Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kendini bilmek gerek

Bakmayın siz benim öyle <B>‘tiki’ </B>gözüktüğüme!

Hani popüler kültürü takip ederim. (Bu arada, şu sıralar okuduğum Reşat Çalışlar’ın ‘Beni Kalbimden Vuranlar Var Ya’ isimli ‘Bir Abazanlık Ve Popüler Kültür Romanı’ndaki ‘TPKK’ yani ‘Türk Popüler Kültürü Kadınları’ kısaltmasına bayıldığımı ve özellikle romanın ‘TPPK’ kısmını mutlaka okumanızı tavsiye ederim!)

Neler ‘in’dir, neler ‘out’dur bakar, öğrenir, üstelik uygular, mümkün olduğunca ‘demode’ olmamaya özen gösteririm.

Ama iş ‘teknolojik yeniliklere’ gelince, ben bu yenilikleri öğrenip, sindirip, bir adet satın alıp kullanmaya başlayana kadar, benim aldığım ‘teknolojik aletin’ üç üst modeli falan çıkar!

(Bu teknoloji dünyasındaki hız, Türk Popüler Kültür hayatının hızını döver!)

Son günlerde her yerde bir ‘iPod’dur gidiyor! Hatta birçok köşe yazarımız artık yazılarının arasına ‘iPodum’da bilmem kimin bilmem ne şarkısını dinlerken, birden aklıma geldi’ falan gibi cümleler sıkıştırıyorlar!

Ya da spor yaparken (Yok vallahi ben Mehmet Öz’ün ‘Siz Kullanma Kılavuzunuz’ kitabı çıkmadan ve Mehmet Öz’ü çeşitli ana haber bültenlerinde seyretmeden önce de yapardım bu sporu... Üstelik her gün bir avuç kuruyemiş de yemiyorum!) ‘mebzul miktarda’ kulaklıklı insanları görüyordum ama ben hálá onların ‘walkman’ dinlediğini sanıyordum.

(Düşünün ‘diskman’ bile değil yani! Üstelik o koskocaman aletleri don atlet spor yaparken nerelerine taktıklarını da hiç düşünmemişim demek ki!)

Gazetelerde koca koca ‘iPod’ ilanlarını ve sağda solda herkesi kulağında kulaklık, dünya ile ilişkisi kesilmiş, sadece kafa sallıyor görünce, bir de çoğu köşe yazısında ‘iPod’ aşağı, ’iPod’ yukarı alıp başını gidince... Ne menem şeydir bu, artık ben de bir tane edinmeliyim diye karar verdim.

Ama ‘iPod’ denen bu aletin ne işe yaradığını henüz öğrenmiş olan ben, müziğin nasıl dinlendiğini bilemediğim için, sanıyordum ki bana bu aletin içinde müzik dinlememe yarayan bir kaset ya da CD benzeri bir şey daha satacaklar!

Yok, ‘olay’ öyle değilmiş!

Bu bir ‘mP3’çalarmış! (İtiraf ediyorum ‘mp3’ün ne demek olduğunu da bu meseleyi öğrenmeye çalışırken öğrendim!)

Siz dinlemek istediğiniz şarkıları bilgisayardan ‘indiriyormuşsunuz’ sonra da bu alete yükleyip, takıp kulaklığınızı ‘en beğendiğiniz şarkıları’ dinliyormuşsunuz...

Yani bildiğiniz ‘korsana teşvik!’

Alışmam ‘el alıyor’ benim bu ‘işlere’!

İnternete alışana kadar da bayağı bir zaman geçmişti zaten doğruyu söylemek gerekirse!

Ya da daha başka bir örnek vereyim de, hem ne kadar ‘görgüsüz’ hem de ne kadar ’teknoloji özürlü’ olduğumu anlatmış olayım!

(İkisi bir arada yıka ve çık olayı!)

Ben evdeki ‘televizyon’, ‘dvd’, ‘bilgisayar’ gibi aletleri sadece açıp kapamayı bilirim. O karmakarışık kumanda düğmelerinin ne işe yaradığını, bu aletlerin ‘temel özelliklerinden’ başka ne gibi fonksiyonları olduğunu hiç bilmem. Üstelik merak da etmem. Ama hepsi en son model görgüsüzlüğündedir, o da ayrı mevzu!

‘Görgüsüz’ ve ‘teknoloji özürlüyüm’ anlayacağınız!

Şimdi ben ‘görgüsüzüm’ ve ‘teknoloji özürlüyüm’ yazdım diye ‘bazı arkadaşlarım’ kızacaklar bana. ‘İnsan hiç eksi bir özelliğini bu kadar uluorta, göğsünü gere gere söyler mi?’ diyecekler!

Ne yapayım? Benim ‘Türkiye’de hiç kimse benim düzeyime gelemez’ gibi bir iddiam yok!

‘Ayna ayna söyle bana, var mı benden yakışıklısı?’ da demiyorum!

Üstelik ‘göbek yağlarımı’ sevmiyorum. Bu sebeple ‘mayolu’ resim vermiyorum!

Ne demişler ‘Fazla böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var!’

Üstüne üstlük ‘Kişi kendini bilmek kadar irfan olmaz’mış!
X