Gündem Haberleri

    Kendinizle yüzleşmek için hazır mısınız?

    Hürriyet Haber
    03.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Deniz SİPAHİGÜNÜMÜZ insanının en değerli hazinesi hiç kuşkusuz zaman... Ne yazık ki, zamanı doğru kullanmada çok becerikli olabildiğimizi söyleyemeyiz. Bahane çok... Sonuçta tam yaşanamayan günler, aylar, yıllar... ‘‘Zaman Yönetimi’’ konusunda aldığım bir eğitim seminerinde anlatılan bir öykü... Bu gerçek hikaye önemli mesajlar veriyor. Olay Northwestern Üniversitesi'nde Kellog Business School'da İş İdaresi master öğrencileri ile Zaman Yönetimi dersi profesörü arasında geçiyor. Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra ‘‘Bir sınav yapacağız’’ diyor. Kürsüye yürür, kocaman bir kavanoz alır. Arkadan, bir düzine yumruk büyüklüğünde taş alır ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başlar. Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilere döner ve ‘‘Bu kavanoz doldu mu?’’ diye sorar. Öğrenciler ‘‘Doldu...’’ diye cevap verirler. Profesör, ‘‘Öyle mi?’’ der ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkartır. Mıcırı kavanozun ağzından döker. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağlar. Öğrencilerine dönerek bir kez daha ‘‘Bu kavanoz doldu mu?’’ diye sorar. Bir öğrenci ‘‘Dolmadı herhalde...’’ diye cevap verir. * ‘‘DOĞRU...’’ der profesör, bu sefer bir kova kum alır ve kum tanelerini taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döker. Yine öğrencilere döner ve ‘‘Bu kavanoz doldu mu?’’ diye sorar. Tüm sınıftakiler hep bir ağızdan ‘‘Hayır...’’ diye bağırır. ‘‘Güzel...’’ der profesör. Kürsünün altına eğilerek bir sürahi su alır ve kavanozu ağzına kadar doldurur. Sonra öğrencilere dönerek, ‘‘Bu deneyin amacı neydi?’’ diye sorar. Uyanık bir öğrenci hemen atlar, ‘‘Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır’’ diye konuşur. ‘‘Hayır...’’ der profesör, ‘‘Bu deneyin esas anlatmak istediği, eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçük taşlar girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman kavanozun içine koyamazsın gerçeğidir’’ diye de ekler. Öğrenciler, şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken, profesör devam eder: ‘‘Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara birşeyler öğretmek. Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki birkaçı, belki hepsi... Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki, büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak yerleştirmezseniz hiçbir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da ne kendinize, ne çalıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir işadamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı gösterir...’’ * SİZE bir tavsiye... Geçin aynanın karşısına, kendinizle yüzleşin. Mümkünse bunu hergün yapın.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı