Doğan HIZLAN

Kerbelâ Mersiyeleri

26 Aralık 2010
ÖNEMLİ ve yoğun bir emekle hazırlanmış bir çalışmayı yazacağım:

Prof. Dr. Mehmet Arslan ile Mehtap Erdoğan’ın hazırladıkları Kerbelâ Mersiyeleri. (*)
Muharrem ayı sona ermek üzere. Bu ay İslam tarihinin acılı olaylarının yaşandığı bir evre. Geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili televizyonlarda, basında çeşitli programlar yapıldı.
Dinler acıdan besleniyor. Ve pek çok ritüel bu acılardan doğuyor. Hıristiyan sanatında bunun kaynağı doğrudan çarmıha gerilen İsa. Bizde ise bunun karşılığı Kerbela olayı olarak değerlendirilebilir.
Gerçekten de insanlık tarihinin “en korkunç, en hazin, en ibret verici, en çok gözyaşı döktüren, en çok anılan, üzerine en çok eser yazılan” olaylarının başında “Kerbela hadisesi” gelmektedir. Hz. Hüseyin’in Hicri 10, Muharrem 61 (Miladi 10 Ekim 680) tarihinde Kerbela’da şehit edilmesi o günden bugüne kapanmayan bir yaradır.
Hem dini hem de kültürel alanda Hz. Hüseyin’e duyulan sevgi hiç azalmamış hatta günden güne daha da artmıştır. Hadisenin cereyan ettiği günden günümüze gelinceye kadar dünyanın muhtelif bölgelerinde din, sanat, kültür, folklor, tarih ve edebiyat bağlamında Hz. Hüseyin ve Kerbela olayı ile ilgili muhtelif çalışmalar yapılmış, eserler verilmiştir ve bu çalışmalardan biri de tanıtacağım kitaptır.
* * *
EHLİ BEYT sevgisi İslam tasavvufunda ve Türk edebiyatında da ayrı bir anlam ve önemle ele alınmıştır.
Belirttiğim gibi bu hadise birçok sanat alanına yansıdığı gibi edebiyata da yansımıştır.
Kerbela hadisesi ve onun çevresinde gelişen kültür, taziye merasimleriyle teatral bir gösteri niteliği kazanmasının yanında Arap, Fars ve Türk edebiyatlarında “Maktel, Maktel-i Hüseyin, Mersiye, Muharremiye vb.” isimlerle hadiseyi çeşitli yönleriyle anlatan yüzlerce edebi esere de konu olmuştur. Başından sonuna kadar olayın ayrıntısının edebi bir lisanla anlatıldığı “Maktel” türü eserler genellikle uzun soluklu “Mesnevi” tarzıyla kaleme alınmıştır. Bunun yanında hem hadiseyi kısaca anlatan hem de ağıt yönünü ön plana çıkaran ve nazım-nesir karışık eserler de yazılmış olmakla beraber bunların sayısı fazla değildir. Hadisenin insanların ruhlarında bıraktığı derin izlerin yansımaları, ağıt formunda ve hadiseyi canlı tutmak adına genellikle “Mersiye ve Muharremiyeler”de ifadesini bulmuştur.
Kerbela Mersiyeleri edebiyatın dışında diğer sanat dallarına da yansımıştır. Bu mersiyelerin önemli bir kısmı bestelenmiş; tekkelerde, Bektaşi dergahlarında özellikle muharrem törenlerinde belli ritüeller çerçevesinde okunmuştur. Söz gelimi, Bektaşi dergahlarındaki muharrem törenlerinde çoğunlukla saba makamındaki mersiyeleri okumak için de mevlithanlar gibi mersiyehanlar yetiştirilmiş ve bunlar özellikle 18. yüzyıldan sonra bir gelenek halinde yılın belli zamanlarında özel musiki tavırlarıyla mersiyeler okumuşlardır.
Hz. Hüseyin’in şahadeti teatral anlamda da özellikle İran ve Azerbaycan’da karşılığını bulmuştur. Resim sanatına da bu hadisenin yansıması kaçınılmazdır.
* * *
YARIN bu konuyu sürdüreceğim.

(*)Kerbelâ Mersiyeleri, Prof. Dr. Mehmet Arslan - Mehtap Erdoğan, Tunceli Üniversitesi, Grafiker Yayınları.

Yazarlar Ana Sayfa
HaberlerecbKonya BarosuFevzi Kayacanistifakorgeneralhava kuvvetlerihasan