Gündem Haberleri

    Kendimi geliştirmek için sürekli okuyorum

    İpek ÖZBEY
    09.09.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Türkiye, cinsellikle ilgili konuşma tabusunu yıkmaya başladığında takvim 1990’ların başını gösteriyordu. Pek çok dergi, cinsellik konusuna zamanla daha cesur değinmeye başladı. Son olarak GQ Dergisi, olayın adını da koydu, yazarına ‘Seks editörü’ dedi. Merve Baran’la mesleğini konuştuk

    Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz, normalde ne iş yapıyorsunuz?
    - Sanatçılarla dolu bir ailenin tek çocuğuyum. Çok bağımsız ve özgüvenli yetiştirildiğim için dünyayı gezme, çok insan ve kültür tanıma şansım oldu. Üniversiteden sonra bir süre yurtdışında yaşadım. Geçmişimde halkla ilişkiler, özel sektörde yöneticilik, DJ’lik hatta fotoğrafçılık bile ar. Şu anda yurtdışına ihracat yapan bir firmanın uluslararası ilişkilerini takip ediyorum.
    Dergide seks editörü olma serüveniniz nasıl başladı?
    - Aslında tamamen tesadüf diyebilirim. Hayatta hep enteresan zamanlarda enteresan işler beni bulur. GQ’nun orijinalinde benim yazdığım köşeyi yıllardır yazan Rebecca Newman var. Dergi Türkiye’de çıkarken de yerli Rebecca arayışına giriyorlar ama adaylar bir türlü istedikleri gibi ‘cesur yürek’ çıkmıyor. Hatta erkekleri deniyorlar ama bu işi orijinalinde olduğu gibi bir kadının yapması lazım. Sonuçta erkeklere kadınları bir kadından daha iyi kim anlatabilir ki? Türkiye GQ’nun genel yayın koordinatörü benim arkadaşım. . Bir gün utana sıkıla beni aradı ve bu işi yapıp yapmayacağımı sordu. Benim kimseden çekincem yoktur. Hayatım boyunca da yaptığımın arkasında durdum. “Talibim” dedim.
    Kıstaslar nelerdi, yani siz hangi özelliğinizle bu işe kabul edildiniz?
    - Bir kere öncelikle bu köşeyi yazacak kişinin kalemi güçlü, konuya hakim, her şeyi açık açık yazabilecek ama avam olmayacak ve konuya gerektiğinde esprili bir bakış açısı da getirebilecek biri olması gerekiyordu. Üstelik bütün bu özellikler bir kadında olmalıydı ve o kadın Türkiye gibi tutucu bir ülkede çekinmeden kimliğini açıklayabilmeliydi. Aylar boyunca onlarca kişiyi denemişler, deneme sorularını bana gönderdiler, kendi tarzımla cevapladım ve aranan kişi bulundu.
    Deneme sorularında neler vardı?
    - Karısının yatakta seks oyuncağı kullanma fikrinin kendisine ters geldiğini söyleyen erkek ne yapmalıydı örneğin.
    Ne yapmalıydı?
    - Şükretmeliydi. Pek çok erkek böyle bir partnere sahip olmak ister.
    Başka?
    - Sevgilisinin kolay tahrik olmadığını söyleyen bir adam, garantili erojen bölgeleri sorarsa ne cevap verirsiniz ya da kız arkadaşını üçlü sekse ikna etmeye çalışan erkek nasıl davranmalı...

    VERDİĞİM TÜM CEVAPLARI DENEYİMLEMİŞ DEĞİLİM TABİİ Kİ

    Peki siz tüm bu konulara cevap veriyorsunuz, cinsellikle ilgili bir eğitim aldınız mı?
    - Burada bir yanlışlık olmasın. Tabii ki eğitimim cinsellik üzerine değil, doktor da değilim. Doktorların ilgi alanına giren sorular gelirse, o okuyucuları işin uzmanına yönlendiriyorum. Verdiğim tüm cevapları deneyimlemiş olmama imkan yok. Sanırım bunu okuyucu da anlıyordur. Kendimi geliştirmek için sürekli kitap okuyorum, araştırıyorum. Zaten diğer işyerimde bilgisayarımın girdiği sayfalara baksalar durumu açıklamamın imkanı yok.
    Gerçek adınızla yazıyorsunuz. Hiç taciz edildiniz mi?
    - Aslında işin zor kısmı da burada başladı. Esas cesaret isteyen adınla sanınla ortaya çıkabilmek. Yüzümü saçlarımla hafif gizlediğim bir fotoğrafla dergide arz-ı endam ettim. En korktuğum şey sizin de sorduğunuz gibi yanlış konumlanmak ve tacize uğramaktı ama ters bir tepki almadım.
    Etrafınızda işinizi sorduklarında ‘seks editörüyüm’ diyor musunuz?
    - Türkiye’nin ilk ve tek seks editörüyüm. Twitter’dan aldığım mesajlara göre şimdiden birkaç kişinin kariyer hedefi haline gelmiş bile. Herhangi bir konuda ilk olabildiğim için gururluyum aslında.
    Yakın çevrenizde de çok soru sorulan biri misiniz?
    - Aslında evet. Geçmişte daha çok ikili ilişkiler üzerine olurken GQ serüveni başladığından beri sorular çok daha özelleşti. Pek çok eski arkadaşımın şimdiye kadar bilmediğim sırlarını yeni yeni benimle paylaşmaya başladıklarını fark ettim. Yani bende hem kadın hem erkek olarak kaynak sonsuz. Kimi zaman soruların cevaplarını verirken kendi çevremdeki örnek grubun cevaplarından da faydalanıyorum.

    FORMULA 1 PİLOTU BEKLİYORUZ HEVESLİ SÜRÜCÜ ADAYLARI GELİYOR

    Son sayıdaki yazınızın spotunda, “Seks güzel manzaralı, rahatlatıcı, maceralı ve uzun bir yola benzer. Ama bütün derdiniz ineceğiniz yere ulaşmak olursa, elinizde kullanılmış bir bilet ve boş bir gülümsemeyle kalakalırsınız” yazıyordu. Sizin doğru seks tanımınız nedir?
    - Aynen cümlede söylediğim gibi, seks benim için hiçbir zaman ille de bir hedefe ulaşmak olmadı. Ben hedefin yanı sıra gidilen yolun da keyfine varılmasından, tüm sürecin kaliteli olmasından yanayım. Çok şanslıyım ki seksi tabu olarak gören bir çevrem olmadı. İki insanın birbirine sevgisini, tutkusunu göstermesinin namusla bir ilgisi olamaz. Cinselliği birbirini çekici bulan iki insanın karşılıklı duygularını, en mahrem ihtiyaçlarını birbirine aktarma ritüeli olarak görüyorum ve birbirini seven iki insanın bundan mahrum kalmaması gerektiğine inanıyorum.
    Sorular erkeklerden. Aşağı yukarı ayda kaç soru geliyor size?
    - Her ay soru sayısı artıyor. Kesin bir sayı vermem mümkün değil. Yalnız en büyük sorunumuz gelen soruların çoğunun kullanılamayacak olması. Türk okuru sayfama daha yeni yeni adapte olmaya başladı. Hani her konuda bir başlangıç, orta ve ileri seviye vardır. Bizim ilgilendiğimiz sorular ileri seviye okuyucudan gelecek sorular ama genelde soru gönderenler henüz başlangıç seviyesinde. Şöyle örnekleyeyim. Biz Formula 1 pilotu veya en azından ralliciyi arıyoruz ama genelde henüz ilk arabasını almak için para biriktiren hevesli sürücüler geliyor.

    TÜRK ERKEĞİNİN DERDİ: BULAMAMAK
     
    Gelen sorulardan yola çıkarsak, sizce Türk erkeğinin en büyük seksüel sorunu nedir?
    - Bulamamak. Yani kullanmadığım sorular genelde tecrübesizlik üzerine. Türk erkeği daha çok nasıl tecrübe edineceğini merak ediyor. Oysa İngiliz GQ’daki sorulara baktığımızda adını dahi duymadığım pozisyonların istatistiksel başarı oranlarından filan bahsediyor. Tabii en çok merak edilen konular cinsel ilişkinin süresi, cinsel organ boyutu ve kadına nasıl zevk verilebileceği üzerine. Henüz dergimiz çok genç ve aydan aya sorular sofistikleşmeye başladı.
    Aşk ve seksi ne kadar bir arada düşünüyorlar?
    - Kadınlar kadar fazla olmadığını söyleyebilirim. Şimdiye kadar gelen sorularda aşktan bahseden olmadı. Yalnız çok enteresan bir konu var. Erkeklerin pek çoğu kadınların isteksizliğinden yakınırken, istekli bir kadınla beraber olan erkeklerse partnerinin aşırı arzusundan sıkıldığından bahsediyor. Yani görülen o ki kadınlar ne yapsa yaranamıyor; erkekler genel olarak her çiçekten bal alma peşinde.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı