dengesinin belki de en iyi ayarlanması gereken yaşamsal maddenin su olduğunun farkında olmalıyız. Tasarruf edeceğimiz bir damla suya bile gelecekte ihtiyacımız olacağı aklımızdan çıkmamalı!

Bazı gıdaları evde üretmek

Günlük beslenmemizin ayrılmaz parçalarından olan bazı yeşillikleri veya sebzeleri evde yetiştirmeliyiz. Evde yetiştirdiğimiz gıdaları, dışarıdan aldığımızda o gıdaların bize ulaşana kadarki süreçte üreteceği karbon salımını böylelikle engelleyebiliriz ve doğaya katkıda bulunabiliriz.

Doğanın içinde olmak ve doğayı korumak

İçinde yaşadığımız doğayı korumak ve mümkün olduğu miktarda geliştirmeye çalışmayı, dolaylı yollarla kirlettiğimiz çevreye borcumuz olarak görmeliyiz. Doğayı korurken geçirdiğimiz vakit bizi doğaya daha da yaklaştıracaktır.

Daha az çöp üretmek ve çöpleri ayrıştırmak

Doğaya saygılı bir tüketim anlayışını benimseyerek gerçekten de ihtiyacımız olmayan tüketim alışkanlıklarını yavaş yavaş terk etmeliyiz. İhtiyacımız kadar tüketmeye başladığımızda, ürettiğimiz çöp miktarı gözle görülür oranda azalacaktır. Çöpümüzü de çeşitlerine göre ayrıştırarak attığımızda geri dönüştürülmesi çok daha kolay olacaktır.

Çevrenin korunmasına aktif olarak katkı sunmak

Doğayı korumak için taşıdığımız bilinçle aktif olarak bu hareketlere katkı sunmalıyız. Çevremizdeki sivil inisiyatiflerin ve STK'ların faaliyetlerinde yer alarak aktif bir biçimde doğayı halihazırdaki atıklardan arındırabiliriz.

Bilinçli tüketimi hayatın merkezine oturtmak

Tüketim alışkanlığımızı gözden geçirerek sadece ihtiyacımız kadar tüketmeyi öğrenmeliyiz. İsteklerimize göre değil ihtiyaçlarımıza göre tüketmeye başladığımızda, farklı bir kişisel tatmin yaşadığımızı ve dünya için bir şeyler yapmanın huzuruna erdiğimizi göreceğiz.

Kullandığımız markaların çevreye duyarlı olup olmadığını dikkat etmek

Tüketim alışkanlığımızın parçası olan sık kullandığımız markaları veya benzer tercihlerimizi sadece ürün kalitesi ve fiyat performansına göre değil, üretici firmaların çevre duyarlılığına dikkat ederek seçmeliyiz. Kullandığımız ürünlerin bileşenlerinden, üretim sürecinde çevreye zararı olup olmadığı konusuna kadar derinlikli bir araştırma, içimiz rahat bir şekilde o markaları kullanmamızı sağlayacaktır.

Türkiye'de çevreye duyarlılık konusunda başı çeken bir markayla tanışmaya ne dersiniz?

Harcarken de tasarruf yapabilirsiniz!

Yaşanabilir tek mavi gezegen olan dünyanın geleceği için “Blue Life” diyen VitrA ve Artema, herkesi tasarruflu ürünler kullanmaya davet ediyor.

VitrA ve Artema, evin en fazla su harcanan bölümü olan banyolar için akıllı çözümler geliştiriyor. Duş sırasında ne kadar suyun kullanıldığını gösteren banyo bataryalarından su harcamadan hijyen sağlayan susuz pisuvarlara, 2,5/4 litre suyla çalışan ekonomik klozetlerden gereksiz enerji tüketimini engelleyen ısı ayarlı akıllı armatürlere, evde suyu harcarken bile tasarruf yapılmasını sağlayan ürünler üretiyor. VitrA ve Artema’nın tasarruflu ürünleriyle, hane başına 200 tona kadar su tasarrufu yapılabiliyor. Bu suyun barajlarda kalması, elektrik tüketimi ve karbon salınımında da önemli oranlarda tasarruf sağlanması anlamına geliyor. Tasarruflu ürünler tüm konut ve ticari yapılara yaygınlaştırılırsa, enerji tüketiminde en az %25, su tüketiminde ise %40’ın üzerinde tasarruf sağlamak da mümkün!

Mavi gezegende yaşamın sürmesi için “Blue Life”

VitrA ve Artema markalarıyla hizmet veren Eczacıbaşı Yapı Gereçleri (EYAP), insan yaşamının gereksinimleri ile doğal kaynakların sürdürülebilirliği arasında denge kurmaya odaklanan bir sürdürülebilirlik yaklaşımını benimsiyor. Doğal kaynakları yönetmenin geleceği yönetmek olduğuna inanan EYAP, kaynakları koruma sorumluluğunu üretim, yönetim ve tasarım süreçlerine yansıtıyor. VitrA ve Artema, bu süreçlerdeki sürdürülebilirlik felsefesini “Blue Life” olarak adlandırıyor ve yaşanabilir tek mavi gezegen olan dünyanın geleceği için, herkesi tasarruflu ürünler kullanmaya davet ediyor.

Blue Life, yenilenemeyen kaynak tüketimini en aza indirmek, eko-verimliliği artıran çözümlere önemli yatırımlar yapmak, çevre ve gelecek bilinciyle, nihai tüketiciler için enerji ve doğal kaynak tasarrufunu teşvik eden ürünler tasarlamak ve geliştirmek anlayışını temsil ediyor.

Daha fazlası için tıklayınız.