Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kerkük'te krize bir adım daha

    Serhat Erkmen
    07 Temmuz 2007 - 18:36Son Güncelleme : 07 Temmuz 2007 - 09:28

    Irak'ta, Saddam döneminde göç eden Kürt, Türkmen ve Hıristiyanların nüfus kütüklerinin Kerkük’e, bu bölgeye gelen Arapların nüfus kütüklerinin de eski yerlerine naklini öngören karar onaylandı. Atılan bu adım, Kerkük'te yeni bir krizin habercisi. Bu hamle ile Kerkük'te yapılacak bir referandumda Kürt gruplar istedikleri sonucu çıkartmayı garantilemeyi hedefliyor.

    Irak'ta 2007 yılı birçok önemli gelişmeye sahne olacak. ABD'nin yıl başında açıkladığı yeni güvenlik planının başarısına ilişkin tartışmalar sürüyor. Önümüzdeki Eylül ayında ise mevcut planların işleyip işlemediğine ilişkin bir rapor yayınlanacak. Bu raporun ABD'nin Irak'taki varlığını ve Irak'ın geleceğine yönelik planlarını doğrudan etkilenmesi bekleniyor. Bu nedenle, Irak iç politikası son günlerde çok sıcak gelişmelerle karşı karşıya. Bu gelişmelerin odağında üç temel konu var: Kerkük, yeni petrol yasası ve Kürtler ile Şiilerin Sünnileri dışlama girişimleri.

    Bu yılın başında Türkiye gündeminde önemli yer tutan Kerkük bir süredir pek fazla tartışılmıyor. Irak Anayasası'nın 140. maddesi, Kerkük'teki sorunun ve şehrin statüsünün Geçiş Dönemi İdari Yasası'nın 58. maddesi çerçevesinde çözülmesi öngörülüyor. Bu çerçevede Kerkük'te 2007 yılı sonuna kadar referandum yapılması; bunun öncesinde ise "normalleşme" sürecinin tamamlanması gerekiyor. Kuzey Iraklı Kürt gruplar tarafından normalleşme süreci olarak adlandırılan gelişmeler, Saddam Hüseyin zamanında şehre yerleştirilen Arapların geldikleri yerlere geri gönderilmesi, Kerkük'ten zorla göçe ettirilen Kürtlerin geri dönüşünün sağlanması ve ilin idari sınırlarının değiştirilmesidir. İşgalin başından bu yana meydana gelen gelişmeler Kerkük'ün tam bir güç mücadelesi sahasına dönüştüğünü göstermektedir. Kerkük'e ilişkin olarak yayımlanan raporlarda şehrin demografik yapısının zorla değiştirildiği ve her geçen gün şehirde etnik çatışmaların büyümesi olasılığı olduğu dile getirilmektedir.

    Kerkük Meselesi gündemdeyken Sünni Araplar, Türkmenler ve Şii Arapların bir kısmı şehirdeki gelişmelere karşı çıkarken bölgesel destek de bulabilmişlerdi. Ülkedeki çatışmaların artması ve siyasi krizin çözümlenememesi nedeniyle Irak hükümeti Kerkük'teki referandumun erteleneceğine dair sinyaller vermeye başlamıştı. Bu ertelenmenin en önemli nedeni, Kerkük'te yapılması gereken düzenlemelerin tamamlanamamış olmasıydı. Sürecin yavaş işlemesinde şehirde meydana gelen çatışmaların ve direniş olaylarının rolü büyük olduğu gibi ABD'nin Sünni Arapların desteğini alma çabasının da rolü vardı. Ayrıca, başta Muktada Sadr'ın grubu olmak üzere bazı Şii Arap gruplar da Kerkük'ün tamamen Kürtlerin kontrolüne geçmesini istemiyordu.

    Fakat, son zamanlarda Irak hükümetinin Şii kanadından KDP ve KYB'ye yönelik Kerkük desteğinin arttığı gözlemlenmekte. Bunun en önemli nedeni, Maliki'nin iç politikadaki tıkanıklığı aşmak için Sünni Arapların desteği olmadan hükümeti sürdürme çabası. Hükümetteki bakanların sayısını azaltmayı planlayan Maliki, bu manevrayla Sünni Arapları devre dışı bırakmayı ve ABD'ye hükümetin daha etkin çalıştığını göstermeyi amaçlıyor. Fakat, bu riskli bir oyun. Çünkü, ABD hükümette değişiklik görmekten memnuniyet duyacağını belirtmesine rağmen, Sünni Arapları kışkırtacak bir eylemi pek de hoş karşılamayabilir. Bu nedenle, Maliki, Kürtlerin desteğine ihtiyaç duyuyor. Kerkük konusunda geçmişte çelişkili açıklamalar yapan Maliki, son dönemde referandumun yıl sonunda önce yapılması gerektiği şeklinde bir çizgi izlemeye başladı. Bunun ardından PKK ile mücadele konusunda görüşmeler yapmak üzere Türkiye'ye davet edilmesine rağmen, gelmeyeceğini açıkladı.

    Kerkük konusunda yaşanan son gelişmeler Türkiye'yi rahatsız edecek nitelikte. Dahası, bu gelişmelerin Kerkük'teki gerginliği artırması büyük bir olasılık. Irak İç İşleri Bakanlığı'nın, Saddam döneminde Kerkük'ten göç ettirilenlerin geri dönüşüne, Kerkük'e yerleşen Arapların ise eski yerleşim yerlerine kütüklerinin naklini öngören bir karar yayımlaması Maliki hükümetinin Kerkük konusundaki son büyük adımı oldu. Bu adım Kerkük'teki demografik yapının değiştirilmesinin sondan bir önceki halkasının oluşturmaktadır. Son aylarda bazı Kürt grupların Kerkük'te referandumun teknik nedenlerle ertelenmesini kabul edebilecekleri gündeme gelmesine rağmen bu gelişme Kuzey Iraklı gruplar arasında olumlu bir gelişme olarak algılanmaktadır.  Bundan sonra Kerkük'teki demografik yapının baskı ve çeşitli hilelerle değiştirilmesi daha da hızlanabilecektir. Kerkük konusundaki son adım ise muhtemelen vilayetin sınırlarının değiştirilmesi ve Musul ve Diyala gibi vilayetlerde Kürt nüfusun fazla olduğu yerlerin Kerkük'e dahil edilmesidir. Bu hamle ile Kerkük'te yapılacak bir referandumda Kürt gruplar istedikleri sonucu çıkartmayı garantilemeyi hedeflemektedir.


    Bu gelişmelerle bağlantılı diğer önemli konu ise Irak'ta değişikliklere uğrayarak kabul edilen yeni petrol yasasıdır. Daha önce Iraklı Şii gruplarla Kürtler arasında yapılan anlaşmalara dayanarak hazırlanan yeni petrol yasası, üzerinde yapılan son değişikliklerden sonra kimse tarafından kabul görmüyor. Sünni Araplar yeni petrol yasasından kendilerine düşen paydan memnun değiller, dahası ülkenin ulusal zenginliklerinin yabancılara satılmasını kabul etmiyorlar. Taslağın yasalaşmasına karşı çıkan Sünni gruplar Meclis'ten tamamen çekilme tehdidinde bulunuyorlar. Eğer bu tehditlerini gerçeğe dönüştürürlerse bu ABD'nin Irak'taki siyasal uzlaşı planının tamamen başarısız olduğu anlamına gelir. Muhtemelen bu tür bir olgunun en açık sonucu çatışmaların artması ve ABD ile Sünni Arap aşiretler arasında son dönemde başlayan yakınlaşmanın tamamen sona ermesi olacaktır. Kürtler ise petrol gelirlerinin yüzde 17'sini elde etmelerine rağmen kuyuların yerel otoritler yerine yeni devlet petrol şirketine verilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Son dönemde Kuzey Irak'ta KDP ve KYB kontrolündeki bölgelerde yeni petrol sahaları keşfedildi. Kuzey Irak'taki bölgesel yönetim bu gelirlerin doğrudan sahibi olmak istiyor. Dahası, Kerkük meselesi sonuçlandıktan sonra Kerkük'te yeni keşfedilecek rezervlerin gelirlerini kendisi için en büyük garanti olarak görüyor. Bu yeni petrol yasası Irak'ta yeni bir siyasi krizin kapıda olduğunu gösteriyor. Şiiler bir yandan Sünni Arapları devre dışı bırakmaya çalışırken, diğer yandan Kerkük'teki tavizler karşılığında petrol yasasını geçirme uğraşında. Bu atmosferde Irak'ta yeni krizlerin kapıda olduğunu söylemek için kahin olmaya gerek yok.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı