Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kendisi gibi yaşadı ve öldü

    Hürriyet Haber
    23.11.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 23.11.2001 - 00:01

    "Sadece bir rock yıldızı olmak istemiyorum. Benim asıl istediğim bir efsane olmak." Freddie Mercury, tam da istediği gibi bir efsane artık. "Rock müziğin erkek kraliçesi" bundan 10 yıl önce 1991'in 24 Kasım'ında yaşama veda etti. Opera ve bale seyretmekten hoşlanırdı, Marilyn Monroe hayranıydı ve Aretha Franklin en sevdiği kadın şarkıcılardan biriydi. Şampanya ya da buzlu votka içer, yalnızlığı severdi. Kocaman evini paylaştığı kedileri, fotoğraf çekmeyi ve resim yapmayı sevdiği gibi.  Hem çok duygusaldı, hem de bir o kadar kendini beğenmiş. Hem çok feminendi hem de çok maço... Sahneye çıktığında ise yer yerinden oynardı.  Eşine az rastlanır, yüksek oktavlı sesiyle sadece şarkı söylemekle yetinmez, teatral yorumuyla  seyirciyi avucunun içine alırdı. Sözün kısası 'rock'ın erkek kraliçesi' diye tanımlanan Freddie Mercury, eşine az rastlanır renkli ve sıradışı bir kişilikti. 24 Kasım 1991 günü AIDS'e bağlı zatürree nedeniyle öldüğünde de artık çoktan müzik tarihinin efsaneler sayfasındaki yerini almıştı.  İLK PİYANO DERSLERİ 7 YAŞINDAYKENFreddie Mercury, Zanzibar adasında 5 Eylül 1946'da doğdu. İran kökenli anne ve babası Bomi ve Jer Bulsara, ona Farookh adını verdi. Doğumundan bir yıl sonra ailesi Hindistan'a yerleşti. Freddie'nin çocukluğu Bombay kenti yakınlarında İngiliz nüfusun yoğun olduğu bölgede geçti. Öğrenimini de St Peter adlı yatılı İngiliz okulunda tamamladı. Ailesinin çağırdığı adıyla Farookh, daha sonra kendi seçtiği ismiyle Freddie Mercury, küçük yaşlardayken sanat alanındaki yeteneği ortaya çıktı. Daha çok resim yapmayı ve müzikle uğraşmayı seviyordu. Henüz yedi yaşındayken piyano dersleri almaya başladı. Ailesiyle birlikte 1964 yılında İngiltere'ye göç etmesi ise onun hayatında bir dönüm noktası oldu. İngiltere'de Earling Sanat Okulu'nun grafik tasarım bölümüne kayıt oldu. Okulda da yeteneğiyle eğitmenlerinin dikkatini çekti. Bir öğretmeni onunla ilgili bir raporda "Çok iyi bir şarkıcı, dikkat çeken bir piyanist. Ve öyle ciğerlere sahip ki Freddie, ülkeyi bir baştan bir başa hiç durmadan koşabilir" Freddie "güçlü ciğerlerini" sahnede de konuşturacaktı daha sonra. Sahnenin bir başından bir başına koşarak şarkı söyleyecekti. VE QUEEN YILLARIOnun liderliğinde kurulan Queen grubu ise hem Freddie'nin, hem de rock tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. 1970'li yılların başında önce Brian May ve Roger Taylor'ta tanıştı Mercury ve onların kurduğu Smile adlı gruba katıldı. John Deacor'ın da katılımıyla grup biraz daha genişledi.  Bir kaç yıl sonra, 1972 yılında vokal ve klavyede Freddie Mercury, gitarda Brian May, davulda Roger Taylor ve basta John Deacon'dan oluşan Queen ortaya çıktı. Kuruluştan bir yıl sonra da grup kendi adını taşıyan ilk albümüyle ortalığı kasıp kavurdu. Daha sonra Queen 2 yayınlandı. Fakat grup asıl büyük çıkışını 1975 tarihli A Night At The Opera albümü ile yaptı. Bu albümde yeralan Bohemian Rhapsody ne o güne kadar yapılan şarkılara benziyordu ne de ondan sonra bir benzeri yapılabildi. Haftalar boyunca İngiltere listelerinde birinci sırada yeraldı bu şarkı. Bu albümden sonra grup sadece İngiltere'de değil Amerika'dan Avrupa'ya ve Uzakdoğu'ya kadar pek çok yerde tanınmaya başladı.  Hayatı, kendi bildiği gibi yaşamayı seven bir insandı Freddie Mercury. Cinsellik de dahil herşeyi sonsuz bir özgürlük içinde ve kimseye, hiç bir şeye aldırmadan yaşadı. Kendini en çok sahnedeyeken iyi hissettiğini söylüyordu hep. Kendi deyimiyle 'sahnedeki başarısını özel yaşamına yansıtamayan biriydi o.  "Sahnede kendimi o kadar güçlü hissediyorum ki, neredeyse canavarlaşıyorum" demişti bir söyleşide "Şarkı söylerken tamamen dışa dönük biri oluyorum. Oysa sahneden indiğimde herşey o kadar değişip tersine dönüyor ki!"Küçük yaşlardan beri operayı çok seven Mercury, ölümünden kısa bir süre önce en büyük hayalini gerçekleştirdi. Ünlü İspanyol soprano Montserrat Caballe ile birlikte Barcelona düetini yaptı. Bu şarkı 1992 Barcelona Olimpiyatları'nın açılış şarkısı olarak kullanıldı daha sonra. ARTIK HERKES GERÇEĞİ BİLMELİ Queen'in Innuendo adlı albümünün piyasaya çıkmasından sonra Freddie Mercury evine kapandı. Herkes onun yaşadığı biseksüel ilişkiler ve sefih yaşamı yüzünden AIDS kaptığını konuşuyordu. Önceleri "Ben AIDS olduysam bu bir tek beni ilgilendirir" dedi Mercury. Daha sonra sözcüsü aracılığıyla AIDS olduğunu açıkladı. Sözcü Meade, düzenlediği kısa ve hüzünlü basın toplantısında "Artık herkes gerçeği bilmeli, Freddie Mercury AIDS'e yakalandı" dedi. Bu açıklamadan bir gün sonra daha hayranları onun hastalığına bile alışamamışken Freddie'nin ölüm haberi geldi. Rock'ın erkek kraliçesi AIDS'e bağlı zatürree nedeniyle yaşama veda etmişti. Kendini plak stüdyolarında değil de halkla içiçe olduğu konserler sırasında daha iyi hissettiğini hiç saklamadı. Özellikle Doğu bloku ülkelerinde verdiği konserlerde etrafa yaydığı inanılmaz enerji geniş kitleleri etkiledi. Hatta bazı yerlerde polisle halkın çatışmasına bile sebep oldu. İşte bu dönemde istenmeyen adam ilan edildi.Bir gazetecinin kendisine HIV testi yaptırıp yaptırmayacağını sorması üzerine verdiğ 's..tir git' cevabı basının ona iyice cephe almasına sebep oldu. Bir dönem İngiliz bulvar gazeteleri tarafından 'Yüzyılın başbelası' olarak anıldı. Cinsel tercihlerini de hiç bir zaman saklamadı Freddie. Biseksüel ilişkiler yaşadı. Bir gazeteciyle yaptığı söyleşide bunu açık yüreklilikle itiraf etti " Çok sevgilim oldu. Hem erkek hem de kadın. Ne yazıkki bu ilişkilerin hepsi kötü sonuçlandı." Buna karşın bir erkeği bir kadını sevdiği gibi sevmeyi beceremediğini de söylemişti.  Parayı çok sevdiğini her fırsata dile getirdi " Parayı çok seviyorum. Onları orama burama sürmekten büyük zevk alıyorum" diyen Mercury'nin 25 milyon dolarlık servetinin büyük bir kısmını AIDS'le savaşan vakıflara, geri kalanını da bir zamanlar sevgilis olan Mary'ye bıraktığı da söylentiler arasında. I Want to Break Free adlı şarkısının klibinde taciz edilen bir ev kadınını canlandıran Mercury bir ara da en seksi erkek seçilmişti. Tam 20 yıl boyunca zirvede kaldı Freddie Mercury. Hiç kimseden ve hiç bir şeyden korkmadan kendi bildiği gibi yaşadı. Ve kimsenin beklemediği bir anda öldü. Ama onun bir şarkısında da dediği gibi 'Gösteri devam etmeli' Hiç bir şey eskisi gibi olmasa da...  
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı