Kerhen kariyer

Hürriyet Haber
02.05.2017 - 10:38 | Son Güncelleme:

Bizler kutsal Y kuşağının temsilcileriyiz ve döngüsel tarih teorisine göre kriz fazından sonraki yükseliş fazında, dünyada işleri yoluna sokacak jenerasyonuz.

Her şeyin taşınabilir halini istiyor, korunaklı bir çocukluğun sonucu olarak kendimizi her daim değerli hissediyoruz. Her daim açığa vuramadığımız muhteşem gerçeklerimiz, anlatılmaya değer hikayelerimiz ve takdire şayan fikirlerimiz var. Ancak anlaşılamıyor, hakkettiğimiz değeri görmüyor ve bizi hakketmeyen işlerde çalışıyoruz.

 

Son derece duyarlıyız ve farklı konularda tweet atmaktan çekinmiyoruz. Kimseye okutmadığımız muhteşem öykülerimiz, keşfedilmemiş şiirlerimiz, son derece zengin perspektiflerde çözümlemelerimiz var. Bize ders veren akademisyenler genelde bir şey bilmiyor ve son derece sıkıcılar. İngiltere ya da Amerika’ya gitsek bizi el üzerinde tutarlar ama gitmiyoruz çünkü sonra gideriz belki.

 

Sevdiğimiz şeyler dışındakiler gereksiz ve saçma. Bizim sevdiklerimiz mükemmel. Her şeyi başarabiliriz ama şu anda başarmak için koşullar uygun değil. Muhteşemliğimizi ancak mütevazılığımızla anlatabiliriz. Üniversiteyi bitirmesek de olur çünkü Steve Jobs da bitirmedi ve hepimiz feleğin çemberinden onlarca kez geçtik. Zaten aklımızda bir fikir var, hayata bir geçirsek muhtemelen bir seneye zengin olacağız ama olamıyoruz çünkü kötülükler ve vizyonsuzluklar. Yoksa bizi kimse tutamaz, tutamaz, tutamaz tamam mı?

 

Eğer tamamsa, içimizi döküp kendimiz hakkında samimiyetle konuşmaya başlayacak kadar egomuzu doyurduysak biraz işin gerçekliğinden bahsedelim. Üniversiteden mezun olduğunuzda bir işe başlayacaksınız ve fark edeceksiniz ki çevrenizdeki insanların çoook büyük bir bölümü yaptığı işten son derece mutsuz. Yaşadığı hayattan da büyük ölçüde mutsuz çünkü daha fazlasını hakkettiğini düşünüyor. Bunun sebebi de sahip olduğu yetenekler vs. değil, bunun sebebi kendisine atfettiği yetenekler.

 

Çok sevgili akademisyen, Türk Polisiyesi’nin ustalarından Celil Oker yaratıcılık için şunu söyler; “yaratıcılık, işe yarayan yeniliktir”. Bir fikrin iyi olup olmadığını da jüri belirler. Bu jüri bazen müşteriniz, bazen aileniz, bazen çevreniz, bazen patronunuz olabilir. Eğer işe yaramıyorsa, jüriden kabul görmemişse, yalnızca kendiniz tarafından kabul gören ve sizi müthiş kılan o özellikler sizi kibirli ve mutsuz biri yapmaktan öteye gitmez.

 

Ayrıca durduk yere kendinize müthiş özellikler atfederseniz, teoriyi kaçırırsınız. Bildiğiniz şeyden ölesiye emin olmak, sizi cehalete sürükler. Bu cehaletin sonunda da her konuda fikir beyan etmek isteyen, her üretime üstten bakan ama üretemeyen birine dönüşürsünüz. En kötüsü de, yaptığınız işi küçük görmeye başlar ve onu da kötü yapmaya başlarsınız. Kerhen kariyerlerle vakit kaybetmek, sizi hayata geciktirir. Bir yola çıkacaksanız, bunu hemen bugün yapın.  


Bizim kuşağımız büyüyor, gelişiyor ve artık hep birlikte zamana yön veriyoruz. Bildikçe, gördükçe ve birbirimize güvendikçe hep daha güzel bir geleceğin ucundan tutuyor olacağız.

 

Yazan: Zihni Başsaray



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı